İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Hikmet Çetinkaya - Madımak’ı Unutmadık!..

Temmuz 03, 2008 - HİKMET ÇETİNKAYA

Nasıl bir şeydir yaşam, nasıl bir şeydir evlat acısı

Ölüm nedir, nasıl anlatılır!..

Sıvasta Madımak Oteli…

Yobazların tekbir getirerek eyleme geçmeleri…

Soner Yalçının Hürriyette yayımlanan iki çocuğunu yitirmiş bir annenin hazin öyküsünü okurken günlerden pazardı

İki kardeş, sarılarak alevler içinde kalmıştı

Boğazım düğümlendi İsmail ve Hüsne Kayanın acıklı, içimi dağlayan öykülerini okuyunca…

Onlar Madımak katliamında yakılarak öldürüldüler. Öteki aydınlar, şairler ve ozanlar gibi…

Menekşe Kaya 14, Koray Kaya ise 12 yaşındaydı. Menekşe lise, Koray Kaya ise ortaokul öğrencisiydi…

Ve Cumhuriyette yayımlanan Hatice Tuncerin Asıl suçlular yargılanmadı başlıklı yazısı

Hasret Gültekin elinde sazıyla Sıvasa geldiğinde 22 yaşındaydı. Eşi Yeter, yobazların ateşinde yitirdi onu…

Yeter Gültekin, Hasret katledildiğinde oğlu Roniye hamileydi. Şimdi Roni 15 yaşında.

Hayatın sayfaları hüznün, acının gölgelerini yansıtıyor bana, sıcak bir İstanbul öğlesinde…

İstinyede soluk alıyorum kahvemi yudumlarken ölümle-yaşam arasındaki derin çizgiyi görür gibi oluyorum…

Asıl suçlular aramızda… Onlar hiç yargılanmadılar…

2 Temmuz 1993 - 2 Temmuz 2008…

Aradan geçen 15 yıl…

Acılarla geçen uzun yıllar…

Sıvas katliamını unutmadık…

Cumhuriyet Yayınlarından çıkan ve dördüncü baskısını yapan Yobaz ve Hokkabazo katliamı anlatır…

***

15 yıl önceki Sıvas katliamını yazarken kendi kendime söz verdim…

Ağıt yakmayacağım!..

Onların yasını tutmayacağım!..

Çünkü onlar milyonların yüreğinde yaşıyor, geleceğin şafağında, açacak umudun yaz çiçeklerinde çoğalıyor…

Bir şiirin dizelerinde yaşamdır benim için onlar; Karayobaz çetelerine karşı bir güç; okyanuslarda çoğalan umut; bir çığlıktır, bir öyküdür; ne kadar kıyarsanız kıyın çoğalırlar…

Gençlik yıllarımda Kahramanmaraşta, Çorumda, Malatyada, Gaziosmanpaşada, Ümraniyede kıydılar genç-yaşlı demeden…

Ölenler, ilkyazda bir zerdali dalında çiçeklendiler…

Metin Altıokun kızı Zeynep bilmem şimdi kaç yaşında…

On bir yıl önce, odamda şöyle sesleniyordu Zeynep Altıok:

Ben babamı kaybetmedim. Sizler geleceğinizi kaybettiniz…

Zeynep, başını tavana çevirip devam etmişti:

Bağırsam neye yarar, nasılsa duymazlar; ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm; içimde cesetler ve daha ölmemişler var…

Karanlıkta bir çığlık kalmıştı Metinden kızı Zeynepe…

O çığlıkla hep ayakta kaldı Zeynep…

O yüzden ağıt yakmak yok!..

Bizdik ölenler, bizdik ölümlerle çoğalanlar!..

Bizdik gericiliğe karşı bayrak açanlar…

Sıvas katliamını unutmadık ve unutmayacağız!..

15 yıl önceye dönüyorum…

2 Temmuz 1993te bir kor düştü yüreğimize. Bedenlerimizi alevler sardı

Asım Bezirci, Metin Altıok, Nesimi Çimen, Behçet Aysan

Dün sabah evden çıkarken Behçetin dizelerini anımsamaya çalışıyorum…

Yalnızlık senin konuşkan kuşun

hani hep duvarlara anlattığın

hapislerden kalma sürgünlerden

yalnızlık senin konuşkan kuşun

bulutlar taşıdığın yakut sürahide

begonyalar büyüten eski alışkanlık

yalnızlık senin o konuşkan kuşun

kırk kapıdan geçmiş kırk kilitten.

yaralı, dili lal, kanadı kırık

vurulmuş başında bir yokuşun.

***

Nasıl bir şeydir yaşam, nasıl bir şeydir evlat acısı

Babayı, anneyi, kardeşi, insanı yitirmek nasıl bir şeydir?

Ölüm nedir, nasıl anlatılır dostlar söyler misiniz?

Cayır cayır yaktılar bizi karayobaz çeteleri…

İçimde derin bir sızı

Dudaklarımda Metinin dizeleri:

Sanki uyanık görülen düş

Tüterken yangın yerleri

Geceye bir masaldan düşmüş

İki akasya salkım elleri.

hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr

Faks numaramız: 02126 343 72 69

Hikmet Çetinkaya

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS