İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Erol Manisalı - Türkiye Üzerinde Örtüşen Hesaplar

Haziran 30, 2008 - EROL MANİSALI

ABD ve ABnin soğuk savaş sonrasında Türkiye ve Ortadoğu üzerindeki hesapları ile içimizdeki İşbirlikçi Siyasal İslamın hesapları kesişmiştir.

Batı emperyalizminin ve onunla işbirliğine giden Siyasal İslamın birleştikleri noktalar şunlardır:

1) Yavaş yavaş altı oyularak Özalcılıkla birlikte saptırılan Atatürk Devrimlerinin tamamen tasfiye edilmesi.

2) Sosyal hukuk devleti ve Cumhuriyetin değerleri yerine Ilımlı İslam adı altında dinci bir toplumsal ve siyasal düzenin getirilmesi.

3) Özgürleşme adı altında, Siyasal İslamın Türkiyede düzene tamamen egemen olması”.

4) Bütün bunların gerçekleştirilebilmesi için, İslamcı Siyasal İktidarın yerinde kalması”.

Soğuk savaş sonrasında Batının Türkiye politikası tamamen değişti. Eski dönemde gevşek ama Batıcı Cumhuriyetçilerle işbirliğine razı olan ABD ve AB artık kesin tercihini yapmıştır.

ABD ve ABnin Ortadoğuya egemen olabilmesi için model, işbirlikçi olmak koşulu ile siyasal İslamdır.

Türkiyede siyasal İslamcı oluşumun Batıya verebileceği çok şey bulunuyor.

1) Dinci Sünni yapılanma; Ortadoğudaki Batıcı hattın bir parçası olacak. Türkiye, Batı adına, Ortadoğulaşacak. Aynen Graham Fullerin son kitabında öngördüğü gibi(*)

2) Ulus devletin yerini alacak Siyasal İslamcı düzen, Kürdistan projesi ile daha rahat örtüştürülebilecek”.

3) Batıcı ve dinci iktidar İrana karşı daha rahat kullanılabilecek”.

ABD ve Avrupanın gözleri parladı

Türkiyedeki Siyasal İslamın Batıya verebileceklerini başka kim bu ölçüde verebilir? İşte bu nedenle Batı ile dinci yönetim arasında derin ve stratejik bir ortaklık kurulmuştur”.

AB, Türkiyede dinci ve antidemokratik bir iktidarı destekler hale geldi.

- Avrupa Konseyi de taraf tutarak aynı cephede yer aldı.

- ABD ve İsrail en baştan beri zaten iktidarı elinden tutup getirdiler.

İkiye ayrışan Türkiye

Bir tarafta Batı ve onun içerdeki dinci ortakları bulunuyor. Öbür tarafta da Türkiyenin kendisi var. Ben söylemiyorum, kendileri açıklıyorlar.

- Ali Babacan, ABye Türkiyeyi şikâyet ediyor.

- Bir milletvekili Avrupa Konseyine ülkesini jurnal ediyor. Arkasından AKP milletvekilleri Türkiye aleyhindeki karara var güçleriyle destek veriyorlar.

- AKPnin üst düzey yöneticisi Dengir, Atatürk devrimlerinden yakınıyor.

Türkiye üzerinde Cumhuriyetle, Mustafa Kemalle, Lozanla hesapları olan ABD ve AB, dincileri ortak olarak seçmişler.

Bazı sorular soralım ve yanıtlarını bulalım:

- Türkiyeyi bekleme odasında iğfal etmek anlamına gelen AB sürecinin yürümesini kimler istiyor? İçerdeki dinciler, F. Gülen, Rumlar, Atina, DTP, PKK, Diyarbakır Belediye Başkanı, Patrikhanedeki papaz, Talabani ve Barzani. Ve tabii Washington, Londra, Brüksel ve Tel Avivdekiler.

- Türkiyeyi ABD, AB ve Avrupa Konseyine kimler şikâyet ediyor? Rum lider Hıristofyas, Barzani, Patrikhanedeki Papaz, Ali Babacan, Bir AKP milletvekili, DTP ve PKK.

Yukarıdaki listelerde yer alanların jurnalleri, şikâyetleri ve başvuruları son bir yıl içinde gazetelerde, televizyonlarda, ajanslarda çarşaf çarşaf yer aldı. İsimler, cisimler, adamlar, kadınlar (varsa) hepsi belli…

Bunlar cephedeki taraflardır, her şeyleriyle ortada duruyorlar. Batının Türkiyedeki hesapları ile kendi özel hesaplarını birleştirenler, Türkiyeye karşı harekete geçmişlerdir. Durum bu kadar açıktır.

Ya biz Türkiye olarak, 70 milyon olarak neredeyiz?

(*) Graham Fuller, Yeni Türkiye Cumhuriyeti Timaş, 2008.

www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali

Erol Manisalı

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS