İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

SABAHATTİN İSMAİL - Talat′a soruyorum: Hristofyas art niyetliyse, samimi olabilir mi?

Haziran 29, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN

Cumhurbaşkanı Talat, son zamanlarda hayli tutarsız ve çelişkili konuşmalar yapmaya başladı…Bir gün önce söylediğinin bir gün sonra tam tersini söylemesine artık tam alışmıştık ki, aynı konuşma içinde bile beş dakika ara ile çelişkili ve tutarsız konuşmalar yapmaya başladı…
Bu durumu nasıl yorumlamak gerekir, gerçekten bilemiyorum…
Son olay 26 Haziran tarihinde İstanbul′da Samanyolu televizyonunda katıldı bir söyleşide yaşandı…Dün gazetemizin sür manşetinde duyurduğumuz gibi, Sn. Talat söz konusu programda, Hristofyas′ın bir çözüm konusunda  samimi olup olmadığı yönündeki bir soru üzerine şu yanıtı vermiştir:
- Samimi olduğuna inanıyorum, ancak başarılı olup olmayacağı konusunda emin değilim…
Ne ki Sn. Talat, aynı söyleşi içinde Rum yönetimi-İngiltere (Hristofyas-Brown) arasında imzalanan memorandumu değerlendirirken, şöyle konuşmuştur:
- Hristofyas art niyetlidir, kendisi ile vardığımız anlaşmaları yan yollara saparak erezyone uğratma çabası içindedir. Bu da beni umutsuzluğa sürüklüyor…Müzakerelerden kaçmak, ertelemek ve zaman kazanmak, bu şekilde Türkiye′ye baskı yapmak istiyor…
Talat ve kendisi adına sözcüsünün yaptığı bu ve benzeri doğru değerlendirmeleri her gün dinliyoruz ve bu türden yerinde saptamalarına destek veriyoruz…Ne ki, bir yandan  Hristofyas′ın Rum milli hedeflerini ileri götürmeye çalışan stratejisini eleştirirken, diğer yandan da ” Hristofyas samimidir, ama etrafında kendisine destek verenler ve koalisyon ortakları çözüm istemiyor” demek,  hatta, Hristofyas′ın hala AKEL′in genel sekreteri olduğunu ve partinin alternatifsiz en güçlü lideri olmaya devam ettiğini göz ardı ederek, ” partisi AKEL bile kendisine destek vermiyor, bu nedenle başarılı olup olmayacağından emin değiliz” şeklinde konuşmak, anlaşılması zor bir tutarsızlık ve çelişki örneğidir…
Bu, eğer ciddi bir sağlık sorunundan kaynaklanmıyorsa,  sadece kendi kendini aldatmanın değil, aynı anda büyük bir kafa karışıklığının, Hristofyas′dan korkmanın, cesaretsizliğin, ürkekliğin, ne yapacağını bilmemenin de kanıtıdır…

ERÇAKICA HER GÜN HRİSTOFYAS′I TEŞHİR EDİYOR
Bakın daha 5 gün önce, 24 Haziran tarihinde Talat adına bir açıklama yapan sözcüsü Hasan Erçakıca ne demiştir:
- Rum yönetimi (Hristofyas) Papadopulos dönemi politikasına döndü…Yeni kurallar ve ön şartlar dikte etmeye çalışıyor, buna hakkı yok…Yakın geçmişte vardığımız mutabakatları bile çiğnemeye çalışıyor, eğer bu mutabakatlara sadakat gösterilmezse, görüşmelerin ilerlemesi için gerekli olan güven unsuru da kaybedilecektir…Hristofyas′ın Türkiye′nin çözümü engellediği yönündeki görüşleri dayanaksızdır… Hristofyas′ın, sorunun çözümünde Türkiye′yi muhatabı olarak göstermeye çalışması, çözüm sürecinde ayak sürmekten başka bir anlam ifade etmez…
Bir yandan Hristofyas′a bu denli ağır eleştiriler yöneltirken, diğer yandan da Türk kamuoyunun karşısına çıkıp “Hristofyas çözüm konusunda samimi ama başarılı olup olmayacağından emin değilim” demek, haklı olarak Talat′ın akıl-mantık- hafıza-doğru değerlendirme zincirinde, onun tutarsız konuşmasına neden olan ciddi bir kopukluk olduğu sonucunu çıkarmamıza neden olmaz mı?
Sn. Talat, aynı konuşma içinde yarattığı bu çelişkili ve tutarsız görünümü nasıl izah edecektir?
Herhalde izah etmek yerine, bu çelişkiyi saptayıp kamuoyuna gösterdiğimiz için bize yine kızacaktır…Ne ki kızmasına, üzülmesine, küsmesine hiç gerek yok…Çünkü bu durumu yaratan kendisidir…

HRİSTOFYAS SAMİMİ DEĞİL
Hristofyas′ın seçilmesinden bu yana 4 aylık bir süre geçmiştir ve KKTC′ye, bu devleti kuran Kıbrıs Türk Halkına karşı sergilediği şövenist-yayılmacı-hegemonyacı politika ortadadır…
Halkımızı ve devletimizi tek destekleyen ülke olan, adaya barışı ve huzuru getiren, 10 bin AKEL′cinin, darbeci Rum-Yunan güçleri tarafından katledilmesini önleyen, Yunanistan′a ve Güney′e demokrasiyi getiren Anavatan Türkiye′ye karşı sergilediği düşmanca politika gözler önündedir…
İki devlete, egemen eşitliğe, sulandırılmamış iki kesimliliğe, yeni bir ortaklık devleti kurulmasına ve Anavatan Türkiye′nin garantörlüğüne karşı sergilediği katı-uzlaşmaz tutum da, görüşmelerin başlaması için ortaya koyduğu adı konmamış ÜNİTER DEVLET anlamına gelen önşartlar da, görüşmelerden kaçmak için binbir dereden su getirmesi de ortadadır…
Bu durumda hala Hristofyas′ın imajını parlatmaya yönelik konuşmalar yapmak, onu “çözümcü, barışçı, uzlaşmacı, bu konuda SAMİMİ” olarak takdim etmek hangi amaca hızmet ediyor?
Talat, tümüyle yanlış ve anlamsız olan, hiçbir haklı ve savunulabilir yanı olmayan bu politikaya artık son vermeli ve Hristofyas′ın sosyal şöven, yayılmacı, barış karşıtı, hegemonyacı yüzünü tüm Dünyaya göstermek için, somut örnekleri kullanmak suretiyle büyük bir kampanya başlatmalıdır…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS