Öztin Akgüç - AKP ve Yönetim Hataları
Haziran 29, 2008 - CUMHURİYET, ÖZTİN AKGÜÇ
Yönetim hatası olarak nitelendirilen tüm eksiklikler, yanlışlıklar, yanılgılar, AKP döneminde gözlemlendiği halde; bazı iç ve dış çevrelerin AKP yönetimini desteklemeleri, hatta başarılı bulmaları bu konuda nesnel (objektif) davranılmadığını göstermektedir. İç çevrelerdeki değerlendirmeleri, hem kişilik hem bilgi eksikliği hem de çıkar hesapları ile olağan karşılanabilir. Ancak yabancı çevrelerin destekleri, övgüleri, bu konuda da iyi niyet yoksunluğunu, çifte standardı ortaya koymaktadır. Batı’da yayımlanmış herhangi bir kitabı açsanız, makaleyi okusanız, gelişmekte olarak nitelendirilen ülkelere özgü yönetim hatalarının daniskasını AKP döneminde görürsünüz. Zaman zaman bu köşede vurgulanmaya çalışılan yönetim hatalarını, özetleyerek yineleyelim.
Ülke çıkarlarına, ülke koşullarına, ülke özlemlerine uygun politikalar üretilememekte, dışarıdan dayatılan, aşılanan ve/veya iç çıkar çevrelerince önerilen politikalar izlenmektedir.
Türkiye, kuşkusuz II. Dünya Savaşı sonrasından itibaren dış telkinlerin, yönlendirmelerin etkisi altında bulunmakta; dış dinamikler, dış aşılamalar hatta baskılar Türkiye üzerinde etkili olmaktadır. Ancak AKP döneminde ABD ve AB’nin başatlığı en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Hemen her politika, her önlem, yerli dinci ve çıkar çevrelerinin yanı sıra dış güçlerce yönlendirilmektedir. Kaldı ki dinci çevrelerle, yerli bazı çıkar çevreleri ile dış güçler arasında da yakın bir göbek bağı bulunduğu kesindir.
• Ülkenin yaşamsal sorunları çözüleceğine ayrıntılarla uğraşılmakta, ayrıntılar, belki de isteyerek ön plana çıkarılmaktadır. İşsizlik, gelir dağılımı bozukluğu, halkın önemli bölümünün yoksulluk sınırında yaşaması, iç ve dış borçlarda tehlikeli artışlar, dışa bağımlılık, önemli yaşamsal sorunlar iken, gereksiz politik tartışmalarla, türban gibi yapay sorunlarla kamuoyu meşgul edilmektedir.
• Vatandaşlar arasında siyasal kanaatlerine, eğilimlerine hatta gelir düzeylerine göre ayrım yapılmaktadır. Tüm vatandaşları kucaklamadan, 70 milyonun hükümeti olmaktan söz edilmesine karşın ayrım yapılmakta, belli siyasal kanaate sahip olanlar kollanmakla, hemen her kurumda kadrolaşılmakta, karşıtlar bir şekilde dışlanmakta, ekonomik yaptırımlar dahil cezalandırılmaktadır. Bu tür davranışlar, ülke birliğini de tehlikeye düşürmektedir.
• Demokrasiden, insan haklarından, hukukun üstünlüğünden sıkça söz edilmesine karşın, hukuka bağlılık, kurallara uygun hareket etme uygulamada sözde kalmaktadır. Hukuk, keyfi yönetime karşı bir ayakbağı olarak görülmekte, hukukun üstünlüğünü gerçekleştirmeye çalışanlara saldırılmaktadır.
• Düzenlemeler tek adam yönetimine göre tasarlanmakta ve uygulanmaktadır. Parti, parti grubu, denetim göstermelik olmakta; yürütme ve yasama erki fiilen Sayın RTE’nin elinde toplanmakta; oluşan tek adam yönetimi, hukuki denetimden de kurtarılmaya çalışılmaktadır.
• Kişisel çıkarlar, belli çıkar çevrelerinin istekleri, dış güçlerin dayatmaları, ulusal çıkar alalaması ile kamuoyuna sunulmakta; kamuoyu yanlış bilgilendirme kanallarının da katkısıyla istenilen doğrultuda güdülendirilmeye çalışılmaktadır.
• Sosyal altyapının oluşturulması, halkın aydınlanması savsaklanmakta, halkın bilinçlenmesi, gerçekleri görmesi, bozuk bir eğitim sistemiyle engellenmektedir.
• Reform adı altında dış ve iç çıkar çevrelerinin istekleri, dayatmaları yerine getirilirken temel reformlar (toprak, eğitim, vergi vb.) yerleşik çıkarlara ters düştüğünden yapılmamakta ya da sonlandırılmaktadır.
• Üretime yönelmek yerine, imar izinleri, imara açma, kamu ihaleleri, özelleştirme yolları ile belli iç ve dış çevrelere rant sağlanmaktadır. Ekonomi giderek, yüksek faiz de özelleştirme ihale ve imar oyunlarına eklendiğinde rant ekonomisi haline gelmektedir.
• Ekonomik, toplumsal, kültürel öncelikler saptanmadığından, mevcut kaynaklar da savurganca kullanılmakta, göstermelik, gösterişli işler yapılmaktadır. Bu tür harcamalar, ülkenin geleceği hakkında iyimser olmayı zorlaştırmaktadır.
• Oyunun kuralları, ulusal irade böyle istiyor etiketi altında, dış güçlerin dayatmaları, AKP ve Sayın RTE’nin istekleri doğrultusunda değiştirilmekte, değiştirilmeye çalışılmaktadır.
• Kalıcı, ekonomik yapıyı değiştirici işler yapılmaktan çok, altgeçit-üstgeçit açışı, alışveriş merkezi (AVM) inşası, birkaç yüz veya bin toplu konut yapımı gibi olağan işler, kalkınma nutukları eşliğinde kamuoyuna duyurulmakta, işten çok laf ve slogan üretilmektedir.
• Eleştiriler, uyarılar dikkate alınmamakta, yanlışlığı, çıkmazlığı bilinse de, keyfi belirlenen yollarda inadına yürümeye çalışılmaktadır.
• Eskiden yapılan işler eleştirilerek, hatta iş yapılmadığı savunularak Cumhuriyetin tüm eserleri özelleştirme diye satılmakta, satış bedelleri de tüketilmektedir.
Yönetim hataları, yönetim yetersizlikleri, ülkenin gelişmesini engellemekte, mevcutlara yeni kısırdöngüler eklemekte, geleceğini de karartmaktadır.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.