Mustafa Balbay - AKPM’ninki Karar Değil… Tehdit, Dayatma, Aşağılama…
Haziran 28, 2008 - MUSTAFA BALBAY
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM), AKP’ye destek uğruna aldığı karar, çelişkilerle dolu… Özünde buna “karar” demekten çok, şu tür sözcükler yakışır:
Tehdit, dayatma, aşağılama…
AKPM Türkiye’ye, şu hukuk kuralı var, ona uy, demiyor. AKP’yi kapatma, diyor. Kapatma çıkarsa, Türkiye’yi kara listeye alacağını, demokrasisi gelişmemiş ülkeler sınıfına koyacağını ilan ediyor. Bir başka deyişle, Türkiye’nin demokrasi kaderini hukuka değil, AKP’ye karşı Anayasa Mahkemesi’nin takınacağı tutuma bağlıyor. Bu, dayatma değildir de nedir?Anayasa Mahkemesi’nde sadece bir kapatma davası olsa, belki AKPM’nin dayatması hoş görülebilir. Oysa mahkemede halen 3 kapatma davası sürüyor. AKP, DTP ve DEHAP… Son iki parti kapatılabilir, o zaman demokrasiye bir şey olmuyor. Ama AKP, asla! Bu, aşağılama değildir de nedir?
Mahkemenin vereceği karar, sanık sandalyesinde oturanın ya lehine olacaktır ya aleyhine. AKPM gibi uluslararası bir kurum, karar sanığın lehine olursa överim, aleyhine olursa döverim şeklinde özetlenebilecek bir ön uyarı yapıyor. Bu, tehdit değildir de nedir?
***
AKPM 47 ülkeden 613 üyenin katıldığı bir yapı. AKP oylamasına dörtte birden daha az katılım oldu. Toplam 71 üye katıldı. 65’i evet, 3’ü ret, 3’ü çekimser oy kullandı. Ret oyu verenler, 12 kişilik Türkiye heyetinin CHP’li ve MHP’li üyeleri… AKP’li üyeler ise büyük bir azim ve inançla kararı desteklediler.
Daha önce Avrupa kurumlarından gelen AKP lehine haberlerin hemen tümünün AKP ya da destekçileri tarafından organize edildiği dikkate alınırsa, AKPM’nin de aynı yönde karar aldığını söyleyebiliriz.
AKPM, AKP kapatılırsa Türkiye’de demokrasinin zarar göreceğini söylüyor. Soralım:
Acaba işlerin bu noktaya gelmesinde AKP’nin hiç mi payı yok?
Acaba Avrupa demokrasiyi oturturken, dinin devlet işleri dışında kalması için az mı uğraştı?
Acaba Türkiye’de hukukun yerini ulemanın alması, Türkiye’yi AB’ye daha çok mu yaklaştıracak ya da demokrasiyi daha hızlı mı geliştirecek?
AKP’ye de soralım:
AKPM, sizin lehinize Türkiye’nin aleyhine olan kararı aldıktan sonra bir karar daha aldı. Bu, Türkiye’nin Bozcaada ve Gökçeada’da oturan Rumlara daha geniş hak vermesine ilişkindi. Salt, içinde bulunduğunuz durumu anlatmak için soruyoruz; AKPM, bu iki ada Rumlarındır dese, evet oyu mu vereceksiniz?
***
AKP medyası AKPM’nin kararını doğal olarak göklere çıkardı. Çoğunda şu başlık vardı:
AKP kapatılırsa AB ile müzakereler kesilir!
Her şeyden önce AKPM’nin böyle bir yetkisi yok, AB ile de organik bağı yok. Salt danışma organı… Elbette aldığı kararlar dikkatte tutuluyor, ama bağlayıcı değil.
Dikkat çekici bir başka durum da zamanlama…
Önümüzdeki hafta hemen her gün AKP davasını konuşacağız. 1 Temmuz Salı günü Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya Anayasa Mahkemesi’ne çıkacak, sözlü açıklamada bulunacak. 3 Temmuz Perşembe günü AKP sözlüye çıkacak. Bu sürecin hemen öncesinde AKPM, Türkiye’yi uyarıyor:
Hukuk mukuk dinlemem, AKP’ye dokunursan yanarsın!
AKP ile AKPM arasında bir harf farkı var! AKP isterse daha da özdeşleşebilir. Örneğin AKP-M olur…
‘M’si ne, derseniz…
Manda yakışmaz mı?
ankcum@cumhuriyet.com.tr
Mustafa Balbay
Cumhuriyet


Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) 47 ülkeden gelen 613 üyeden oluşuyormuş. AKPM’nin AKP’ye destek çıkan kararı 71 üyenin katıldığı,65 evet,3 ret,3 çekimser oyun kullanıldığı toplantıda alınmış.65 evet oyunun 3 ü de bizim işbirlikçilerin oyları..! Yani Türkiye’den giden oylar.. Yani her zaman değişme olasılığı ve olanağı var.. Demek ki 613 üyeli Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin 62 üyesi Türkiye’ye dayatmış,Türkiye’yi tehdit etmiş,Türkiye’yi aşağılamış…!
Avrupalı Parlamanterlerin % 10′nun aşağıladığı bir Türkiye’den söz ediyor Mustafa Balbay..
Hepsi aşağılasa,tehdit etse,dayatsa ne yazar..?
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin AKP’yi destekleyen bu kararı,aslında AKP’nin desteklenmediğini gösteren bir karardır. Çıkan karar zahiridir..AKP’nin suyunun ısındığını gören, Amerika’ya kaçıp orada yaşayan,ancak son gelişmeler üzerine vizesi yenilenmeyen,yeşil kart verilmeyen, (haşa) peygamperlik iddiasındaki bi,r kişinin son durumunu değerlendiren Avrupalı Parlamenterlerin %90′nın katılmadığı bir karardır.
Karar; Almanya,Fransa,İngiltere,
İtalya gibi zengin ama küçük devletlerin parlamenterlerinin oyları ile de çıkmış olabilir.
Bu hiç birşeyi değiştirmez. Biz dünya tarihindeki yerimizle,bugünkü coğrafyamızla onlardan daha büyük bir devlet ve milletiz. Bunun farkında olan Büyük Gazimiz; Yapılacak bir uluslararası toplantıya katılmak üzere, savaş gemilerimizden biri ile İtalya’ya hareket etmek üzere olan Dönemin Dışişleri Bakanı Tevfik Rüşdü Aras’a; Verdiği son talimatının sonunda,”Eğer seni Mussolini rıhtımda bizzat karşılamazsa,hemen gemiye dönüp,derhal Türkiye’ye hareket edeceksin”
demişti.
Bugünkü sorunumuz,AKPM kararlarını tartışmak değil,işbirlikçi AKP iktidarının alaşağı edilmesi için gereken tedbirleri almak ve uygulamaktır.
Mesaimiz bu olmalı..
Allahın izni,fedakar milletimizin ve onun vatansever çocuklarının gayretiyle bu da olacak.. Yeter ki imanımızı kaybetmeyelim..
Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.