İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Cüneyt Arcayürek - Yargıya Dış Saldırı

Haziran 28, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin kabul ettiği kapatma davası ile Anayasa Mahkememizi doğrudan hedef alan karar tasarısında, Laiklik kriteri siyasi partilere uygulanamazdeniliyor.

Bu kriterdoğru ise Türk Anayasası’nda Cumhuriyetin niteliklerini saptayan 2., 3. ve 4. maddelerdeki hükümlerin değiştirilemeyeceği ve değiştirilmesinin asla önerilemeyeceğini içeren maddeler neden yer alıyor?

Anayasa devletin temel yasası ise devletin bütün kurumları gibi partiler de temel hedef olarak anayasa hükümlerine göre kurulmak ve siyaset yapmak zorunda değiller mi?

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi AKP’yi kapatılmaktan kurtarmak için eşyanın doğasına aykırı, ama bütün kurumlar gibi partileri de bağlayan anayasayı ve hükümlerini hiçe sayıyor ve laikliğin siyasi partilere uygulanamayacağı görüşünü karara bağlıyor.

Bu, tehlikeli açılışlara olanak sağlayacak bir saptama.

Karar, siyasal tarihimizde dün de bugün de görülen dini, amaç olarak programına alacak ve uygulayacak partilere yol açıyor.

***

Anayasamızda devletin temel kuralı laiklik olmasaydı, AKP, anayasa değişikliğiyle türban konusunu arkadan dolanarak gerçekleştirmeye girişmez, elini kolunu sallaya sallaya sadece üniversitelerde değil kamu kuruluşlarında da türbanı serbest bırakırdı.

Anayasa değişikliği gibi dikenli yollara başvurmadan, Meclis’teki çoğunluğuna dayanarak sorunu bir yasa ile çözebilirdi.

AKPM, bir yandan “dine dayanan bir partinin iktidarda” olduğunu kabul ediyor; diğer yandan bu partinin laik Türkiye’nin temellerini dinamitlemeye çalışan olayları onaylar biçimde kapatma davasına (ve tabii iddianamede yazılı olan kanıtlara, saptamalara) karşı çıkıyor.

Geleneksel bir dış politika kuralını AKP’nin siyasal ve dinsel açılımları uğruna katlettiği de söylenebilir.

Yakın günlere kadar partiler iç çekişmelerin dış kaynaklara malzeme olmamasına özen gösterdi.

AKP gelenekselleşen ne kadar kural, anlayış varsa hepsini çöpe attı.

Son örnekler ortada. AKP’li parlamenterler AKPM’de kapatma davasına doğrudan müdahaleyi, Anayasa Mahkemesi’ne baskı yapmayı amaçlayan karar tasarısını onaylıyor, Türk yargısına saldırıyı alkışlıyorlar.

Sosyalist Enternasyonal’e CHP’yi darbeci diye jurnalliyorlar.

Bağımsızlık duygusu bunlarda bir noktaya kadar…

***

AKPM kararının hemen her satırı doğrudan Türk yargı erkine tehdit! Ya dediğimi yapar, partiyi kapatmaz… ya da kısacası ya kırk katır ya da kırk satır demeye getiriyor…

Bir bakıma AKPM, kapatma davasını da aştı. Bağımsız bir devletin bağımsız bir erkini adeta vesayet altına almak istiyor.

Kapatma davasının ötesine taşan, bağımsız bir devlete saldıran AKPM kararına karşı TC Adalet Bakanı tepki gösterecek, yargıyı savunacak mı, merak konusu.

Yoksa ellerini ovuşturarak dudaklarında hazdan çizgilerle izlemeye devam mı edecek?

Başbakan mı? Baştan beri yargı darbesinden söz eden RTE’den; “kararın, yargının Anayasa temelinde değil, olası bir kapanmanın yaratacağı siyasi sonuçları dikkate alması beklentisini yansıttığını” veya kimden gelirse gelsin bağımsız Türk yargısına saldırının kabul edilemeyeceğini söylemesi beklenebilir mi?

Üstelik; laik, demokrat, sosyal bir hukuk devletinde başbakan olmanın sorumluluğunu sindirmemiş bir insandan…

Güldürmeyin insanı!

Cüneyt Arcayürek

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS