İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Server Tanilli - Göz Ucuyla…

Haziran 27, 2008 - CUMHURİYET, SERVER TANİLLİ

Gazetemizde haftada bir yazıyorum. Bu kısıtlama, benim vakit kıtlığımdan. Kimi zamanlar, olaylar bir sağanak gibi yağdığında, çaresiz, birçok konuya göz ucuyla bakarak tek bir yazıda buyur etmek şart oluyor.
Doğrusu, çetin bir iş böyle yazmak!
İşte bugünkü yazımız da bu türden…
*
Son iki ay, özellikle biz Cumhuriyetçiler için, İlhan Selçuk’un hastalığı dev bir sorun oldu. Önce garipsedik: O nasıl hasta olabilirdi?
Sonra, kabul edindik; gün-gece onunla olduk. Onunla çetin ameliyatlar geçirdik.
Sonunda iyileşti, iyileştik!
Arkasından, yazıları ne zaman çıkacak diye düşünür olduk. Hiçbir yazar ve okurlar, böyle iç içe olmamıştır.
Nihayet, geçen salı, ilk yazısı çıktı.
Haykırdık: Hoş geldin sevgili İlhan Ağabey!
Ve ant içtik: Türkiye nereye gidiyor? Sorun, gelip bu tartışmaya varmıştır. Görevimiz, onu bu çıkmazdan çekip kurtarmak.
Ama nasıl?
Hatırlatacaklarınız vardır, söyle Ağabey, dinliyoruz…
*
Cengiz Aytmatov öldü.
Dünyaca ünlü bu Kırgız yazarı okurlara tanıtmanın gereği yok.
Romanları, öyküleri elden düşmedi: Toprak Ana, Cemile, Sultan Murat, Elveda Gülsarı, Dişi Kurdun Rüyaları, Cengiz Hana Küsen Bulut… O, Selvi Boylum Al Yazmalım adlı eserinin sinemaya uyarlanması ile ülkemizde ilk şöhretini yaptı.
Ünü sosyalist dünyayı da aştı.
Ama her şeyden önce, sevgili Kırgız ulusu ile özdeş oldu.
Edebiyatın böyle bir gücü vardır.
Türkiye’deki okurlara düşen, şu sıralarda onun yazdıklarına eğilmektir…
*
Bir kayıp da, Arslan Kaynardağ’ın ölümü.
Sahaflığının yanı sıra asıl ünü, felsefe tarihimizle ilgili çalışmalarıdır.
Bir yüzyıl dolayında bir zaman kesitinde, felsefecilerimizin yaptıkları ve arkaya bıraktıkları miras önemlidir.
Kaynardağ’ın işaretlerine de dikkat etmeli.
Başka ne demeli?
Beyazıt Camisi’nde kılınan ikindi cenaze namazında, filozof olduğunu sandığım hoca, Cahit Sıtkı’nın 35 Yaş şiirinden ünlü dizeleri de okumuş ve şiirle uğurlanmış Kaynardağ: Neylersin ölüm herkesin başında/ Uyudun uyanamadın olacak/ Kim bilir nerde, nasıl, kaç yaşında/ Bir namazlık saltanatın olacak/ Taht misali o musalla taşında”.
*
Gazetemizin birinci sayfasında büyüleyici bir manzara ve bir başlık: Amasra cenneti cehenneme dönecek”.
Ve içerde Oktay Ekinci’nin haberi ve özeti de şu: Fatih’in fethettiğinde güzelliğine hayran kaldığı Amasra’da 1100 megavatlık bir termik santral için düğmeye basıldı. Amasra’daki hazırlıkta, santralın kurulacağı yer hâlâ kesin olarak açıklanmış değil. Ayrıca yine, santralın ihtiyacı olan kömür miktarı bile bilinmezken, bunun için açılacak ocaklarla tahrip edilecek ormanlık alanlarda da çevre katliamına yol açılabilecek. İlçedeki sakin ve dingin yaşamın, santralın devreye girmesiyle olumsuz etkileneceğini belirten psikolog Cengiz Şıklı, İnsanlar şimdiden tedirgin ve gelecek korkusu içindelerdiyor.
Sizler ne diyorsunuz sevgili okurlar?
Benim düşüncem ise şudur: Amasra’ya karşı tasarlanan, düpedüz bir düşman saldırısıdır. Düşmana karşı topyekûn kıyam etmek ise hakkımızdır.
Gününü, saatini bilmek isteriz!
*
Tuzla tersanelerinde arka arkaya meydana gelen kazaları unutmuş olamayız. Ölen her işçi ile bir aile de sönüyordu ve dram sürüyordu.
Bu cinayetleri protesto etmek için, DİSK’e bağlı Limter-İş 16 Haziran’da bir günlük grev yaptı haklı olarak. Ne var ki, bu eylem olurken, tersanelerde üretim devam etti. Böylece, Limter-İş üyesi yaklaşık 200 kişi Tuzla bölgesinde eylem yaparken, işçilerin büyük bölümü işbaşı yaptı. DİSK, “Bu iş ağır, ona göre çalışma düzeni istiyoruz” diyordu; gerçekleşti mi bu düzen?
Tersanelerdeki “düzen”in sahipleri, bu düzensizliğin sürmesinden yana -içerde ve dışarda- elbirliği içinde.
Peki, DİSK dışında işçiler ve onların sendikaları, niçin gaflet içindesiniz? Ne zaman uyanacaksınız?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS