LALE ŞIVGIN - Tribündeki yalnız cumhurbaşkanı
Haziran 27, 2008 - LALE ŞIVGIN, TERCÜMAN
Türkİye-Almanya yarı final karşılaşması ilginç görüntülere sahne oldu. Almanya ile oynadığımız maça ilişkin teknik yorumları spor yorumcularına bırakıyorum. Benim üzerinde durmak istediğim görüntüler sahadan değil, şeref tribününden.
Maçı ekranları başında izleyenler hop oturup hop kalkarken, maçı yerinde izleyen protokol tribününün heyecanı daha bir başkaydı. Türkiye’yi desteklemek için tribündeki yerini alan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül maçı Almanya Başbakanı Angela Merkel, UEFA Başkanı Michel Platini ve Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan ile birlikte izledi. Şeref tribününde bu kez ciddiyet yerine heyecan ve coşku vardı. Özellikle Gül’ün kritik pozisyonlardaki heyecanı kendini açıkça belli ediyordu.
Sıra gollere geldiğinde ise, Cumhurbaşkanı’nın sevincini paylaşacak kimse bulamadığına tanık olduk. İlk golde ayağa kalkan Gül, sevincini sol tarafındaki Merkel’le paylaşamayacağı için sağına döndü ama sağındaki Hasan Doğan, Gül’e çoktan arkasını dönmüş eşine sarılıyordu. Gayri ihtiyari sarılma ve sevinci paylaşma ihtiyacı duyan Gül ise Hasan Doğan’ın sırtına vurmakla yetinebildi. Aynı şekilde 86. dakikada gelen ikinci gol de tribündeki Türkleri bir kez daha ayağa kaldırdı. Ama Gül yine yalnızdı. Çünkü Gül’ün sağında oturan Hasan Doğan yine eşine sarılmayı tercih etmişti. Havaya zıplayan Gül, sevincini paylaşacak kimseyi yine bulamadı.
Ekranlara yansıyan bu görüntüler, “Gül’ün cumhurbaşkanlığının bittiği an” dedirtti. Çünkü gol sevinciyle tribünde protokol kuralları, makam mevki unutulmuştu. Rutin bir günde çevresindeki kalabalıktan nefes almakta bile zorlanan Gül şaşırtıcı bir şekilde yalnız kalmıştı. Çevresini saran bir kalabalık yoktu. En yakınındaki Hasan Doğan bile gol sevincinin getirdiği anlık bir refleksle, Cumhurbaşkanına değil, eşine sarılmıştı. Gol sevinciyle Cumhurbaşkanlığı makamı unutulmuş, gündelik politika ve hiyerarşi bir kenara itilmişti. Maç sonrası Gül’ün etrafının yine kalabalıklarla çevrildiğine şüphe yok. Ama gol sevincinin yaşandığı anlardaki doğal refleksler ve yapmacıksız hareketler “Keşke siyaset sahnesi de futbol tribünleri gibi samimi olsa” dedirtiyor.
Gizli kamera skandalı
Dinleme ve izleme skandallarına her gün bir yenisi ekleniyor. Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nin Nöroşirurji polikliniğinde 3 muayene odasında, 3 gizli kamera bulunması bardağı taşıran son damla oldu. Türkiye’de yasadışı yollarla dinleme ve izleme artık çocuk oyuncağı haline geldi. Bu tür rezaletlerin ağır yaptırımları da olmadığından önüne gelen gizli kameracılığa soyunuyor. Bir hastanenin muayene odasında gizli kamera bulunması büyük bir skandal. Daha önceki dinleme vakalarında Ulaştırma bakanı “konuşmayın konuşursanız dinlenirsiniz” diyordu. Şimdi de sağlık bakanı, “hastalanmayın, hastalanırsanız görüntülenirsiniz” mi diyecek?


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.