Erol Manisalı - Mir Dengir Fırat Çok Haklı…
Haziran 27, 2008 - CUMHURİYET, EROL MANİSALI
Dengir Fırat’ın “travma” sözcüğünü toplumsal içeriğine uygun hale getirip “rahatsızlık, tepki biçiminde söylersek” işler daha iyi anlaşılır. Fırat çok haklıdır;- Siz bir devrim yapıyorsunuz; tekkelerin, şeriat düzeninin hâkim olduğu, uyuşturulmuş bir toplumda “uygar ve çağdaş kurallar getiriyorsunuz”. Tabii ki tepki ve rahatsızlık olacaktır. Uyuşturucu alışkanlığı olan bir hastada kullandığı zehri keserseniz, vücut önce rahatsızlık duyacaktır.
Evet doğrudur; dinciler, yobazlar, Arapçılar travma geçirmişlerdir. Uygar olmak için bu travmayı atlatmak zorundasınız. Yoksa hastalıktan kurtulamazsınız.
- Sayın Mir Dengir, esas travmayı emperyalist ve işgalci Avrupa yaşamıştır, çok haklısınız. Atatürk devrimleri sömürgeci Avrupa’da büyük rahatsızlık (ve travma) yaratmıştır.
Eğer siz kendi deyişinizle, “travmadan yakınıyorsanız” bunu kimin adına yapıyorsunuz?
- İçerideki kokuşmuz, çağdışı kalmış bir toplum adına mı?
- Yoksa sömürgelerinin elden gittiğini görerek travma geçiren Avrupalı sömürgeciler adına mı?
“Atatürk Devrimlerinin” emperyalizme karşı mazlum milletler adına bir başkaldırı olduğu, Hindistan’dan Cezayir’e, Nasır’dan Fidel Castro’ya, her millet ve kişi aklında ve gönlünde benimsemiştir. Benimsemeyip, içlerine sindiremeyip karşı çıkanlar Batı’nın emperyalist devletleri ve onların liderleri oldu.
Siz kimin tarafındasınız Mir Dengir; sömüren, ezen tarafta mı? Yoksa insanlığın ve uygarlığın yanında mı?
Taraflar netleşiyor…
Dengir’in yaptığı açıklama, bir itirafın belgesi olmuştur. Atatürk devrimlerine tarih boyunca kimler karşı çıktılar ve çıkıyorlar?
- Dinciler, şeriatçılar, yobazlar devrimlerden nefret ediyorlar. Bugün S. Arabistan, Kuveyt gibi rejimlerin tepesinde oturanlar Atatürk’ten ve devrimlerinden nefret ederler.
Toplumları karanlıkta, demokrasiden uzak yaşarlar. Kadınlar özgür değildir.
- ABD ve AB de Atatürk devrimlerine karşılar. Türkiye Cumhuriyeti’ne bağımsızlık ve özgürlük kazandırdığı için, Türk halkının ulusal çıkarlarını uluslararası alanda koruduğu için Atatürk’ü hiç sevmezler.
İşte bu nedenle “Ilımı İslam devletini”, Türkiye Cumhuriyeti yerine getirmek istiyorlar. İçimizdeki işbirlikçi dincileri bu nedenle kullanıyorlar.
Siz hangi taraftasınız Sayın Dengir?
- Kokuşmuş, sömürgeleşmiş Arapçı bir yapı mı istiyorsunuz?
- İşgal altında, Sevr’i kabullenmiş, parçalanmaya doğru sürüklenen bir topluluktan mı yanasınız?
Kim hangi tarafta?
- Tayyip Erdoğan birçok açıklamasında işgalci ABD’nin BOP’ye destek verdiğini ve onun eşbaşkanı oluduğunu söylüyor.
- Abdullah Gül, Dışişleri Bakanı olarak ABD yetkilileri ile anlaşma yaptığını medyaya açıklıyor. (*)
- Ali Babacan BOP konusunda Washington ile taahhüt içeren mali belgeler imzalıyor.
- Yine Babacan, Dışişleri Bakanı olarak Türkiye’yi AB’ye şikâyet ediyor.
- Ve son atışı Mir Dengir yaparak Atatürk devrimlerinin “travma” yarattığını, “bir itiraf olarak” ortaya koyuyor. Evet, Dengir çok haklı, Atatürk devrimleri kimilerini hasta etmiştir.
- Dincileri, şeriatçıları, Arapçıları…
- İşgalcilerle işbirliği yapan Osmanlı oligarşisini…
- Ve en başta da Avrupalı sömürgecileri “travmaya sokmuştur”; hem siyasi, hem iktisadi, hemde askeri olarak.
Ama Atatürk devrimlerini elinde bir meşale gibi tutan mazlum milletler bu devrimlerin ışığında yollarına devam ettiler.
Atatürk devrimleri 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, küresel anlamda tarihteki yerini aldı. Uygarlığın ve antiemperyalist duruşun bir simgesi oldu.
Atatürk devrimlerinden sömürgeci güçler ve onların yerel işbirlikçileri korkmuşlar ve halen de korkmaktadırlar.
Travma, işte onların rahatsızlığı ve hastalığıdır….
(*) AKP, Ordu ve ABD Üçgenindeki Türkiye, Truva, 2008


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.