İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Umur Talu - Son kullanma tarihi

Haziran 26, 2008 - Genel, UMUR TALU

Yeryüzünde ve memlekette, “bağımsızlık ve özgürlük” herkesin ihtiyacı da… Bazı meslekler, işler, işlevler var ki, onlardaki bağımsızlık ve özgürlük başkalarının da aşırı ihtiyacı.

Bir ülkede…
Çok özür dilerim, nispeten gerçek manasına yakın bir cumhuriyet ile demokrasi ile hukuk devletinden bahsediyoruz tabii…
İşte orada “üniversite mensuplarının, yargı mensuplarının, basın mensuplarının kullanılması” ile ilgili her mesele, büyük meseledir.
Ve üniversitede bağımsızlık ve özgürlüğü içten benimsemiş (zaten öyle olması gerekir) “soldan sağa” her bir akademisyen, önce üzerlerine düşürülen gölgeye isyan eder.
Ve yargıda bağımsızlık ile hukukta özgürlük ilkelerini içten benimsemiş (zaten öyle olması gerekir) her bir yargı ve hukuk insanı, önce üzerlerine düşürülen gölgeye isyan eder.
Ve basında bağımsızlık ile özgürlüğü içten benimsemiş “soldan sağa” her bir gazeteci, önce üzerlerine düşürülen gölgeye isyan eder.

Oysa böyle olmuyor.
Böyle olmadığı için, bu ülkede sivil veya asker, her devirde, “şu şu şahısların kullanılması” üzerine, üniversiteye, yargıya, basına kocaman gölgeler kustular.
Koca koca adamlar ve kadınlar…
Üniversitede, yargıda, basında kendilerini kullandırmaktan utanmadılar.
“Kullanılanlar, kullandıranlar”, üstelik, daha da utanmazca, başkalarının kullanılmasına dair de atıp tutabildiler.
Çünkü “gölgeye itiraz ve isyan” bir ilke değil.
Memlekette, birer kamu görevi olan, kamu kurumu olan hükümet ile askeriye, üniversiteyi, yargıyı, gazetecileri tasnif edip kullanmayı yahut hedef almayı becerebiliyorsa, esasında hukuku, cumhuriyeti, demokrasiyi beceriyorlar demektir.
İşinin esasına, işlevinin önemine, kendi bağımsızlık ve özgürlüğünün tüm toplum için hayatiyetine içtenlikle hassas her akademisyen, her hukuk insanı, her gazeteci buna tepki duyar.
Her koşulda duymuyorlar, yutkunuyorlar hatta gölgeli olmayı sindiriyor, sahipleniyor, gölge altında bir de küstahlaşıyorlarsa, kimseye bağımsızlık, özgürlük, adalet, hukuk, cumhuriyet ve demokrasiden bahsedecek yüzleri yoktur aslında.
Hala, en çok onlar bahsedebiliyorlarsa, yüzde yüz yüzsüzlüklerindendir.
Orada da, şurada da, burada da!

Uzel mektubu

“Uzel Makine Sanayi AŞ’de son dört aydır çalışanlar olarak maaş alamıyoruz. Ve ne yazık ki siz haber veya yorum yayınlamıyorsunuz.
Tuzla’daki gibi illa işçi ölümleri mi gerekecek?
Dört aydır ev kiramızı veremiyoruz, elektrik, su, gaz faturalarımı ödeyemiyoruz.
Maaşına güvenip tüketici kredisi alanlara haciz gelmeye başladı.
Yaklaşık 2 bin çalışanı, 600 bayi, servis, yedek parça çalışanı bu durumda.
Bu olayın haberinin ille yabancı basında mı çıkması gerekiyor?”

Polis mesajı, asker mesajı

“Umur Abi, biz polis memurlarının da isyan eden sesi olmaz mısınız?
Abi geçinemiyoruz biz, inanın geçinemiyoruz. Aldığımız parayı ev kirasına mı, mutfağa mı, çoluk çocuğa mı harcayacağımızı bilemiyoruz.
Bize vaat edilen zammı, özlük haklarımızdaki sorunlarımızı çözeceği vaadini Başbakan da unuttu gitti.
Sen TV’lere bağıra bağıra ‘Polisimize müjde’de, sonra sözünün arkasında durma.
İnsanların yüzü niye hiç kızarmaz abi, niye hiç utanmazlar.
Söz namus değil midir?
Bu sözü Başbakan’a hatırlatır mısınız?”

“Kredi kartı haczine uğrayan vatandaşın durumuna çok üzüldüm.
Fakat şu cümleniz var ya:
‘Ordudaki emir komutanın arkasında derinleşmiş adaletsizlik, on binlerce kırgınlık, şiddetli maddi ve manevi haksızlık duygusundaki on binlerce alttaki askerin hali böyle.’
26 yıl üniforma giymiş ve hadiseye şahit olmuş ben, durumu bu kadar net ve öz ifade edemezdim. Merak ediyorum, bu sözlerin muhataplarının verecek cevapları var mı?”

  1. N.Umur yazmış,

    Umur Talu; “Son Kullanma Tarihi” başlıklı bu yazısında daldan dala atlamış. Günümüzün olağanüstü koşullarında ne demek istediği tam olarak anlaşılamıyor. “bağımsızlık,özgürlük herkesin ihtiyacı” imiş,”üniversite mensuplarının,yargı mensuplarının,basın mensuplarının kullanılması” büyük mesele imiş, “sivil asker her devirde …şu şu şu insanların kullanılması üzerine gölgeler kusmuşlar”,”esasında hukuk,demokrasi,cumhuriyet beceriliyormuş”,”polisimize verilen müjdenin başbakanımıza hatırlatılması ricası”,”kredi kartı haczine uğrayan vatandaşa üzüntü”,ve yazısını”ORDUDAKİ EMİR KOMUTANIN ARKASINDA DERİNLEŞMİŞ ADALETSİZLİK,ON BİNLERCE KIRGINLIK,ŞİDDETLİ MADDİ VE MANEVİ HAKSIZLIK DUYGUSUNDAKİ ON BİNLERCE ALTTAKİ ASKERİN HALİ BÖYLE.” diye bağlamış.

    Orduya mı vuruyor yoksa iktidara mı..?
    Muğlak cümleler… Konudan konuya atlamalar…
    Bana sanki hem nalına,hem mıhına vuruyor gibi geldi.

    Anlayamadım vesselam..!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS