Taylan Sorgun - AKP Anayasası- Brüksel Washington Hattı- “Travma” Fırat “Dürrüzadeyi de” Biliyor mu? Onları da Okudu mu?…
Haziran 26, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN
Önce AKP’nin Yeni Anayasa hazırlıkları gündeme gelmiştir. Ancak bu gündeme gelişte, 1- Brüksel’in Anayasa üzerindeki eleştirileri, 2- Siyasetteki tartışmalar, 3- AKP siyasi iktidarının “ikinci iktidar dönemi”nde aldığı oy nedeni ile “…Artık güç bendedir istediğimi yaparım, kurumlar rejimi yoktur, ben varım…” Hatalı siyasi anlayışı etkili olmuştur. Hazırlanan Anayasa Taslağı ise Cumhuriyet’in temel felsefesini adeta bir yana koymak esaslarını da taşımıştır.
1- BAŞINDA KİM VARDI?…
AKP siyasi iktidarının anayasa taslağının hazırlanmasında AKP tarafından seçilen isimler, proflar vardı. Peki, heyetin görünürdeki başı kimdi? Dengir Mir Mehmet Fırat idi. Bütün açıklamalar Fırat tarafından yapılmıştır. Fırat’ın yaptığı açıklamaların özüne bakılır ise “Siyasi iktidar olarak bir yeni anayasa yapmak yetkilerinin bulunduğunun da” ifade edildiği görülecektir.
2- WASHİNGTON- BRÜKSEL…
Washington- Brüksel hatından gelen önce örtülü sonra açığa çıkan “Türkiye’ye yeni anayasa lazımdır” siyasi hareketleri, sonunda daha da açığa çıkmıştır. Şimdi de Washington- Brüksel hattından “yeni anayasa” talepleri gelmektedir. Bu anayasa taleplerindeki satır başlarına bakılır ise, 1- Anayasa’daki millicilik esaslarının kaldırılması, 2- Globalleşmenin talep ettiği “herşeyi özelleştirin, yabancılaştırın” iktisadiyatına anayasanın engel maddelerinin kaldırılması, da vardır. 3- Lozan’ın gözden geçrilmesini isteyen Brüksel taleplerini de bunun yanına koyarsanız nelerin istendiği açığa çıkacaktır. 3- “KONVANSİYON” ANAYASASI…
TÜSİAD’ın daha önceki yönetiminin hazırlattığı anayasa taslağı “Ulus devlet, milli devlet, üniter yapı” esaslarını bir yana koymuş, fedaratif yapıya dönük esaslar taşımıştı. TÜSİAD içinde buna tepkiler olduğu haberleri o zaman bana ulaşmıştı. TÜSİAD yönetim değişikliğinin ardından bu defa hala “kim ya da kimler tarafından tavsiye edilidiği” tartışılan “Konvansiyon”ca hazırlanacak anayasa gündeme düşmüştür. Daha önce de açıklamıştım, “konvansiyon”ca hazırlanan anayasa Fransız İhtilali sonrasında ve ABD’nin kuruluş döneminde anılmaya başlamıştır. “Konvansiyon Anayasaları”, kuruluş anayasalarıdır. Daha önce de belirttiğim gibi, yani şimdi “Türkiye Cumhuriyet’i yeniden mi kurulacaktır? Cumhuriyet bir defa kurulmuştur. Onun esaslarını bozmak, yeniden kuruluşlara kalkmak kimsenin gücünde değildir. Ama, bunu isteyen “dış ve iç merkezler” yok mudur? Vardır da o kendi ham hayalleridir. 4- FIRAT VE ANAYASA…
Şimdi dikkat: Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP tarafından hazırlattırılan anayasa taslağı heyetinin bir bakıma sözcüsü gibi de görülmüştür. Heyet başkanı olarak da görülmeye başlanmıştı. O taslak önce ABD’de Fetullah cemaatinin de içinde bulunduğu bir toplantıda tartışılmış, sonra da Brüksel’e gönderilmiştir. Bu hatalar bir yana, aynı zamanda ABD’nin Ankara Büyükelçisi Wilson da konutunda anayasa ile ilgili bazı görüşmüşler yapmıştı. 5- FIRAT VE EĞİTİM…
Şimdi dikkat: Dengir Mir Mehmet Fırat’ın “Cumhuriyet devrimleri travma yarattı” sözlerine bakarsak, daha önceki konuşmalarını incelersek “bazı yapılmak istenilenler de” anlaşılacatır. Mesela, Fırat , AKP Merkez yürütme kurulunda yaptığı konuşmada, kendisini savunmak için yaptığı açıklamalar sırasında, “Tevhid-i Tedirsat Kanunu”ndan da söz etmekte bunun iyi okunup okunmadığını sormaktadır. Demek ki, orada, o konuda bazı düşünceleri de vardır.
6- “ULUS- MİLLİ DEVLET”…
Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Cumhuriyetin ilk adımlarındadır. 1- Ulus devlet, milli devlet, üniter yapı esaslarındandır. 2- Cumhuriyet nesillerinin Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali Felsefesi dahiliyetinde yetiştirilmesini de esas almaktadır. 3- Yeni nesillerin emperyalizm karşısında dirençli olmasını da esas almıştır. 4- “Muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkacak felsefeyi” genç nesillere anlatmak, buna göre yeni nesiller yetiştirmek de o esaslar dahilindedir.
7- ŞİMDİKİ ZAMAN…
Peki şimdiki zamanda, yani AKP siyasi iktidarının milli eğitim siyaseti “Tevhid-i Tedrisat”tan geriye ne bırakılmıştır? Milli Eğitim “Özelleştirilirken”, kimi tarikatsal eğitim kuruluşları da ortaya çıkmaya başlamıştır. Eğitimde giderek “paralı eğitim” öne çıkmaya başlamıştır. Bunlar tarihsel hatalar olarak ortaya çıkarken , AKP siyasi iktidarının yeni anayasa taslağının bu konudaki yapısı da artık belli olmuştur. 8- KAPİTÜLASYON KANUNLARI…
Anayasa, şimdiki hali ile yeni “Kapitülasyon kanunları” önünde bazı engeller getirmektedir. Zaman, zaman bu konudaki kanunların yargıdan döndüğü de bilinmektedir. Ancak, yargıdan dönen bu kanunlar tekrar düzenlenerek AKP Grubu oyları ile ve tarihsel hatalarla yeniden çıkarılmaktadır. Mesela yabancı vakıflara geniş imtiyazlar tanıyan Yeni Vakıflar Kanunu bunun örneklerindendir. 9- ŞEYHÜLİSLAM DÜRRİZADE…
Bakınız, Dengir Mir Mehmet Fırat, verilen haberlere göre salı günü, “travma”dan söz ederken mesela, “Şeyhülislamlığın” da bir gecede kaldırıldığından söz etmiştir. Tabii belki kasdı nedir tam anlaşılmamaktadır, ama Mustafa Kemal Paşa’nın, Atatürk’ün başlattığı Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali sırasında, başta, Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin bütün önde gelen isimleri hakkında gıyaben verilen idam kararı son Şeyhülislam Dürrizade Esseyid Abdullah tarafından “katilleri vaciptir” diye mühürlenmiştir. O mühür basılırken Anadolu’da Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’ne katılmış müftüler de vardı. 10- CUMHURİYET NE YAPACAKTI…
Artık eskimiş ve böylesine bir ihanet içinde olan ileride de sorunlar yaratacak bu kuruluşu Cumhuriyet ne yapacaktı. Elbette ki kaldırmıştır. Çünkü, artık eskimiş kuruluşlara Cumhuriyet’te yer yoktu. Milletin kutsal din duygularının istismarını bu millet hep yaşamıştır. Hala yaşamaktadır. Kimi siyasetçiler ellerini bir türlü milletin kutsal din duygularının istismarından çekmemişlerdir. 11- DAMAT FERİT VE KUVVA…
Bu millet neler yaşamamıştır ki? Mesela, tarihe bir göz atalım. Dürrizade Esseyid Abdullah’ın o mührünün ardından zamanın işbirlikçi Sadrazam’ı Damat Ferit yayımladığı “Hükümet Beyannamesi’nde” şöyle de demektedir: “…Devlet-i Osmani mağlup olmuştur. Hükümet tarafından aktolunun (imzalanan-kabul edilen) mütareke ile galip devletlere arz-ı teslimiyet ( teslimiyetin kabulü) bildirilmiştir… Şimdi ise Teşkilat-ı Milliye (Milli Teşkilat) adı altında meydana çıkardıkları fitne fesadla siyasi vaziyetimizi tehlikeye düşürmektedirler…” 12- FIRAT VE TARİH…
Dengir Mir Mehmet Fırat, “…Atatürk Devrimleri travma yarattı” derken acaba bu tarihi gerçeklere de dikkat etmiş midir? Lozan’ı, Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nu iyi okuduğunu belirten Fırat acaba bunları ve daha neler neler vardır ki onları da iyi okumuş mudur? Öyle tarihsel hatalı bir söz etmiştir ki, bunu tarihen bilmek kolay olmayacaktır. 13- RÖVANŞ ALMAK MI?…
Fırat’ın konuşmasının ardından MHP Lideri Bahçeli ile CHP lideri Baykal da Fırat’ı eleştirmişlerdir. Bahçeli, “Fırat’ın sözleri her yönü ile utanç ve yüz karası vesilesi olduğunu” belirtirken, Baykal Fırat’ın sözlerinin 1920′lerdeki modernleşme projesinden rövanş mücadelesi olduğunu ileriye sürmüştür. 14- İŞTE ORAYA KADAR…
“Ben seçildim, güç bendedir, dilediğimi yaparım” siyasi anlayışı, bu tarihsel hatalı siyasi anlayış, biraz da “otoriter rejim özlemi” olarak ortaya çıkmaktadır. Cumhuriyet’ten “rövanş almaya geliniyor ise” işte o zaman “Durun bakalım işte buraya kadar” denileceğinden kimse şüphe etmemelidir. İşte o hiç de kolay değildir. Aldık sanılır ama sonu “hüsran” olur.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.