İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Yiğit Bulut - Havelsan, Aselsan, CERN…

Haziran 25, 2008 - VATAN, YİĞİT BULUT

Aselsan’da arka arkaya intihar eden mühendislerimizin haberlerini aylarca okuduk!

Hiç kimseden özellikle Hükümetten konu hakkında elle tutulur tek açıklama gelmedi. Son 48 saattir de Havelsan’da çalışan ve Türkiye’nin “anlık istihbarat” konusunda yurtdışına bağımlılığını ortadan kaldıracak “projeyi” yöneten “mühendisimizin”, aniden ortadan kayboluşuna dair haberleri oluyoruz… MİT bile onu arıyor ama resmi bir açıklama, elle tutulur bir veri ortada yok…

Biraz daha geriye dönelim… Türkiye’nin parçacık fiziğinde uzman 6 “ismi” Isparta’ya giderken düşen bir uçakta yaşamlarını noktaladılar. Bu ekibin başında Prof. Dr. Engin Arık vardı ve Arık, bu önemli deneylere, geleceğin enerji kaynağı olarak kabul edilen toryum konusundaki bilgilerinden ve araştırmalarından dolayı çağrılmıştı… Arık’ın çok önemli bir özelliği vardı, yakınlarına her zaman şunu söylerdi; “yeraltı ve yerüstü kaynakları” ile, stratejik konumu gereği Türkiye’yi asla bu coğrafyada rahat bırakmayacaklar… Toryumla ilgili geliştirdiği proje ile Türkiye’nin büyük bir avantaj sağlayacağını ve “toryum” rezervlerimizin “iç-dış” borçlanma gereği dahil, birçok sorunumuza çare olacağını düşünüyordu. Uzun lafın kısası; sadece laf üreten siyasetçilerin aksine Prof. Engin Arık, Türkiye’ye “gerçekten çağ atlatacak” bir işin üzerindeydi aynen Aselsan’da intihar eden ve Havelsan’da kaybolan mühendislerimiz gibi… Sevgili dostlar, bu konuda yazı yazmak için çok bekledim. Askeri kaynaklardan bilgi almayı denedim, bazı detaylara da ulaştım. Bana inanırsınız veya inanmazsınız ama bu ülkeyi seven biri olarak ve her türlü riski de göze alarak şunu yazmak zorundayım; Türkiye’nin “her konuda dışa bağımlılığını azaltacak adımlar atmayı deneyen insan kaynaklarımız”, bilinçli bir şekilde “yok ediliyor”…

Ekonomide nasıl “borçlanma” yöntemiyle “kontrolü” kaybettiysek, bugün hazine bakanımız bile İngiliz vatandaşı olan ve 2001 krizinde Türkiye’ye karşı en büyük spekülatif atağı gerçekleştiren kurumdan ayrılıp Türkiye’ye gelen bir zat ise, bağımsız “kalma denememiz” her alanda bilinçli bir “zeka” tarafından planlı bir şekilde tüketiliyor… İnsan kaynaklarımızın tüketilmesini-yok edilmesini sadece “fiziki olarak ortadan kaldırma” olarak algılamayın. Geride bıraktırılan her kurum, “mayın temizleme” iddiası ile başka ülkelere terkedilen Güneydoğu’daki kritik topraklar, yabancılara bırakılan petrol sahaları ve daha birçok detay. Bütün bunlar “bilinçli bir programın” parçası ve inanın büyük bir titizlikle uygulanıyor… Sevgili dostlar, lafı fazla uzatmayacağım. Her Türk vatandaşına bir çağrım var; bu topraklar “yeni kurulan dünya düzeninin merkezinde” ve bu topraklarda “istenmeyen tek şey; güçlü bir Türk Ulus Devleti ve güçlü bir Türk Silahlı Kuvvetleri”. Silahlı Kuvvetlerimize yönelik “planlı yıpratma çabalarını da bu noktadan sorgulamak gerekli… Bize düşen nasıl bir düşman güçle karşı karşıya olduğumuzu algılamak ve “bize dayatılan lay lay lom” psikolojisini yırtarak gerçeği görmeyi denemek. Bu vatan bize dedelerimizden kalmadı, gelecek kuşaklardan ödünç aldık… Son söz: Ne acı değil mi; İngiliz vatandaşı hazine bakanımız aslan gibi koltuğunda, rahatsız eden bile yok! Ama değerlerimiz, ya düşen uçakta ya da nerede belli değil!! UYAN TÜRKİYEM UYAN!!

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS