Mustafa Balbay - Arayış Arayışları…
Haziran 24, 2008 - MUSTAFA BALBAY
Dengir Mir Mehmet Fırat, Anayasa Mahkemesi üyelerinin kafasında hiç kuşku kalmasın diye, New York Times’a bir demeç vermiş…
Demiş ki:
“Türk toplumu bir travma yaşamıştır. Bir gece içinde dilleri, kıyafetleri değiştirilmiştir. Dini yaşama biçimi ortadan kaldırılmıştır. Bu travmayı yaşamayan toplumlar, insanların giyimleriyle ilgili tartışmaları anlayamazlar.”
Fırat’la röportajı yapan muhabir, görüşmeye ilişkin şu yorumu eklemiş:
“Türkiye’nin bugünkü kavgası 1920’lerde başlayan bir kan davası…”
Tıpkı “Humeyni’yi seviyorum, Atatürk’ü sevmiyorum” diyen türbanlının Kurtuluş Savaşı’yla ilgili söyledikleri gibi Fırat’ın değerlendirmelerinin de çoğu gerçeği yansıtmıyor! Demecin bu yanı ayrı bir yazı konusu…
Fırat, genel başkandan sonra parti adına konuşma yetkisine sahip 3 kişiden biri. AKP, “Fırat’ın sözleri partimizi bağlamaz” diyemez… Öyle anlaşılıyor ki, Fırat da AKP ile alınacak yolun sona erdiğini görüyor, yeni yol haritasını AKP’yi aratmayacak taşlarla örüyor!
Fransız Haber Ajansı AFP’nin yorumuna göre, AKP yeni kurulacak partinin amblemini saptamış bile:
Güneş…
***
Başkentteki arayış kulisleri AKP’den ibaret değil…
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın çıkışı bir süredir konuşulanları yeniden öne çıkardı. Yılmaz, 22 Temmuz’da Rize’den bağımsız milletvekili seçildikten hemen sonra yaptığı iç değerlendirmede, “şu aşamada toplumda yeni bir parti ya da hareket arayışı yok” görüşünü benimsemişti.
Yılmaz’ın bu görüşü değiştirdiği anlaşılıyor. Kafasındakinin tarifi şu:
“Japon modeli olarak da tanımlanan; birbirinden farklı düşünenlerin bir araya geldiği ortak hareket…”
Siyasette yeni arayışa girenler genellikle birkaç eğilimi bir araya getirmeyi hedefliyorlar. Bu, tek başına bir hareketin Türkiye’yi tümüyle kucaklamasının güçlüğünden kaynaklanıyor olabilir… Sonuçta AKP de, Milli Görüş omurgasının etrafına bir tutam merkez sağ, bir tutam milliyetçi sağ, yarım tutam da sol ekledi…
Yılmaz’ın giriştiği hareketin sonuçlarını zamana bırakalım, öteki arayışlara geçelim… TÜSİAD’ın geçen haftaki çıkışı bir “işaret fişeği” olarak da yorumlanabilir. İş çevreleri, 2010’lu yıllara yeni bir siyasi harita ile girmek gerektiği görüşünde birleşmiş görünüyor…
Arayış olur da, sol yelpaze boş durur mu? Burada da dikkati çeken kıpırdanmalar var ama, şu aşamada sonuç vermesi zor…
***
Aslında perde önündeki ve gerisindeki siyasi hareketliliğe “arayış“ demek abartılı olur. Çünkü bizim de köşeye taşıyabileceğimiz net çizgiler yok. Daha çok şu anlatım uygun:
Arayış arayışı!
Toplumda “AKP dışında bu ülkeyi yönetebilecek hareketler var mı, varsa hangisi” sorusu usul usul sorulmaya başladı. AKP’nin telaşının bir nedeni olası ekonomik krize iktidarda yakalanmaksa öteki nedeni “seçenek çıkma olasılığının” belirmeye başlamış olması…
Şimdiden, şu hareket tutar şundan bir şey çıkmaz gibi yorumlar yapmak erken ama, “nasıl bir hareket tutar” sorusunun yanıtlarından biri şu olabilir:
Her şeyden önce halkın içinde çoğalan bir hareket… Sahnede dolaşan kişilerin bir araya gelmesi tek başına çözüm değil…
ankcum@cumhuriyet.com.tr
Mustafa Balbay
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.