İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Taylan Sorgun - Hakan’ın Programı Ve İşbirlikçi Damat Ferit- Mandacılı Tezgahları- Ama Bilkent Muhteşemciliği De Var…

Haziran 20, 2008 - Genel, TAYLAN SORGUN

Erken genel seçimler belediye seçimleri ile birleştirilir mi birleştirilmez mi, AKP için Anayasa Mahkemesi kapatma kararı verir mi vermez mi, AKP kapatılırsa Brüksel ne der, Washington nasıl bir siyaset izler? Bu soruların hepsine en az on cevap bulmak mümkündür. Ama bakınız bu arada neler olmaktadır? 1- HAKAN PROGRAMI…

Salı gecesi CNN Türk’de Ahmet Hakan’ın bir programı vardı. Programa katılan konuşmacıların isimlerini almadım. Sormaya gerek duymadım. Çünkü, önemli olan söyledikleridir. Duyunuz da şaşırmayınız. 30 Ekim 1918 Mondros Teslimiyet Anlaşması’nın ardından bir ay sonra Sadrazamlığa getirilen ve emrperyalist işgal devletleri ile “İşbirliği içinde olduğu” tarihen belgelerle tesbit edilmiş olan Sadrazam Damat Ferit için bir konuşmacı neredeyse “Methiyecilik” yapacaktı. Sanki, Damat Ferit beraet ettirilmek istenilmiştir. Yanılgıya bakınız.

2- BAKIN MARİFETE…

Şimdi dikkat: Bakınız biz bilmiyormuşuz. Vay canına. Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya Damat Ferit “göndermişmiş.” Peki bu adama bu işbirlikçiye neden Damat Ferit denilmiştir? Çünkü padişahın eniştesidir. Ferit’in mabadına bir de “Paşa” takılmıştır. Paşalığı askerlikten değildir. Saraydan kız aldığı için o ünvan da verilmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya geçişi 13 Kasım 1918 günü İstanbul’a gelişinden sonra Anadolu’ya geçmek için başlattığı santranç siyaseti sonucudur. (Bak Taylan Sorgun Mütareke Dönemi ve Bekirağa Bölüğü. Kum Saati Yayınları)

3- HİÇ KONUŞTULAR MI…?

Damat Ferit’i neredeyse beraet ettirmek isteyen konuşmacı tarihi hata ve yanılgı içinde görmüştür. Ben bu satırların yazarı, 1960 yılı sonrası meslek ustalarımdan Falih Rıfkı Atay’ın öğüdü ile yakın tarih belgesel araştırmasına başlamıştım. O zaman Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin önde gelen birinci, ikinci, üçüncü kadroları sağdı. Çoğu ile görüşmüş ve görüşmeleri kayda geçirmiştir. 4- MESELA BİR BELGE…

Damat Ferit’in kurduğu başında Nemrut Paşa bulunan Harp Divanı’nda Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nin önde gelen bütün sivil ve askerlerin gıyaplarında idama mahkum etmesinden sonra zamanın Şeyhülislam’ı Dürrizade Esseyid Adullah da “Kıtalleri” yani “katledilmeleri vaciptir” fetvasını vermiştir. Padişah Vahdettin buna tuğrasını başmıştır. 5- DAMAT FERİT BEYANNAMESİ…

Şimdi dikkat: Bu kararın ardından aynı gün işbirlikçi Sadrazam Damat Ferit’in bir beyannamesi yayımlanmıştır. “Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin Beyannamesi” başlığını taşıyan beyanname oldukça uzundur. Beyanname’nin birinci paragrafında sözler de vardır, denilmektedir ki, “…Teşkilat-ı Milliye ünvanı altında çıkardıkları fitne ve fesat bir taraftan vaziyet-i siyasiyemizi (siyasi vaziyetimizi) bozmuş, diğer taraftan yeni yaralar açmıştır. Bir takım çirkin hadiseler Avrupa ve Amerika efkar-ı umumiyesinde aleyhimizde şiddetli bir fikir ve cereyan başlatmıştır…” Yani Damat Ferit’e göre Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali “fitne ve fesattır” ABD ve Avrupa kamuoyunda da aleyhimize bir ortam yaratmıştır. Beyanname tarihi de şöyledir: 15 Recep, 5 Nisan 1336. 6- ZEYNEL ABİDİN HOCA EFENDİ…

Birisini alıp ötekisine vurun. Bakınız Ahmet İzzet Paşa’nın Mondros Teslimiyet Anlaşması’ndan bir ay sonra Sadrazamlığa getirilen işbirlikçi Damat Ferit’in o makama gelmesinde “Saray’da önemli bir itibara sahip” Zeyel Abidin Hoca Efendi de rol oynamıştır. Belgeselini yazdığım Altay Paşa, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali Dönemi’nde Konya’da kolordu komutanı iken, geçenlerde de sözünü ettiğim gibi, Zeynel Abidin Hoca Efendi geceleri eteğinin altına taktığı pil ve ucuna bağladığı ampulle dolaşıp zavallı insanlara “…A ne mübarek adam yürürken ışık saçıyor…” dedirmiştir. Daha sonra da İngiliz altınları ile kurduğu birlikleri ile Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali ordularını “Bozkır isyanı” ile arkadan vurmuştur. İşte iki işbirlikçi: Damat Ferit ve Zeynel Abidin Hoca Efendi. 7- DAMAT FERİT TEVKİFATI…

Damat Ferit, sadrazam olduktan sonra İngilizler’in talepleri ile iki dönemde önemli tevkifatlar yaptırmıştır. 1- İttihat ve Terakki ileri gelenleri, 2- Daha sonra Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’nde bir fırsatını bularak görev, alacak olan, 3- Cumhuriyet’in ilk kabinelerinde görev alacak olan nice asker ve sivili tefkif ettirmiştir. Şimdi yine dikkat: O tevkif edilenler arasında, Birinci Dünya Savaşı’nda Irak’ta bir İngiliz Ordusu’nu komutanları general Touwsehend ile birlikte esir alan Enver Paşa’nın amcası Halil Paşa da vardı.

8- “İNGİLİZLER OLSAYDI”…

Ahmet Hakan’ın programında, kimbilir hangi tezgahlarda eğitilmiş olan “…İngilizler olsaydı daha iyi olurdu…” diye bilinçli bir şekilde “mandacılığı” savunan o genç kızın sözü açılınca tartışma Damat Ferit’e de kaymıştır. İşbirlikçi Damat Ferit’e o tartışma sırasında sanki “beraet gömleği” giydirilmek istenilmiştir. Kim ne derse desin Damat Ferit tam bir işbirlikçidir. Belgelerle sabittir. 9- PROGRAMA ULAŞMAK…

Hakan’ın programı sırasında hiç olmaz ise bir iki belgeyi anlatmak için programa ulaşmaya çalıştım. Ekranlara çıkmak hiç adetim değildir. Öyle bir ihtiyacım da yoktur. Ama, o program sırasında söylenilenler Damat Ferit’e yakıştırılan tarihi gerçekten uzak rol için bir iki şey söylemek istemiştim. Ama ulaşamadım. İşin ilginç tarafı hemen hemen aynı çerçeve sözlerdi Hele bir tarihçi olduğunu söyleyen konuşmacı vardı ki, tarihin yanlış yazıldığından söz ederken “Mesela bana para versinler, Atatürk’ü şöyle tanıt deseler öyle tanıtabilirim” demesi olmuştur. Tabii bunu o maksatla söylememiştir ama, anlatmak istediği de yanlıştır.

10- BİLMEDEN KONUŞMAK…

Konuşmacılar daha çok “hatalı tarihsel söylentilere” dayanarak birşeyler söylemek istemişlerdir. Benim Atay’ın öğüdü ile hazırladığım dört ciltlik yakın tarih belgeseli, belgelerle şunu da ortaya komuştur ki, Mustafa Kemal Paşa daha Adana’da Yıldırım Orduları Komutanı iken, 7-8 Kasım 1918 günü Anadolu’da Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali’ni başlatmaya karar vermiştir. O kararın belgeleri Mütareke Dönemi kitabımda vardır. O tarihi karar anının tanığı da belgeselini yazdığım Altay Paşa’dır.

11- MANDACILIK VE VAKIF…

Şimdi dikkat, birkaç yıl önce Adana’da Konrad Adanenaur Vakfı’nın düzenlediği bir konferans yapılmıştı. O konferans sonrasında “adı bilinen” bir yazar, ki bir medya grubudandı, bir yazısında, “Acaba biz de Almanya gibi yapsak, işgale karşı savaşmasaydık daha mı iyi olurdu” anlamına gelecek sözler etmiştir.

12- BİLKENT MUHTEŞEMLİĞİ…

Şimdi işte televizyon ekranlarında Damat Ferit için tarihi gerçeklerden uzak, Damat Ferit’i neredeyse beraet ettircek yanlışlıklar söylenirken, Bilkent Üniversitesi’nde bir muhteşem hareket görülmüştür. Cumhurbaşkanı Gül’ün de katıldığı törende Bilkent’in muhteşem genç nesilleri Atatürk posterlerini, yeni emperyalizme, yeni mandaterlik methiyelerine, yeni kapitülasyon hareketlerine karşı havaya kaldırmışlardır. Bu mesaj şudur: “Biz varız.” Evet o muhteşem gençler bir önemli mesaj vermişlerdir. 13- BİR İKTİDAR DÖNEMİ…

AKP siyasi iktidarının birinci döneminde başlayan bazı tartışmalar şimdi ikinci dönemde daha ileri boyutları ile ortaya çıkmaya başlamıştır. Siyasi iktidarın tarihsel hataları böyle bir ortamı doğurmaya doğru yönlenmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın, Atatürk’ün başlattığı Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali Felsefesi’ne karşı Brüksel’den başlayan karşı çıkışlar, aslında emperyalizmin tarihsel yenilgilerinin aşağılık kompleksinden de kaynaklanmaktadır.

Bunun yanına Washington’un “Uyduruk Ilımlı İslam siyaseti” de konulursa bakınız nerelere doğru bir akım vardır. Öteki, taraftan aslında yeni müstemlekecilik olan Globalleşme’nin Türkiye üzerindeki “yeni siyasi ve iktisadi müstemelekeciliği”nin kuşatılması da bunun öteki parçasıdır. Bakalım neler olacaktır. Ama, Milli Mücadele ve Anadolu İhtilali Felsefesi’nin Bilkent’teki gibi kahir ekseriyette olan temsilcileri de vardır, yetişmektedir.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS