Savaş Süzal - AKP’ye iktidar yolu senaryosu yeniden sahnede
Haziran 19, 2008 - SAVAŞ SÜZAL, YENİÇAĞ
Türkiye’de daha önce AKP iktidarının önünü açan senaryoları yazanlar, bugünlerde gene eski başarısız senaryolarını yeniden sahneleme peşindeler. Olay “Kemal Derviş”in pompalanması ile su yüzüne çıktı. Oyun kurucular ve oyundaki karakterler aynı. Bizler yakın tarihi zor hatırlayan bir millet haline getirildiğimiz için geçmişteki bu olayı tekrar bir hatırlayalım isterseniz? Ecevit Başbakan ve altında ANAP-MHP-DSP koalisyonu bir hükümet var. İstanbul’da başını rahmetli Sakıp Sabancı’nın çektiği bir gurup iş adamı bir gün önce yediği yemeği hatırlamayan Ecevit’e Kemal Derviş’i çözüm gibi sunar. Ecevit Derviş’e mektup yazıp çağırı ve Kemal Bey Türkiye’ye döner. Derviş gelir gelmez zaten uygulanmaya başlanan IMF acı reçetelerini satmaya başladı. Ardından Derviş, başta Mesut Yılmaz ve Aydın Doğan ile yandaşları tarafından kotarılan bir senaryo ile önce Ecevit’in partisini parçalanır, oradan İsmail Cem ve bir gurubu koparılırken Ecevit hasta diye adamı ölmeden ölmüş muamelesi çekerek Başbakanlığı Mesut Yılmaz’a kaydırmaya çalışılır. Oysa onların adamları sandıkları Derviş, başka yerlerden de emir ve talimat alıyordur. Ben Başbakan’ın, bakanı Kemal Derviş’i arayıp, telefondan ulaşamadığı saatlerde, Kemal beyin, Beyaz Saray Ulusal Güvenlik danışmanı ile bir araya geldiğini biliyorum. Nitekim Ecevit’te ölmeden önce bu konu üzerine konuşmuştu. Daha sonra ise bu tezgâha askerler çomak soktu ve Ecevit’i askeri hastanede tedavi altına alıp hayatını kurtardı. Görevini yapan Derviş ise siyasetten bir şekilde uzaklaşıp ABD’ye kendisini Türkiye’ye görevli gönderenler tarafından hazırlanan yeni görevine döndü. Böylece Ecevit’in partisi dağıldı ve Erdoğan’a kurdurdukları partinin de önü açıldı. Şimdilerde İstanbul’da yeniden AKP iktidarının yolunu açan ve kendilerini oyun kurucu sanan ancak aslında başkalarının oyunlarına alet olanların, yeniden bu eski senaryoyu canlandırıp, eski oyunun baş aktörlerini göreve hazırladıkları yolunda haberler okuyorum. Unutmamak lazım ki onların kendi çıkarları için hazırladıkları senaryo Türkiye’ye bir AKP Karanlık dönemi yarattı. Acaba bu sefer gene kimlerin çıkarlarına alet ve oyunlarına zemin hazırlıyorlar.
Gelelim ABD Başkentine, bu ülkede seçim ve enerji konuları son günlerde peş peşe ve iç içe. Ülkede miadını dolduran ve petrolcülerin adamı olan bir iktidar giderayak çözüm üretiyor gibi görünürken, çözümsüzlük öneriyor. Dünyanın ekonomi merkezi Wall Street’teki enerji uzmanları, petrole yönelik talepte önemli bir azalma olduğunu ve şu anda da petrol üreten ülkelerin elinde fazlalığı bulunduğunu belirtiyor. Ama petrol fiyatları yükselmeye devam ediyor.
Demek ki ekonominin temel kuralı olan arz-talepten dolayı petrol fiyatları yükselmiyor. Petrol şirketleri Amerikan tarihinde bir şirketin yapabileceği en yüksek karı yaptı. 2008’in ilk üç ayındaki karları 33 milyar doları geçti, sizin ve benim verdiğimiz benzin paraları ile. Bush çıktı kıyılardan petrol çıkaralım Alaska’da yeniden petrol arayalım dedi. Bugün başlansa bu petrol ABD’ye 10 yıl sonra yarar sağlayacak. Hoş petrol olsa dahi ABD rafineri sorunu var. Dolayısıyla Amerikan halkı petrolcü Bush’un bu çıkışını yemedi. Buna karşılık Demokratların aday diye çıkardığı Obama’nın da tutarlı bir planı yok. Anlattıkları bir masal gibi. Ayrıca bu Afrika kökenli senatör nedendir bilinmez bize aba altından sopa gösteriyor. Diyeceksiniz ki seçim yılıdır, Rum ve Ermeni asıllı Amerikalıların oylarına ihtiyacı var. Bundan önceki başkan adayları da bu oyunu oynamışlardı ama bunun kadar abartmamışlardı. Obama daha geçen gün Ermenilere soykırımı konusundaki sözünü bir kez daha kuvvetlendiren yeni bir yazı yolladı.
Elin gâvuruna kızmak doğru değil. Aslında biz içimizde Müslüman kıyafetine bürünmüş gâvurlardan korkmalıyız. Musevilere söverken onlarla yatağa giren, islamı savunurken papadan daha fazla Hıristiyan olan içimizdeki kanı bozuk gâvurlardan. Türkiye’de anladığım kadarıyla da bir siyasi depremin yeraltından sesleri gelmeye başladı gibi. Memlekete hayırlı olsun ne diyelim.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.