İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

SABAHATTİN İSMAİL - Tüm politikaları iflas eden Talat ve CTP-ÖRP derhal İstifa etmelidir

Haziran 19, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN

AKP ve Talat-CTP hükümetleri, 2003 yılından beridir “kazan-kazan; bir adım önde olma, uzlaşmacı görünme, Dünya dili konuşma, Dünya ile bütünleşme, uslu çocuk olma, çözümsüzlük çözüm değildir” siyaseti uyguluyor…
Onlara göre, geçmiş Türkiye hükümetleri ile KKTC′de Denktaş-UBP hükümetleri, “Dünya dili konuşmadıkları, çözümsüzlük çözümdür siyaseti izleyerek uzlaşmaya yanaşmadıkları” için, Kıbrıs sorunu bir türlü çözülememiş ve Türkiye′nin AB yolu tıkanmıştı…
Bu kafa ile bütünüyle emperyalist güçlerin güdümünde  bir politika izleyerek, Garanti Anlaşmasını çiğnemek pahasına, gayrı meşru Rum yönetiminin tüm Kıbrıs adına AB′a tam üye olmasına onay verdiler, KKTC′yi yok edecek ve Kıbrıs′ı 2. bir GİRİT yapacak olan Annan Planı′nı kabul ettiler, Rum devletini tüm Kıbrıs′ın meşru hükümeti olarak tanıma anlamına gelen ek protokolü imzalayarak Türk limanlarını Rum devletine açma taahhüdü altına girdiler, KKTC′nin, Türkiye′nin bir alt yönetim birimi olduğunu iddia eden ve Rumlara savaş tazminatı ödenmesini emreden AİHM kararlarını kabul edip uygulamaya başladılar, henüz bir barış anlaşmasının imzalanmadığı ateş-kes koşullarında Rumlara toprak ve ağır savaş tazminatı vermeyi kabul ettiler, bu amaçla YOKOLUŞ YASASI′nı çıkardılar ve AİHM′nin taşeronluğunu üstlenerek onun vereceği kararların aynısını vermeye başladılar, Rumların talebi olan bölgelerde, ekonomiye darbe vuracağını bile bile yatırımları durdurmak için ardı ardına  yasakçı emirnameler yayınladılar, Karpaz′da Rum Ortaokulu ve Lisesi açarken, Limasol′da Türk okulu açılması talebini geri çektiler, KKTC′de müze olarak kullanılan birçok eski kiliseyi Rum Kilisesinin ayinler düzenlemesi için açtılar, Güneydeki camiler tahrip edilirken KKTC′deki kiliseleri tamire başladılar, AB′ın Rum devletiyle görüşerek son şeklini verdiği ve Rum devletinin, Kuzey′in de tek meşru egemen devleti olduğu iddiasına dayanan, KKTC′yi muhatap almayan, Rum icazetli AB Mali Tüzüğü ile, aynı şekilde hazırlanan, KKTC yerine Ticaret Odası′nı muhatap alan Yeşil Hat Tüzüğü′nü kabul ettiler, Rum devletinin Doğrudan Ticaret Tüzüğü′nü engellemesine seyirci kaldılar, KKTC′nin tanınmasına karşı çıktılar, tanınmayı sağlamak için hiçbir adım atmadılar…
TESLİMİYETÇİLİK İŞE YARAMADI
Ama ne oldu?
ABD, İngiltere, AB ve BM, bunlara verdikleri hiçbir sözü tutmadı…İzolasyonları kaldırmadıkları ve KKTC′nin Dünya ile bütünleşmesini sağlayacak adımları atmadıkları gibi, Rum yönetimini tüm Kıbrıs′ın tek meşru hükümeti olarak AB′a tam üye yaptılar, Annan Planına HAYIR diyen Papadopulos′u sürekli olarak ödüllendirdiler, AB Mali Tüzüğü′nü onların istediği şekilde geçirdiler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü′nü askıya aldılar, Rumlar istedi diye, Türkiye ile 8 müzakere başlığını dondurdular, Türkiye′ye “ek protokolü imzala” baskısı yaptılar, şimdi de “protokolü uygula ve taahhütlerini yerine getir” baskısı yapıyorlar…
Bütün bunlar, AKP, Talat-CTP hükümetlerinin Rum-Yunan ikilisi ve destekçileri  emperyalist güçler karşısında izledikleri “evet efendimci, teslimiyetçi, aciz, zavallı, kazan kazan, bir adım  önde olma, Dünyanın istediği gibi konuşma” politikalarının tümüyle İFLAS ettiğinin inkar edilmez belgeleridir…
TESLİMİYETÇİLİĞE DEVAM
Ne acıdır ki, AKP, Talat-CTP, politikalarının İFLAS ettiğini görmelerine ve teslimiyetçiliğin, evet efendimciliğin, Rum yönetimiyle destekçisi emperyalist güçlerin iştahını kabartmaktan başka bir işe yaramadığını anlamalarına karşın, aynı teslimiyetçi kafayla gitmeye devam ediyorlar…
Güneyde Türklere yapılan ırkçı saldırılara karşı gereken sert tepkiyi göstermediler. Garanti ve İttifak Anlaşmasına aykırı olmasına karşın, Rum yönetiminin Fransa ve Yunanistan′la yaptığı askeri işbirliği anlaşmalarına, Güneydeki hava ve deniz üslerini bu ülkelerin emrine vermesine, bu ülkelerle ortak tatbikatlar düzenlemesine, Lübnan′dan kaçan mültecileri kurtarma adına Rum Limanlarının AB hızmetine verilmesine, Türkiye ve KKTC′nin de hakkı bulunan Akdeniz′deki petrol alanlarının  gasbedilerek uluslar arası ihalelere çıkılmasına, Larnaka′da sözde Ermeni Soykırımı Anıtı açılmasına,  Rum Meclisi′nden sözde Ermeni, Pontus ve Küçük Asya Soykırımı′nı Anma Yasaları çıkarılmasına, silahlanma faaliyetlerinin artırılmasına, birkaç protesto demeci dışında, gerekli sert tepkiler gösterilmeyerek Garanti Anlaşmasının delik deşik edilmesine seyirci kaldılar…
Bütün bunlar da yetmezmiş gibi, sırf  emperyalist güçlere hoş görünmek için, 8 Temmuz 2006′da, 21 Mart 2008′de ve 23 Mayıs 2008′de, Rum milli hedeflerini içeren, bağımsız-egemen KKTC′nin yok edilmesini ve Kıbrıs Cumhuriyeti adlı Rum devleti çatısı altında bir vilayete dönüştürülmesini öngören bir çözümün ÖN  ANLAŞMASI niteliğindeki “ortak vizyonlar” kabul edildi…
Ne ki, bunca teslimiyetçilik bile kar etmedi…İştahı daha da kabaran Rumlar ve destekçisi emperyalist güçler daha da fazlasını istiyordu…
İşte, KKTC′yi yok etmeyi ve Kıbrıs Türk Halkını, “iki bölgeli-iki toplumlu federasyon” safsatası ile mevcut “Kıbrıs Cumhuriyeti” adlı Rum devletine yamalamayı öngören  Rum-İngiliz Memorandumu, Hristofyas′ın hala büyük bir küstahlıkla “adada TEK HALK vardır, Kıbrıs Türkleri ayrı bir Halk değildir ve self-determinasyon hakları da yoktur, Garanti Anlaşması iptal edilmelidir” diye konuşması ve Rum milli hedeflerini içeren son BM Güvenlik Konseyi kararı bunun sonucudur…
Bu açıdan bakılınca Memorandum ve BM Güvenlik Konseyi kararı, AKP, Talat-CTP teslimiyetçiliğinin izlediği “evet efendimci, emriniz başüstüne, kazan kazan, bir adım önde olma, Dünya dili konuşma ve Dünya ile bütünleşme” politikalarının bir kez daha İFLAS ettiğinin kanıtıdır…
 
İSTİFA ETMELİDİRLER
İzledikleri tüm politikalar iflas eden, verdikleri hiçbir sözü yerine getiremeyen, hezimet üstüne hezimet alan, Rum-Yunan ikilisinin izlediği saldırgan politikaya hiçbir etkili yanıt veremeyen, sürekli zemin kaybeden, KKTC′yi ve Kıbrıs Türk Halkını mahvolmanın eşiğine getiren, içte ise milli birlik ve beraberliği paramparça eden, Ulusal Kıbrıs davasına tamiri çok zor büyük darbeler vuran ve hala hiçbirşey olmamış gibi Hristofyas′ın peşinden “aman ne olur müzakerelere bir an önce başlayalım” diyerek yalvar yakar koşuşturan, ekonomiyi çökerten, sağlıkta, eğitimde, ticarette, iş yaşamında Halkı Rum devletine mahkum eden Talat ve ruhani lideri olduğu CTP-ÖRP hükümeti derhal istifa etmelidir…
Tüm politikaları İFLAS etmiş olan Talat ve CTP-ÖRP′nin, sanki her alanda çok başarılıymış, sanki Kıbrıs davasında zafer üstüne zafer kazanmış, sanki KKTC′yi bir adım ileri götürmüş gibi, hala yerinde oturması kabul edilemez…
Eğer, demokratik değerlere ve Halkın iradesine bir nebze saygıları varsa, ülkeyi derhal erken seçime götürecek kararları almak zorundadırlar…

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS