İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Orhan Erinç - Aklımın Ermediği Yeni İşler…

Haziran 19, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN ERİNÇ

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kapatılması istemiyle açılan dava sonrasında siyaset ve medya dünyalarımızda yeni bir süreç başladı. Mantık biliminin kimi alanlarına yeni katkılarda bulunma konusunda yeni adımlar atıldı.
Zaten 1946’dan bu yana çeşitli problemlere neden olan demokrasi anlayışı, dünya demokrasi literatürüne yeni açılımlar sağlayan bir düzene erişti(!)
Medyamız da büyük çoğunluğu ile hem demokrasi hem de hukuk konularında yeni kavramların oluşması konusunda önemli başarılara ulaştı.
Bir yandan çokseslilikten söz edilirken, kendileri gibi düşünmeyenleri suçlayan ve küçümseyen yeni akım ise Türkiye’yi daha da demokratikleştirme iddiasıyla ortaya çıktı.
Bu nedenle izlediklerimi anlayamamamı yeteneksizliğime ve aklımın ermemesine bağlayarak hayıflanmak durumunda kalıyorum.
***
Televizyonda kanaldan kanala dolaşırken güncel bir programa takıldım.
AKP ve MHP temsilcileri vardı. İstanbul’dan meslektaşım Okay Gönensin’i gördüm. Meslektaşım Ahmet Tan da oradaydı ama gazeteci olarak mı, DSP’yi temsilen mi katılmıştı bilemiyorum.
Diyeceğim bunlar değil.
Gönensin, hem iktidar partisini hem CHP’yi, hem de MHP’yi eleştiriyordu.
MHP temsilcisi alınıverdi ve sözünü keserek, MHP’yi ancak kendisinin anlatabileceğini söyleyerek eleştiriyi engelledi.
AKP temsilcisi de oradaydı ama, Gönensin’e eleştiri hakkı tanımayan MHP temsilcisi, AKP’yi eleştirme hakkını kendinde buluyordu. Son günlerin demokrasi anlayışına uygun ve örnek sayılacak bir yaklaşımı vardı.
***
AKP’nin kapatılmasına karşı çıkanların gerekçelerini anlayabiliyorum.
Ama, akıl verenlerle onların akıllarına uyanları anlamakta zorlanıyorum.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın, AKPnin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği iddiasına karşı bazı yazarların, anayasada sıkmabaşa (türban) olanak sağlamak için yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesinin, laiklik karşıtlığı savını dayanaksız bıraktığı görüşünü savunmuyor olmaları da anlayamadığım gelişmelerden bir başkası.
Bir görüşü eyleme dönüştürme girişimi gerçekleşmişken mahkeme tarafından iptal edilmekle nasıl yok sayılabilir?
Bilenler aydınlatırlarsa sevinirim.
***
Son günlerin en iddialı söylemlerinden biri de Demokrasilerde parti kapatmanın olmaması görüşünü yansıtıyor.
Parti kapatmanın pek de iyi ve başarılı sonuçlar vermediği ortada.
Ama partilerin kapatılmasına karşı çıkanlar yalnızca bu konuyu işliyor.
Partilere de, anayasada yer alan ilkeleri yok sayan girişimlerden uzak durmalarını öğütleyenlere nedense rastlanmıyor.
Tamam partiler kapatılmasın. Ama onlar da, anayasanın ilkelerini değiştirmeye kalkışmasınlar. Bir başka deyişle, çoğunluk sağladıklarında parmak hesabıyla istediklerini yapabilecekleri anlayışından vazgeçsinler.
Milletvekilliğine başlarken ettikleri yemini bir yana bırakma haklarının olup olmadığını bir düşünsünler.
Bu konuda da kendilerini sınırlamayı hukuk kurallarına bağlasınlar.
Nedense bu konu, laiklik karşıtlarının akıllarına hiç gelmiyor.
Galiba kafalarındakini gerçekleştirmek için eski deyişle vakti merhunu, günümüz Türkçesiyle uygun zamanı beklemek niyetindeler.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS