METİN ÖZKAN - Çözümün adresi diyalog
Haziran 18, 2008 - METİN ÖZKAN, TERCÜMAN
KÖTÜLÜK, kin ve nefret bir gün mutlaka kaybedecek… İşte bu yüzden herkes, kurulan doğru diyaloglar sonucu eninde sonunda sevginin kazanacağına inanır.
Gün ayrışma günü değil, gün kucaklaşma ve diyalog kurma günüdür.
Komşunuza, arkadaşınıza, öğretmeninize sevginizi gösteren bir hediye vererek başlayabilirsiniz sevgi ve diyalog yayma faaliyetine.
MHP Lideri Devlet Bahçeli normalleşme sürecinin önünü açmak için şimdi de diyalog teklifi getirdi.
Peki diyalog nedir?
Diyalog; birbiriyle konuşarak ortak paydaları bulmak ve farklı noktaları gündeme getirmeme şartıyla yapılan insani bir danışma yöntemidir.
Yani diyalog insan olmanın gereğidir.
Diyalog kurmak; öteki olmaktansa, karşısındakini olduğu gibi kabullenme ve kendimizi de olduğumuz gibi benimsetmedir.
Her kurum ve toplum ancak kendisini tarif edebildiği ölçüde sağlıklı ve verimli bir diyaloga hazır sayılabilir.
“Ya tuzaksa” korkusu
MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli’nin getirdiği bu öneriyi dün AKP ve CHP grup toplantıları sonrasında milletvekillerine sordum.
AKP milletvekillerinin bir kısmı “Görünen o ki eninde sonunda MHP’nin klonlama önerisini uygulamaya koyacağız, önümüzdeki süreçte diyalog şart” derken, son zamanlarda yaşanan takip ve dinleme olayları yüzünden “septik” vatandaş hastalığına kapılmış bazı AKP milletvekilleri ise “MHP bizi tuzağa düşürebilir” diyerek öneriye şüpheli yaklaştılar.
Diyalog kurma önerisi nasıl bir tuzak olabilir ki?
Anlaşılan AKP her seferinde sorunların çözüm anahtarını bulan MHP’ye pirim yaptırmamak için “Bizi tuzağa düşürürler” söylemine sığınıyor.
Siyaset, insan faktörünü kullanma sanatıdır.
Yani krizi körükleyerek bundan siyasi kazanç sağlamak değildir.
Zaten böyle bir davranış, basiretli ve dürüst bir siyaset anlayışına da yakışmaz.
“Herkesle küs ve kavgalı olmak, bütün diyalog kapılarını kapatmak, bu yöndeki çabaları tartışmadan ve düşünmeden elinin tersiyle itmek, sorumlu siyaset inancına sığmaz” diyen MHP Lideri “Biz kaybedelim ama Türkiye kazansın” diyerek diyalog çağrısını yeniledi.
Herkes elini taşın altına koysun
Sİyasetçİlerİn ellerini taşın altına hep birlikte koymaları ve kimin nerden tuttuğunun önemli olmadığı bir ortamda meseleyi çözme şansları vardır.
Belirli bir seviyede gelişmişlik düzeyine ulaşmış her ülkenin, ulusal konularda ağız birliği ettikleri “Ülke meselesi” gibi siyasi bir aklı ve dili vardır.
Tarih, kendi ikbali uğruna toplumda ikilik yaratıp gerilimi tırmandırarak siyasi rant sağlayan felaket simsarı siyasetçilerle doludur.
“Siyasi rant” kavramı olumsuz bir kavramdır.
Zira siyaset toplumlarda rant için değil, toplumsal hedef ve idealler için yapılır.
Tabi siyasetin kirliliğe bulaştığı durumların olması bunu değiştirmez.
Aslolan kirli siyaset kavramları ile ikame olmak değil, kirlenen siyasetten arınmaktır.
İşte onun içindir ki toplumumuz artık savaş değil barış, çifte standart değil adalet, kibir değil eşitlik, siyasi rant değil işbirliği, kavga değil huzur istiyor.
“Tek Devlet, Tek Vatan, Tek Bayrak ve Tek Millet” diyen herkese duyurulur.
Ülkenizi ve milletinizi seviyorsanız, gerilimden medet ummak yerine, açın artık şu diyalog kapılarını!


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.