İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

MEHMET ALİ KIŞLALI - Gazeteci dediğin

Haziran 18, 2008 - Genel, M.ALİ KIŞLALI

Galiba Radikal’in yayın hayatına atıldığı günlerdeydi. Gazetenin kurucusu Mehmet Yılmaz ile Yankı dergisinde uzun sayılacak süre birlikte çalışmıştık. Radikal’deki köşesinde sevdiğimiz insanlara onlar yaşarken bu duygularımızı iletmediğimizi, ancak öldüklerinde arkalarından yazdığımızı ifade etmiş, bu arada ismimden bahsetmişti.
Telefon edip kadirşinaslığına teşekkür ettiğimde ‘‘Bizim gazetede yazmaz mısınız?’’ demişti.
Radikal’e önce haftada bir, sonra biri spor konularından olmak üzere dört yazı yazmaya başladım. Ama bir ara spor bölümünü yöneten meslektaşlar ‘Seyirci açısından spor’ konulu yazılarımı ‘gereksiz’ bulunca 1948’de amatör başladığım ve gazetecilikteki görevim ne olursa olsun ilgimi sürdürdüğüm sporu yazmayı bıraktım. 12 yıllık; 1984-1996 çalışmalarını içeren ‘Güneydoğu; Düşük Yoğunluklu Çatışma’ isimli kitabım yayımlanmıştı. 1962’den itibaren izlediğim Türk Silahlı Kuvvetleri ve genelde güvenlik konuları öncelikli olmak üzere, Radikal’de yazmaya devam ettim.
Meslek olarak gazeteciliği 1953’te seçmiş; Zafer, Yeni Gün, Milliyet, Tercüman, Türk Haberler Ajansı, Yankı, Hürriyet ve Milliyet-Haftaya Bakış, Türkiye gazetelerinde; muhabir, köşe yazarı, genel yönetici, görevlerinde bulunmuş, The New York Times, The Daily Telegraph gazeteleri ile Time grubunun Türkiye muhabirliğini yapmıştım.
Radikal’de yazmaya başladığımda galiba 47-48 yıllık gazeteciydim. O güne kadar çalıştığım yayın organlarındaki yaklaşımım ve yazılarım dolayısıyla, hiç olmazsa meslektaşlarım arasında tanındığımı sanıyordum. Yanıldığımı, genelde irdelediğim askeri konulardan dolayı, asker kökenli bir ‘yeni kalem’ olduğumu sanan, benim kadar bu meslekte eski, köşe komşumun yazılarından anladım.
Yazılarımdan birini meslekteki özgeçmişime ayırdım. Radikal okurlarına da kendimi tanıtmam gerekiyordu. Çünkü Radikal kanımca ismine uygu bir zemine oturtulmuştu. Benim yazılar geneldeki yaklaşımlar yanında, sanıyorum tutucu bulunuyor ve gazetede her görüşe yer verilse de yadırganıyordu. Ama bu durum gazeteyi kuran ve yönetenlerin yaklaşımlarına ters değildi. Yasalar dışına taşılmadığı sürece, Radikal’de görüşler sınırlandırılmıyordu.
Burada bir parantez açmak isterim; gerek Atatürkçü bir aile içinde yetişmiş olmam, gerek Galatasaray ve Mülkiye’den aldığım eğitim; yazdığım tüm yorumlarda ve yönettiğim yayın organları ile bürolardaki yaklaşımlarıma damgasını vurmuş; düşünce özgürlüğü başta demokrasiye olan inancımı her koşul altında sergilediğimin şahitliğini yapmışlardır.
Türkiye’de gerçek gazeteciliği rahmetli Abdi İpekçi yönetimindeki Milliyet’te geçirdiğim yıllarda öğrendim. Bu deneyim bana yukarıda sözünü ettiğim; Batı’nın en itibarlı yayın organlarında çok uzun yıllar çalışma olanağı da sağladı. Neticede; kendisini yazılarımda çok eleştirdiğim Turgut Özal’ın, hâlâ muhafaza ettiğim Günaydın gazetesinin bir haberinde, bir grup gazeteci hakkındaki düşüncelerini söylerken, hakkımda Batı ölçütlerine göre çalıştığımı belirtmiş olmasını iltifat saymışımdır.
Görüldüğü gibi meslek yaşamımda hem tutucu hem de ilerici gazetelerde aynı rahatlıkla çalıştım. Çünkü hep gazetecinin asıl işlevinin önemli veya ilginç konularda haber toplamak ve bunları ‘Haber kutsal, yorum hürdür’ anlayışıyla yazmak olduğuna inandım. Yorumlarımda ise, kimsenin aksini gösteremeyeceği, hep demokrasi esaslı anayasal rejimin ölçütleri geçerli oldu.
Beni bilinen vasıflarım ve inançlarımla tanıyan kimi dost önce Radikal’i tanımadıklarından; ‘Radikal’de ne işin var?’ dediler. Ama daha sonra bu gazetenin kendine özgü özgür, mevcut yasaların çizdiği sınırlar dışında sınır tanımayan vasıflarını anladıklarında, dost tepkileri çözümlendi. Radikal’i sadece kendi inançlarına dayalı mücadelelerinin özgür ifade alanı olduğunu düşünüp, farklı görüşlerin de yer almasını özümseyemeyen, bundan dolayı da gerçekte özgür düşünce yanlısı olmayanların bakışları ise değişmedi.
Gazeteciliği, Özal’ın da fark ettiği, Abdi İpekçi ekolü Batı ölçütlerine göre yapmanın kimilerince anlaşılmayan boyutlarıyla uygulamaya çalışmanın ne olduğunu,
bilmeyenlere anlatmak gerekiyor.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS