Orhan Birgit - Kim Bu Büyük Birader?
Haziran 17, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN BİRGİT
Erdoğan, “Ankara’daki karanlık senaryolarda biz yokuz” derken Anayasa Mahkemesi Başkanvekili ile Kara Kuvvetleri Komutanı’nın mart ayındaki görüşmelerinin sansasyonel bir şekilde basına yansıtılışının yanı sıra 30 Ağustos’ta Genelkurmay Başkanlığı görevine atanması beklenilen Orgn. İlker Başbuğ’un Kudüs’te çekilmiş bir fotoğrafının bazı gazetelere servis edilmesini amaçlıyor olmalıdır. Aksi belgeleninceye kadar, Cumhuriyet Hükümeti Başkanı’nın bu sözlerinin gerçeği yansıttığını kabul etmek durumundayız. Ancak, kendisinin de karanlık senaryo olarak tanımladığı böylesine çirkin girişimlerin, özellikle ülkenin bugünkü ortamını daha da gereceğini en iyi bilmesi gereken hükümetin, olayları tezgâhlayanları ortaya çıkarması gerektiğini, öncelikle siyasi iktidarın başı unutmamalıdır.
İki yıl önce bugünlerde Genelkurmay Başkanlığı sırası gelen Orgn. Büyükanıt için tıpkısının aynısı bir senaryonun gündeme getirilmiş olduğunu unutmadık.
Bir gün içinde -bizimki de dahil- yüzlerce kişinin GSM telefonlarına düşen asılsız, ama çok çirkin benzer iddialar için seyirci kalan yetkililer, benzer bir kayıtsızlık içinde; ancak devletin görevli kurumlarının edinebileceği bilgilerin bilinmeyen ellerce gündeme getirilmiş olması, sorumlu hükümet için kabul edilemez olmalıdır.
Bu olayı sergileyenler iki yıldır hâlâ ortaya çıkartılamadı. Adalete teslim edilemedi.
Aynı eller mi?
Osman Paksüt’ün önce yalanlamak istediği, ancak daha sonra hem kendisi hem de Genelkurmay tarafından TSK’nin Kuzey Irak operasyonu nedeni ile yapılmış olduğu açıklanan görüşmeyi isteyen istediği gibi değerlendirmekte elbette özgürdür.
Bu durum, şayet devlet değilse kimi çetelerin özel kurumlar içine odaklanarak, kişileri ve hele çok önemli devlet kurumlarını izlemelerinin yaratacağı sakıncaları elbette önlemeyecek, aksine siyasi iktidarı o çetelerin kucağına oturtmak gibi bir hukuk devletinde bağışlanamaz sonuçlara yol açacaktır.
Paksüt’ün ziyaret olayının medyada haber olan şekli, tam bir hafiye raporudur.
Her kim ise Anayasa Mahkemesi Başkanvekili’nin, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na gideceğini günü ve saati ile önceden öğrenmekle yetinmiyor, otomobilinin arkasına adeta yapışarak bu ziyaret sırasında karargâh binasının ışıklarına kadar gördüklerini tam bir Sultan Hamit hafiyeliği yöntemi ile belgeliyor. Daha sonra o bilgiler, şimdi tam zamanıdır denilerek, servise konuluyor.
Söyler misiniz? Böyle bir karmaşanın sergilendiği bir ülkede hukuk devletinden söz edilebilir mi?
Böyle bir ülkenin başbakanına Büyük Birader adı ile seslenmek isteyenler haksız mıdır?
Sayın Erdoğan, bu tür bir ismi özgeçmişine bırakmak istemiyorsa o çeteleri ortaya çıkartsın.
Gerçekten muktedir bir iktidarın doğal görevidir kendisinden beklenilen.


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.