Tarık Konal - DEVLETİMİZİN KURUCUSU “GAZİ PAŞA”, 16 HAZİRAN 1926’DA İZMİR’DE ÖLDÜRÜLMEK İSTENDİ.
Haziran 13, 2008 - Genel
Ulusal tarihimizin bizlere unutturulan bir acı sayfasının 82. yıldönümüdür bugün. Özellikle genç okurlara anımsatmakta yarar umuyorum.
1908–1918 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetmiş ve onun batışını hızlandırmış olan siyasi parti “İttihat ve Terakki Fırkası”dır.
Bu parti, başarısızlıkları karşısında kendisini kapatmak zorunda kaldığı gibi, partinin ileri gelenleri, maceraperest Enver Paşa ile Cemal ve Talat Paşa’lar da yurdu terk etmek zorunda kalmışlardı.
Bu partinin karşıtı olan “Hürriyet ve İtilaf Partisi” ülke yazgısına el koymuş, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde başlatılan “Ulusal Kurtuluş Savaşı” “Cumhuriyetin İlanı” ve “Ulusal Devrimler” ile taçlandırılmıştı…
Cumhuriyetin ilanından sonra, karanlık kafalılarca bir “karşıdevrim süreci” başlatılmıştı. Tanin ve Tevhidi Efkâr benzeri gerici gazetelerin yayınlarıyla da gizli-yıkıcı çalışmalar sürüp gitmişti…
O günlerde Rauf Bey ve arkadaşları “Terakkiperver Fırkası”nı kurarak, gerçek yüzlerini açığa çıkardılar. Tutuculuğu ilke edinerek halkı Cumhuriyete, ilerici ve yenilikçiliğe karşı kışkırttılar. Hilafeti, mecelleyi, medreseleri geri getireceklerini açıkça dile getirdiler…
“İzmir Suikastı” işte bu partinin kimi üyeleriyle, yurtta bir dikta yönetimi kurarak başa geçmek isteyenlerin yaptıkları güç birliği sonucu planlanmıştı.
Cumhuriyetin ilanından 2 yıl 8 ay gibi çok kısa bir süre sonra, Devletimizin Kurucusu Gazi Paşa, karanlık ruhlu kişilerin kendisine karşı sinsice planladıkları bir “cana kıyma girişimi” ile karşılaştı.
Çok değil, 4 yıl önce düşmanı denize döktüğü İzmir’de, Kemeraltı Karakolu önünde, Gazi Paşa’ya karşı eyleme geçecekler, sonra bir motorla Sakız adasına kaçacaklardı.
Başaramadılar…
Kâzım (Dirik) Paşa ve Emniyet Amiri Mehmet Ali Bey’in çabalarıyla, 2’si kullanılmış 4 tabanca, 150 mermi ve 2 adet İngiliz yapımı bomba ile yakalandılar…
İzmir’de kurulan ve Kılıç Ali, Ali (Çetinkaya), Necip Ali ( Küçüka), Dr. Reşit Galip ve Rize’li Ali Bey’den oluşan İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan ve aralarında geçmişte Gazi Paşa’dan büyük iyilikler görmüş olanların da bulunduğu bu soysuzlardan 14’ü idama mahkûm edildiler.
Gazi Paşa’yı öldürmeyi düşündükleri yerde, 13 Temmuz 1926’da asılarak cezalandırıldılar.
Bunlar: Gazi Paşa tarafından Malta’dan kurtarılmış ve daha sonra Trabzon Milletvekili yapılmış Ziya Hurşit, emekli Jandarma Binbaşı Sarı Efe Edip, tüm yaşamı boyunca Gazi Paşa’nın korumasına sığınmış ve O’nun önerisiyle Eskişehir Milletvekili seçtirilmiş Miralay Ayıcı Arif, İzmit Milletvekili Şükrü, Saruhan Milletvekili Abidin, emekli Baytar Albay Rasim, Laz İsmail, Gürcü Yusuf, emekli Teğmen Çopur Hilmi, eski İttihatçı İsmail Canpolat, Halis Turgut, Erzurum Milletvekili Rüştü ve Trabzon Milletvekili Hafız Mehmet’ti…
İstiklal Mahkemesi’nin daha sonra Ankara’da süren yargılaması sonucu Osmanlı’nın Maliye Bakanı Cavit, Dr.Nâzım, eski Ardahan Milletvekili Hilmi ve Ankara Valisi Abdülkadir idama mahkûm edildiler ve 26 Ağustos’ta cezalarını çektiler. Yokluğunda yargılanan Kara Kemal ise yargıdan kaçtı ve utancından canına kıydı…
Terakkiperver Fırkası Başkanı Kâzım (Karabekir), Refet Bele, Cafer Tayyar, Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay da yargılandılar ve aklandılar…
Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı Yunus Nadi Bey (Abalıoğlu) 27 Haziran 1926 tarihli başyazısında “Gazi’ye olan şükranlarını O’na karşı böylesine alçakça bir suikast girişimiyle ödemeye kalkan bu adamları görünce insanlığa olan güvenim kayboldu…” diye yazdı.
Ulu Önder’e kurşun sıkmak için İzmir‘in seçilmiş oluşunu bir türlü kabullenemeyen ve gösteriler yapan İzmir halkını yatıştırmak üzere yaptığı konuşmada Gazi Paşa : “BENİM NAÇİZ (önemsiz) VÜCUDUM BİR GÜN ELBET TOPRAK OLACAKTIR. FAKAT TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET (sonsuza dek) PAYİDAR KALACAKTIR (yaşayacaktır)” demişti.
Gerici güçler ihanetlerini 80 yıl öncesindeki gibi bugün de sürdürüyorlar. Tehlikenin farkında olan bizler Cumhuriyet’imizin sonsuza dek yaşaması ve ATATÜRK DEVRİMLERİ ’nin sürdürülebilmesi için, yapılması gerekenleri duraksamadan yapmalıyız.
Kaynakça:
İzmir Suikastı, Azmi N. ERMAN
İstiklal Mahkemeleri, Prof. Dr. Ergun AYBARS
Tarık Konal
13.06.2008, İstanbul
E-İleti: tarikkonal@hotmail.com


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.