Hikmet Bila - Bırakın Çocuk Babasını Öpsün
Haziran 11, 2008 - HİKMET BİLA
Bugünün konusu ne türban davası ne kapatma davası.
Ne de Anayasa Mahkemesi’nin türbanı kesin olarak durduran kararından sonra iktidarda ve iktidar yanlısı medyada başgösteren öfke dalgası…
Ne kimi gazete köşelerinde çalınan ‘savaş’ tamtamları…
‘Anayasa Mahkemesi’ni by-pass edelim’,
‘Olmadı veto edelim’,
‘Olmadı mahkemeye verelim’,
‘Olmadı haritadan silelim’ gibi ipe-sapa gelmez çığlıklar da değil.
Kapatma davasının olası sonuçları üzerine, bazıları panikle ortaya atılan görüşler de değil…
***
Günün konusu Oğuz.
7 yaşındaki Oğuz.
Önceki gün Beşiktaş Adliyesi’nde yaşadıklarıyla, herkesin yüreğini parçalayan Oğuz.
Oğuz’un anne-babası nikâhlı olmadığı için babasının soyadını taşımıyordu. Ama babası ağır bir suçtan yargılanıyordu ve yaklaşık iki yıldır onu görmemişti. Soyadı tutmadığı için babasıyla görüşmesine izin verilmiyordu. Yaşı küçük olduğu için duruşmalara da alınmıyordu.
İlkokul birinci sınıf öğrencisi Oğuz, o gün okula gitmedi, adliyede babasını görecek, sarılacak ve öpecekti.
Babasının araçtan indirildiğini gördüğü anda koştu. İki yıllık hasret bitecek gibi görünüyordu. Babası da ona doğru hamle yaptı. Tam elleri birbirine değmişti ki, güvenlik görevlileri ikisini ayırdı.
Oğuz ağlayarak yalvarıyordu:
‘Bırakın babamı bir defa öpeyim!’
Babası yalvarıyordu:
‘Bırakın bir defa oğluma sarılayım.’
Bırakmadılar. Jandarma babayı, polis oğlunu uzaklaştırdı. Talimat böyleydi çünkü… Yasalar böyle diyordu.
***
Oğuz ağlamış, çırpınmış, yalvarmış, yine de babasını kucaklayıp öpememişti. Ama, bir tesellisi vardı:
‘Babamın ellerini tutabildim.’
Bir de umudu vardı:
‘Belki babamı rüyamda görürüm.’
Bu dram herkesi üzdü. Görevlerini yapan polisi ve jandarmayı da üzdü, çocuğun yalvarışını görüp duyanları da üzdü. Haberi izleyip okuyanları da üzdü.
Herkesi üzen bir olaysa..
Neden yaşandı ki?
Oğuz’un ne suçu var ki?
Oğuz olayı bir ders olmalı… Yok mudur bunun bir çaresi? Annesi, babası ne kadar ağır bir suçtan yargılanıyor olursa olsun, küçük çocuklar annelerini, babalarını kucaklayıp öpebilmeli.
Bunun adalete zararı olmaz.
Katkısı olur.
Hangi küçük çocuk babasını öpememe cezasını hak eder ki?
Oğuz’la babasını buluşturma yetkisi kimindir bilmiyorum. Savcının mı, yargıcın mı? Bu buluşma sağlanırsa ne güzel olur.
Örnek olur.
Hikmet Bila
Cumhuriyet


Bizim toplum sevginin gücünün farkında değil.Babayı tanımıyoruz.Nasıl biri.Çok ağır suçu nedir!Diyelim ki babanın ruhnun derinliklerine kötülük tohumları dökülmüş.Bunlar da fışkırmış,boy vermiş.Oğuzun ona sarılıp segisini yanaklarına boşaltması,babanın içindeki tüm kötülükleri yok eder.Toplumun,yönetimin,eğitimin de biricik amacı budur.Bu binlerce örnekten görme şansını yakaladığımız biri.Ne fırsatlar kaçırıyoruz kim bilir…
Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.