İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Ergin Yıldızoğlu - ‘Önce Anlamak’ Üzerine…

Haziran 11, 2008 - ERGİN YILDIZOĞLU

Nereden nereye geldik?.. En fazla on sekiz ay önce gazete sayfaları, TV tartışma programları siyasi istikrar”, “demokratikleşme”, “AB üyeliği”, “ekonomik istikrar ve büyümeüzerine haber ve yorumlarla doluydu. Şimdi nereye baksak kriz Soğukkanlı yorumculardan biri bile geçenlerde Kriz o kadar derin ki söz tükendi diyordu.

Peki ama o kadar olumlubir noktadan bu kadar olumsuz bir noktaya nasıl geldik? Karl Marx Filozoflar bugüne kadar dünyayı çeşitli biçimlerde yorumladılar. Ama esas olan değiştirmektir diyordu. Sanırım bugün bu tezitersine çevirmek gerekiyor: Hep değiştirmeye çalıştık, ama önce anlamaya çalışmak gerekiyor…” Çünkü, doğru dürüst anlamadan hep aynı şeyleri tekrarlayarak değiştirmeye çalışmak bizi bugüne kadar hep yapınıniçine hapsetti.

Bağımsız Sosyal Bilimciler kolektifinin, geçen ay, Yordam kitaplarından çıkan 2008 Kavşağında Türkiye başlıklı kitabı, bu anlama sürecinebüyük katkı yapabilecek bir çalışma. Çok az sayıda araştırmacının (örneğin Mustafa Sönmezin), esas olarak ekonominin kritik konularına eğilen değerli ürünleri bir yana, kendi türünde sanırım tek örnek. Çünkü BSBnin kitabı Türkiyenin dönemini salt ekonomik değil, aynı zamanda siyasi özellikleriyle çözümleyen, süreci dünya ekonomisi içine koyarak anlamaya çalışan bir yapıt. Üstelik tek bir kişinin aklının değil, bir kolektifin ürünü.

Her yerde kriz

İki yıl önce de biz bu siyasi istikrar resmini, piyasa ekonomisinin moda tabiriyle satın almıyorduk”. AKP ile başlayan rejim değişikliği girişiminin ülkeyi kaçınılmaz olarak bir siyasi krize sürükleyeceğini ve bu krize hazırlıksızyakalanacağımızı ileri sürüyorduk. Sosyalist geleneğin külliyatındaki devlet teorilerini unutmayı seçmiş kimi solcudostlarımız ise zaten yanlış tanıdıkları AKPnin Meclis çoğunluğunun rejimi değiştirmeye yetebileceğini sanıyorlardı. Liberaller ise AKPyi uyarmak yerine, kışkırtıyor, kapitalist devletlerde, Meclisteki çoğunlukla rejim değiştirmeye kalkacak popülist (halkçı ya da faşist) projelere önlem olarak kurulan denetim mekanizmalarını, özellikle güçler ayrılığı ilkelerini hiçe sayarak, burjuva devletin en temel prensiplerine, kendi toplumsal işlevlerine ihanet etmeye hazırlanıyorlardı.

Bugün gelinen noktada, önce Nisan mitinglerine karşı alınan tutum, sonra tutuklamalar, 1 Mayıs rezaleti, dinlemeler ve sivil toplumda artık ayyuka çıkan dinci dönüşüm, demokratikleştirici AKPhavasını dağıttı. BSB kitabının Siyaset ve söylem, AKP iktidarı ve toplumsal gerçeklikbaşlıklı birinci bölümü, bu siyasi sürecin en önemli bileşenlerini irdeliyor, olanları anlamayabaşlamak için önemli ipuçları ve tezler sunuyor.

“Balon” içinde “balon”…

AKPnin hükümeti döneminde Türkiye ekonomisine bakınca, insan ister istemez, köpük şişirme oyuncağı satıcılarını anımsıyor. Bunların en becerikli olanları, oyuncağın marifetini gösterirken büyük bir köpüğün içinde bir de daha küçük bir köpük şişirerek çocukların gözlerini kamaştırırlardı.

AKP hükümetinin ekonomi politikaları, dünya ekonomisinde başlayan büyük kredi köpüğü içinde bir de Türkiyede bir mali köpük ve buna dayalı bir refah havası yaratmayı başardılar. Bir farkla ki bu, köpük oyuncağı gibi masum bir şey değildi. Patlamaya başlayınca birilerinin akla sığmaz servetler yapmış olduğu, büyük çoğunluğun ise şimdi hızla yoksullaşma, evini, işini kaybetme ve hatta açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı ortaya çıkıyor.

BSB kitabının Uluslararası Çerçevebaşlıklı II. Bölümü büyük köpüğün nasıl ve neden oluştuğunu, sonra neden patlamaya başladığını anlatırken, III, IV ve V. bölümler küçük köpüğoluşturan süreci tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Raporun VI, VII ve VIII. bölümleri küçük köpüğün” “büyük köpükle ilişkisini, küçük köpüğüniçindekilerin yaşadıkları dönüşümü ve toplumsal çürümeyi irdeliyor. Nihayet son iki bölüm, son yıllarda yaşanan yasal süreçleri, bir anlamdarejim değiştirmeçabalarını, rejimin direniş mekanizmalarını emekçilerin hakları ve çıkarları açısından irdelemeye ve anlamlandırmaya çalışıyor. Nihayet son bölümde, son toplu durumu, 20 yıllık, benim restorasyon olarak nitelediğim dönemin içinde değerlendiren, geleceğe dönük genel bir panorama sunuluyor.

Özetle bir şeyleri, emekçilerden, halktan yana değiştirmek isteyenlerin öncelikle ve mutlaka okuması gereken bir çalışma var karşımızda.

erginy@tr.net

http://erginyildizoglu.blogspot.com

Ergin Yıldızoğlu

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS