Cüneyt Arcayürek - Türban Sorunu Yok Yasama Sorunu Yaşanıyor(muş)…
Haziran 11, 2008 - CÜNEYT ARCAYÜREK
Türban sözcüğünü söylemeden türban sorununu bütün partilere mal etmeye çalışıyorlar.
Bakanlar Kurulu toplantısından sonra sözcü Çiçek Cemil’in açıklamaları bu saptamayı doğruluyor.
Üstelik Çiçek Cemil’in öne sürdüğü görüşler RTE’nin öne süreceği çözüm olasılıklarına hazırlık niteliğinde.
Ne diyor hükümet sözcüsü; “Meclis’in 411 gibi büyük çoğunlukla aldığı karara ve Meclis’in yetkisine müdahale edildi”.
Kim müdahale etti? Anayasa Mahkemesi!
Öyleyse türban yasağını kaldıran anayasa değişikliğinin ret edilmesi “AKP’nin sorunu değil, bir demokrasi sorunudur, yasama erkine müdahale anlamındadır. Evvela bunun netleşmesi lazımdır ve bu sorun çözülmediği sürece Türkiye’de demokrasi nereye gidiyor sorusu sürekli gündemde olacaktır”.
Sonuç; “türban sorunu sadece AKP’nin değil, TBMM’nin sorunudur ve TBMM bu sorunu çözmek zorundadır”.
Gerekçe belirlendi. Geriye, iktidarın istemi doğrultusunda TBMM’nin bu sorunu hangi yoldan veya biçimde çözmeye girişeceği kaldı.
Çiçek Cemil, patronuna saygılı, üç aşağı beş yukarı ortaya çıkan çözüm olasılıklarını söylemiyor. Onu da RTE’ye bırakıyor.
***
Çiçek Cemil’in söylemleri arasında haklı denilebilecek bir vurgulama var. Diyor ki:
“…Şunu da hepimiz kabul ediyoruz ki, bir demokratik ülkede herkesin yaptığı işin anayasa içinde ve çerçevesinde kalması şarttır…”
Çok doğru. AKP türban sorununu çözeceğim diye anayasayı zorlayan önerilere bel bağlamasa, anayasa içinde ve çerçevesinde kalmayı sindirebilseydi, türban türban diye anayasa içine sığmayan olanakları zorlamasaydı.. bugünleri yaşamayacaktık…
Ama nerede? Başında kavak yelleri esen bir lider, yüzde 47 ile ne olduk delisi olan bir parti.. sonunda başını vurdu Anayasa Mahkemesi duvarlarına.
Şimdi düştüğü çukurdan çıkabilmek için çoğunluğu elinde tuttuğu TBMM’de diğer partilerin de katkısıyla iddiasını (türbanı) yaşama geçirmeye ve bu iddiayı çoğunluğun değil, bütün partilerin sorununa dönüştürmeye çalışıyor.
***
Dolaylı ve dolambaçlı yoldan bütün partileri türban sorununun çözümüne, Yüksek Mahkeme’nin yetkilerini budamaya ortak etme çabası içindedir AKP ama, olayı bir yasama sorununa dönüştürmeyi içeren -kendine özgü- gerekçeler sıralarken, her nedense türban sözcüğünü ağızlarına almamaya özen gösteriyorlar.
Bir soru bir yanıt, olayı doğruluyor.
Soru: “Gelinen noktada Anayasa Mahkemesi ile yasama arasındaki sorunu aşmak için bir formülünüz var mı? Türban meselesi kapandı mı?”
Çiçek Cemil’in uzun yanıtında türban sözcüğüne de, türban meselesinin kapandığına da değinen tek cümle yok.
Ama Yüksek Mahkeme ile Meclis arasında var olduğunu öne sürdükleri sorunu çözmek üzerine, daha önce söylediklerini yineleyen bir araba dolusu laf var.
Dönüp dolaşıp aynı kanıyı yineliyor: “Evvela tasarrufu yapan TBMM’nin bu konuyu oturup gündemine alıp değerlendirmesi gerekir” diyor.
Çiçek’in açıklamaları, dün RTE’nin yaptığı açıklamaların, irdelemelerin önsözü gibi.
Perşembenin gelişi çarşambadan bilindiği gibi; Çiçek, salı açıklamalarını pazartesiden duyuruyor.
Fakat hükümet (RTE) adına konuşan sözcü Çiçek Cemil’e basın toplantısında şu soru yöneltiliyor: “…10 ve 42’deki değişikliği başörtüsü ya da türban takan öğrencilerin önündeki engeli kaldırmak için yapmadınız mı, o ismi kullanmak istemiyorsunuz. İkincisi, ortada bir sorun varsa, 82 Anayasası net anlaşılmıyorsa, bu yetki kargaşaları yaşanıyorsa, bunun düzeltilmesi konusunda önümüzdeki dönemde atılması gereken somut adımlar nelerdir?..”
Sözcü, dakikalardır hükümetin (tabii partinin) bulduğu yol ve yöntemleri anlatıyor, lakin basın toplantısındaki son soru bu anlatımların kamuoyunu tatmin etmeyecek düzeyde olduğunu vurguluyor.
Hükümet, türban sözcüğünü ağzına almamakta ısrar ediyor. Çareyi yine çoğunlukta oldukları TBMM’nin bulacağını söylüyor.
Tabii sorunun çözümünü bütün partilere bağlama çabasını, bu çabayı TBMM çatısı altına sürüklemeyi öngören iktidar görüşü kabul görürse…
Cüneyt Arcayürek
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.