Orhan Bursalı - Yerli, Yüzde 41.6! En Gelişmiş Komuta Kontrol Merkezi
Haziran 10, 2008 - ORHAN BURSALI
Türk Silahlı Kuvvetleri, ihtiyaçlarını karşılamada “dışa bağımlı” bir yapıdan, “yerli üretime” dayalı bir yapıya geçiyor. Hemen bütün savunma alanlarında, yurtiçi ARGE destek ve üretimleriyle, ciddi bir savunma sanayii reel sektörü yaratıldı ve pek çok savunma sanayii ürününe de dış ülkelerden istek var. Geçen yıl 420 milyon dolarlık dışsatım gerçekleştirildi!
Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, mezun olduğu ODTÜ Elektrik-Elektronik Bölümü’nde, 40. kuruluş yıldönümü nedeniyle bir konuşma yaptı ve “Silahlı Kuvvetler Komuta Kontrol Merkezi’nin elektronik haberleşme yeteneği, dünyanın en üstün sistemlerinden biridir, bu sistem hiçbir Avrupa ülkesinde yok ve bütünüyle yerli üretimdir” dedi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı da bütün askeri üslerle elektronik ve görüntülü bağlantı halinde…
Elektronik yazılımda büyük bir başarıma ulaştıklarını, örneğin bir Kobra helikopterinin içini, silah sistemlerini tamamen boşaltıp yerli yazılım ve sistemlerle donattıklarını ve uçurduklarını belirten Bayar’a göre, TSK’nin kullanmaya başladığı ilk insansız uçaklar da yerli şirketler tarafından geliştirildi; daha gelişmiş insansız uçaklar yıl sonuna kadar TSK’ye teslim edilecek; yerden görünmeyecek ve yüksekte uçacak daha büyük ve son derece gelişmiş teknolojilere sahip insansız uçakların üretim projesi de hızla ilerliyor…
Anlaşılan Türkiye, insansız uçak üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasına girecek…
***
Müsteşar, her yıl, savunma ihtiyaçlarının içeriden -yerli üretimle- karşılanma oranını arttırmaya yönelik bir strateji izlediklerini belirtti, büyük savunma projeleri için ana yüklenici şirketlerle çalıştıklarını anlattı ve “Politika olarak, yüklenici ana şirketlere, projenin yüzde 20 ile 70 arasında bölümlerinin mutlaka alt yüklenicilere, uzmanlaşmış KOBİ’lere verilmesini şart koşmaya başladık. Örneğin simülasyon cihazı üretiminde yüzde 70 alt yüklenici olarak çalışan 19 KOBİ var” dedi…
Her geçen yıl yerli ARGE miktarı artıyor, SSM projeleri olarak, halihazırda 600 milyon dolarlık ARGE (araştırma-geliştirme) yürürlükte: “Bu süreçte bilginin oluştuğu adresleri dikkatle izliyor ve üretim sürecinde de üretimin nerelerde yapılması konusunda da aktif davranıyoruz.”
Bayar, İtalyanlarla yeni yapılan Kobra helikopterleri anlaşmasına göre, ortak üretimin yanı sıra, helikopterin bütün görev bilgisayarı sistemlerini de yerli üreteceklerini ve silah sistemlerini yerleştireceklerini belirtirken “Amerikan şirketleri bizim bu şartımıza uymadıkları için elendiler” dedi…
***
Murad Bayar, Savunma ve Havacılık dergisinin son sayısında yayımlanan söyleşide de ilginç noktalara değindi. Buna göre:
* TSK’nin savunma sistem ihtiyaçlarını yurtiçi karşılama oranı, 2006’da yüzde 37 iken 2007’de yüzde 41.6’ya ulaştı. 2011 yılında yüzde 50’ye ulaşacağız…
* Stratejik hedefte, savunma silahları ve hizmetleri ihracatının 3 yıl içinde 1 milyar dolara çıkması var… 1997’de bu rakam 138 milyon dolar idi. 2007’de 420 milyon dolar oldu.
* SSM, bugüne kadar, yerli şirketlerce ve üniversitelerce gerçekleştirilen toplam 91 ARGE projesini destekledi. 38 proje tamamlandı, 53 proje sürüyor.
* Bugüne kadar gerçekleştirilen ARGE projelerinin ağırlıklı alanları: Kriptoloji, elektronik, uzay/havacılık, Aviyonik, sistem entegrasyonu, C41SR sistemleri, modelleme ve simülasyon, MilGem (Milli Gemi projesi çok kapsamlı sürüyor), sensörler ve bilişim…
Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın ana politikası, savunma sistemlerinin tedarikinde, azami ölçüde Türk sanayisinin katılımını sağlamak ve savunma sistemlerinde dışa bağımlılığı azaltmak…
Bayar, tamamen dışalıma bağlı bir savunma politikasının, kısıtlamalar nedeniyle zorluklarını yaşadığımızı (Kıbrıs müdahalesi) belirtti; ortak üretim modelinde de yine dışa bağımlılığın sürdüğünü, şimdi ise mümkün olduğunca özgün üretim modelinin hedef alındığını ve teknolojisinin tamamen bize ait olmasına gayret edildiğini dile getiriyor.
***
ODTÜ’de dinlediğim Bayar, konusuna tamamen egemen, yanında çalıştırdığı insanları da en kısa sürede en uzman düzeyine çıkartmayı hedefleyen, ulusal üretime odaklanan bir profil çiziyordu! Nitekim politikaları ve yaptıkları da bu profile uygun!
Türkiye’nin ekonomi ve pek çok bakanlığı, böyle bir anlayışla “iş üreten” üst düzeyde uzmanlarca yönetilseydi, Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu koşulların çok ötesinde uygar ve temel sorunları çözmüş bir yapıya kavuşabilirdi, düşüncesini doğuruyor, SS Müsteşarlığı’nın anlayışı ve politikaları…
Orhan Bursalı
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.