Oktay Akbal - Sorun Öyle Çok ki!
Haziran 10, 2008 - OKTAY AKBAL
Konu öyle çok ki! Hangisini yazmalı diye düşünmeye bile gerek yok. Al birini, başla!..
***
Dışişleri Bakanı Bay Babacan, -ki, ilk kez başörtüsüyle üniversiteye girmeye kalkan Hatice Hanım’ın yeğenidir!- açıkça söylemiş, bilerek mi bilmeyerek mi? Yargıtay Başsavcısı’nın partisiyle ilgili suçlamalarına destek olsun diye mi!.. “Türkiye’de Müslümanların da sorunu var...” AKP bu sorunu çözmek için laiklik karşıtı davranmakla suçlanıyor! Üstelik de bu sözünü yadsımıyor; “Yalan mı söyleyecektik” diyor. Savcının iddianamesine yeni bir ek mi?
***
Dikili’nin Belediye Başkanı Osman Özgüven, ilçesini bir çeşit cennete çevirmiş! Her türlü kolaylık, olanak, rahatlık sağlayıcı önlemler, kişiyi mutlu kılacak, “oh” dedirtecek koşullar… Hangi birini saymalı? Ama yakasına yapışmışlar; neden halkına kimsenin vermediği, tanımadığı bir yaşama düzeyi sunmaya kalkıyorsun, başkalarına kötü örnek olmuyor musun? Hesap versin diye mahkemeye çağırıyorlar.
Yetmezmiş gibi, son iki kez Belediye Başkanı olup da son seçimde yerini başarılı Osman Özgüven’e kaptıran kişiyi CHP’ye üye yapıyorlar, gerçek bir Atatürk devrimcisi Osman Özgüven’in seçilmemesi için uğraşıyorlar. Özgüven, CHP’den atılmış, ya da kendisi ayrılmış, SHP’den seçilmiş… Şimdi Baykal CHP’si durup dururken karşısına bir rakip çıkartıyor!.. Bilmem, Dikili halkı buna ne diyecek?
***
Ankara Belediye Başkanı Gökçek hakkında suç duyurusu yapılmış. Bu kaçıncısı? Zeki, becerikli bir kişi, dört seçimdir Ankara Belediye Başkanı. Her seçimde nasıl kazanıyor? Halkın sevgisinden mi, başarılı işlerinden mi? Bunun nedeni yok, ya da var. Hemen her seçimde karşısına çıkarılan üç dört sol adayın oyları bölündüğü, Gökçek’in aradan önemsiz bir farkla seçildiği için!.. Hep yazmışızdır, “Aranızda anlaşın, tek aday üstünde birleşin”. Ama yıllardır bu gerçeği ne CHP’ye, ne DSP’ye anlatabildik!
***
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, “ulemalar”a sormadan bir karar daha verdi! İmam hatip lisesi öğretmenlerinden Fatma ve Sevil hanımların başvurusunu geri çevirdi! “Hayır, derslere türbanla giremezsiniz” dedi. Yıllar önce Leyla Hanım da dersini almıştı… Az kaldı Hayrünnisa Hanım da AİHM’den terslenecekti. Eşi Türkiye Dışişleri Bakanı olur olmaz, başvurusunu geri alma becerisini göstermişti! Bakalım yeni bir başvuru daha olacak mı? Yoksa AKP kafası yargıya, yargıçlara karşı olduğu gibi, AİHM’yi de yaylım ateşine tutacak mı? Ulemalara sormadan kararlar veriyorlar diye!..
Derken, Anayasa Mahkemesi de AİHM gibi türbanı yasaklayan bir karar almaz mı?.. AKP’de kıyametler koptu. Sövgüler, yergiler birbirini izledi!.. İşler daha da karıştı…
***
Evet, şu günlerde yazacak konu çok!.. Hepimiz bir korku dönemi yaşıyoruz. “Dün Ahmet’le telefonda konuşurken ileri geri şeyler söyledim, acaba bir gün bu dediklerim suç mu sayılacak!” diye… Hele yazarlar, öğretmenler, aydın kişiler… En iyisi AKP’li bir bakanın dediğini yapmak, hiç konuşmamak!.. Ne evde, ne işyerinde, ne de sokaklarda! Bir duyan olur, bir yazan olur, en iyisi susmak, susturulmak…
***
Daha neler var, neler?.. Açlık sınırı hangi çizgiye inmiş! Ülkenin dörtte üçü yarı aç, yarı tok yaşıyor, daha da çok, aç yaşıyor!.. Gazete manşetleri, “Başbakan biraz da çarşı pazar gez!” diye sesleniyor!..
Oktay Akbal
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.