İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Orhan Erinç - Doktor Ne Yerse Yesin Dedi…

Haziran 09, 2008 - CUMHURİYET, ORHAN ERİNÇ

Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği, sıkmabaşı kamuda serbest bırakmayı da amaçlayan anayasa değişikliği girişimi, beklenen hukuk dışı tepkileri tırmandırmaya yetti de arttı bile.Anayasanın iki maddesine eklenmeye kalkışılan kurallar, maddelere bakıldığında laiklik ilkesini yok etmeye yönelik bir niyeti yansıtmıyor gibiydi.
Ama, maddelere niçin ihtiyaç duyulduğunu anlatan gerekçeler, amacı açık seçik ortaya koyuyordu.
Özellikle maddelerin kabul edilmesinden sonra yapılan açıklamalar, bu girişimin bir başlangıç olduğunu gösteriyordu.
YÖK Başkanının alelacele yayımladığı ve uygulanması yargı kararı ile durdurulan yazısı ya da genelgesi de, kendisini atayan siyasal iktidarın beklentilerine somut bir örnek oluşturmuştu.
Demokrasinin, çoğunluğu rejimi bile değiştirecek yetkilerle donattığına inananların yaptığı yanlış, Anayasa Mahkemesinden geçit bulamadı.
***
AKP ve yandaşları, Anayasa Mahkemesinin niçin oluşturulmuş olduğunu da unutmuş görünüyorlar.
Yüksek mahkemenin bugüne kadar verdiği yüzlerce iptal kararı varken ve bunlardan hiçbirine milli iradeye saldırınitelemesi ile eleştiri yönetilmemişken, sıra sıkmabaşa geldiğinde anımsanıverilen milli iradeyutturmacasını anlamak olası değil.
Anayasa, düzenlenmesi yönünden birbiri ile çelişen kurallar da içeriyor.
Örneğin Yasama yetkisi Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemezdiyen bir 7nci madde var. Yoruma olanak vermeyecek bir açıklıkta.
Ancak daha sonra gelen bir made (91) Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilirdiyor. Yani devredilemez yetkiye bir ayrıcalık getiriyor.
Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğini şekil yönünden denetlemesi kuralı da, başka maddelerde belirtilmiş olan kurallarla bağlantılı olarak değerlendirilebilecek bir kural durumunda.
İşte bir örnek daha. 153üncü madde, şöyle sona eriyor:
Anayasa Mahkemesi kararları, Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
Sıkmabaş (türban) girişimleriyle ilgili iptal kararları ortada iken, yasamanın iktidar kanadının onları yok saymasına anayasa yönüden izin verilebilir mi?
Ya da anayasa kurallarının geçerliğini sağlamakla görevli Anayasa Mahkemesi, yargıyı bağladığı açıkça belirtilen bu kuralı yok sayabilir mi?
Yapılmaması gereken bir yasa değişikliğinin yapılması, şekil yönünden de mümkün müdür?
Bu soruların yanıtları, konuya salt politika ve özel çıkarlar söz konusu olduğunda ne yazık ki gerçeği yansıtmıyor.
***
Bilirsiniz.
Yaşamasından umut kesilen hastaların durumunu özetlemek için kullanılan bir cümle vardır: Doktor ne yerse yesin dedi.
Sıkmabaşın durumu da ona benzedi. Yine politika malzemesi olmayı sürdürecek ama gerçekleşme hayali tümüyle sona erdi.
Bazı başlara bela olması da cabası.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS