İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Nilgün Cerrahoğlu - Bu da Blair Tarikatı

Haziran 08, 2008 - Genel

Medeniyetler İttifakı şampiyonlarına yeni bir isim daha katıldı.

Üç beş yıl öncesine dek Avrupa solunun en karizmatik liderlerinden sayılan Tony Blair, kendi adıyla anılan bir inanç vakfı kurdu. Vakfın amacıKitap dinleri arasındaki anlayış ve saygıyı geliştirmek; küresel fakirlik, hastalık ve çatışmalara dinler arası diyalogla çözüm üretmekmiş

Adı bir dönem -çıkmaz sokakta biten- Üçüncü Yolla anılan eski İşçi Partisi lideri, başbakanlıktan ayrıldıktan sonra şiddetli bir mistisizm krizine tutuldu.

Krizin ilk aşamasında Blairi, Vatikanda sahne alırken gördük. Üçüncü Yolun önderi; tam Noel üstü, Papanın takdis ettiği bir transferle mezhep değiştirerek Katolik oldu.

İkinci aşamadan geçen hafta haberdar olduk. Blair bu kez İdeolojilerin 20. yüzyılda tuttuğu yeri, dinin aldığını ilan ederek küresel bir din vakfıyla ortaya çıktı. Vakıf İbrahimin çocuklarını toplayıp, bir araya getirecekmiş. Tony Blair yaşamının gerisini artık bu din, iman işlerine adayarak geçirecekmiş!

Nerden nereye?

Bir modern zamanlar azizi…

Tony Blairi bilmeyen böyle bir haber karşısında İngiliz liderin Assisili Aziz Francesconun (okunuşu: Françesko) izinden gittiğini düşünebilir. Hıristiyanlığın efsanevi azizlerinden Assisili Francesco; -malumunuz olduğu üzere- sekiz yüzyıl kadar önce Fransisken tarikatını kurarken, dünya nimetlerine sırt çevirmiş ve keşiş cüppesiyle çıplak ayak dere tepe düştüğü yollarda kendisini fakirlere, hastalara şifa; iman dağıtmaya adamıştı

Blairin söylemlerine baktığınızda Assisili Aziz Francesconun 1200lerdeki ajandasıyla çarpıcı benzerlikler bulabilirsiniz ama bu modern zamanlar azizinin ayakları çıplak değil. Bilakis eski İşçi Partisi lideri, bir eli yağda bir eli balda yaşıyor. Hal böyle olunca Blair adının inanç sözcüğüyle yan yana gelmesi, insanların yüzüne ya müstehzi bir tebessüm konduruyor; ya harbiden kızdırıyor.

Verdiği her konferans için 200 bin Avro alan bir şahıstan bahsediyoruz. Danışmanlık yaptığı yatırım Bankası JP Morgan Chaseden yılda 2.5 milyon Avro aldığı söyleniyor. Bunun yanında İsviçreli bir sigorta şirketinden yılda gene 700 bin Avro götürüyor. Eh bir de ABD, AB, BM, Rusya hesabına üstlendiği Ortadoğu Özel Temsilciliği var. Oradan da hiçbir şey olmasa cömert harcırahlar topluyor. Bunlara ayrıca anıları için imzaladığı 6 milyon Avroluk kitap anlaşmasını eklerseniz; Blair tarikatının yaşam standardı hakkında net bir fikir edinebilirsiniz.

Geçen ay başında daha, gazeteler karı koca Blairlerin 4 milyon sterline yeni bir malikâne aldığını yazdı. Aynı dönemde eski İşçi Partisi lideri hakkında basında gene şöyle bir haber vardı: “Heathrow Havaalanına gitmek için Londra kent merkezinden trene binen eski Başbakan biletsiz yakalandı. Bilet soran kondüktöre yanında para (25 pound!) olmadığını söyleyen Blair, trenin birinci sınıf kompartmanında seyahat etmekteydi.”

Birinci sınıfa beleş binen bu küresel aziz karşısında insanlar haliyle yeme bizi! oluyor.

Blair’le ‘mafya babası’ farkı nedir?

T. B. İnanç Vakfının inandırıcılığını mayınlayan tek sorun, Blairin bu tamamiyle duygusal(!) bağlantılarıyla sınırlı değil.

Bir de yüz binlerce insanın yaşamına mal olan Irak işgaline verdiği destek var. Ünlü siyasetçinin İngilterede popüleritesini yerle bir eden kuyruklu savaş yalanları unutulmadı. Yalnız muhalif İngilizler değil, kendi partisinden milletvekilleri bile dünyaya kendisini yeni bir mesih gibi takdim eden Blaire şimdi o ünlü yalanları hatırlatıyor:

Bay Blair bu ruhani konuları, Bağdata bomba yağdırmadan önce düşünmeliydi! diyorlar: Böyle bir insanın çıkıp da bize dinden, imandan bahsetmesi; insanları buluşturmak adına dünyaya rehberlik etmesi.. gülünç!”

Yazıyı internet sitelerinde dolaşan bir fıkrayla bitirelim:

Blairle bir mafya babası arasındaki fark nedir?

Biri; 1. Çuvalla para, mal, mülk götürürken; büyük abi pozları keser. 2. Çıkar adına cinayete onay verir. 3. Katolik kilisesinde vicdan temizler.

Diğeri bir İtalyan eşkiyasıdır…

nilgun@cumhuriyet.com.tr

Nilgün Cerrahoğlu

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS