Nilgün Cerrahoğlu - Bu da Blair Tarikatı
Haziran 08, 2008 - Genel
Medeniyetler İttifakı şampiyonlarına yeni bir isim daha katıldı.
Üç beş yıl öncesine dek Avrupa solunun en karizmatik liderlerinden sayılan Tony Blair, kendi adıyla anılan bir “inanç vakfı” kurdu. Vakfın amacı “Kitap dinleri” arasındaki anlayış ve saygıyı geliştirmek; küresel fakirlik, hastalık ve çatışmalara “dinler arası diyalogla” çözüm üretmekmiş…
Adı bir dönem -çıkmaz sokakta biten- “Üçüncü Yol”la anılan eski İşçi Partisi lideri, başbakanlıktan ayrıldıktan sonra şiddetli bir mistisizm krizine tutuldu.
Krizin ilk aşamasında Blair’i, Vatikan’da sahne alırken gördük. “Üçüncü Yolun” önderi; tam Noel üstü, Papa’nın takdis ettiği bir transferle mezhep değiştirerek Katolik oldu.
İkinci aşamadan geçen hafta haberdar olduk. Blair bu kez “İdeolojilerin 20. yüzyılda tuttuğu yeri, dinin aldığını” ilan ederek “küresel bir din vakfıyla” ortaya çıktı. Vakıf “İbrahim’in çocuklarını” toplayıp, bir araya getirecekmiş. Tony Blair “yaşamının gerisini artık bu din, iman işlerine adayarak” geçirecekmiş!
Nerden nereye?
Bir modern zamanlar azizi…
Tony Blair’i bilmeyen böyle bir haber karşısında İngiliz liderin “Assisili Aziz Francesco”nun (okunuşu: Françesko) izinden gittiğini düşünebilir. Hıristiyanlığın efsanevi azizlerinden Assisili Francesco; -malumunuz olduğu üzere- sekiz yüzyıl kadar önce “Fransisken tarikatını” kurarken, dünya nimetlerine sırt çevirmiş ve keşiş cüppesiyle çıplak ayak dere tepe düştüğü yollarda kendisini fakirlere, hastalara şifa; iman dağıtmaya adamıştı…
Blair’in söylemlerine baktığınızda Assisili Aziz Francesco’nun 1200’lerdeki ajandasıyla çarpıcı benzerlikler bulabilirsiniz ama bu modern zamanlar azizinin ayakları çıplak değil. Bilakis eski İşçi Partisi lideri, bir eli yağda bir eli balda yaşıyor. Hal böyle olunca “Blair” adının “inanç” sözcüğüyle yan yana gelmesi, insanların yüzüne ya müstehzi bir tebessüm konduruyor; ya harbiden kızdırıyor.
Verdiği her konferans için 200 bin Avro alan bir şahıstan bahsediyoruz. Danışmanlık yaptığı yatırım Bankası JP Morgan Chase’den yılda 2.5 milyon Avro aldığı söyleniyor. Bunun yanında İsviçreli bir sigorta şirketinden yılda gene 700 bin Avro götürüyor. Eh bir de ABD, AB, BM, Rusya hesabına üstlendiği “Ortadoğu Özel Temsilciliği” var. Oradan da hiçbir şey olmasa cömert harcırahlar topluyor. Bunlara ayrıca anıları için imzaladığı 6 milyon Avro’luk “kitap anlaşmasını” eklerseniz; “Blair tarikatının” yaşam standardı hakkında net bir fikir edinebilirsiniz.
Geçen ay başında daha, gazeteler karı koca Blair’lerin 4 milyon sterline yeni bir malikâne aldığını yazdı. Aynı dönemde eski İşçi Partisi lideri hakkında basında gene şöyle bir haber vardı: “Heathrow Havaalanı’na gitmek için Londra kent merkezinden trene binen eski Başbakan biletsiz yakalandı. Bilet soran kondüktöre yanında para (25 pound!) olmadığını söyleyen Blair, trenin birinci sınıf kompartmanında seyahat etmekteydi.”
Birinci sınıfa beleş binen bu “küresel aziz” karşısında insanlar haliyle “yeme bizi!” oluyor.
Blair’le ‘mafya babası’ farkı nedir?
“T. B. İnanç Vakfı’nın” inandırıcılığını mayınlayan tek sorun, Blair’in bu “tamamiyle duygusal”(!) bağlantılarıyla sınırlı değil.
Bir de yüz binlerce insanın yaşamına mal olan Irak işgaline verdiği destek var. Ünlü siyasetçinin İngiltere’de popüleritesini yerle bir eden “kuyruklu savaş yalanları” unutulmadı. Yalnız muhalif İngilizler değil, kendi partisinden milletvekilleri bile dünyaya kendisini “yeni bir mesih” gibi takdim eden Blair’e şimdi o ünlü yalanları hatırlatıyor:
“Bay Blair bu ruhani konuları, Bağdat’a bomba yağdırmadan önce düşünmeliydi!” diyorlar: “Böyle bir insanın çıkıp da bize dinden, imandan bahsetmesi; insanları buluşturmak adına dünyaya rehberlik etmesi.. gülünç!”
Yazıyı internet sitelerinde dolaşan bir fıkrayla bitirelim:
Blair’le bir “mafya babası” arasındaki fark nedir?
Biri; 1. Çuvalla para, mal, mülk götürürken; “büyük abi” pozları keser. 2. Çıkar adına cinayete onay verir. 3. Katolik kilisesinde vicdan temizler.
Diğeri bir İtalyan eşkiyasıdır…
Nilgün Cerrahoğlu
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.