İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Mümtaz Soysal - Darbe mi?

Haziran 07, 2008 - MÜMTAZ SOYSAL

ÖNCEKİ günden beri, bir darbe sözüdür gidiyor.

Neymiş? Anayasa Mahkemesinin kararı sivil darbeymiş, ya da bazılarına göre hukuk darbesi. Türkiyeyi yargıçlar yönetmeye başlamışmış. Hatta, kurucu iktidar denen, toptan anayasa yapıp yeni devlet yapısı kurma yetkisini onlar ele geçirmişmiş.

Öte yandan, 22 Temmuz seçimlerinden çıkan sonucu bir çeşit demokrasi ya da seçmen darbesi diye tanımlayanlar da çıkmıştı.

Demek ki, şu darbe denen kavramı etraflıca açıklamak gerekiyor.

Sözcükler, darbe sözcüğünü ilk ağızda âni ve beklenmedik vuruş olarak anlatıyor. Nitekim, çok kötü bir haber duyan insanlar darbe yemiş gibi olurlar, hatta bazısı bayılıp yere yıkılır.

Bu açıdan bakınca, AKP iktidarının mensupları ya da medyadaki yakınları için, son mahkeme kararının bir darbe etkisi yarattığı kesindir. Yere yıkılan yok ama, herhalde darbe etkisiyle olacak, olayı askeri darbeye benzeterek, mahkeme kararı için de aynı lafı edenler var; koskoca hukuk profesörleri, yaşını başını almış medya kodamanları bile var.

Aslında kastettikleri, bizim Arcayürekin bir olağanüstü yönetimdöneminde kitap adı yaptığı Kudeta! Yani, Frenkçedeki coup détat deyiminin Türkçe okunuşu. Kısaca, hükümet darbesi demek.

O halde, Yüksek Mahkemenin kararı eğer bir darbeise, her şeyden önce hükümetin yıkılması ya da en azından çekilmesi gerek demektir.

Var mı öyle bir şey? Yok.

Oysa, yakın tarihimizde muhtıra sözü edilen ve yarı-darbe sayılan 12 Mart ya da “28 Şubatolaylarında bile ilk sonuç, hükümet üyelerinin masalarını toplayıp evlerine gitmeleri olmuştu. Gerçek darbelerde ise yaşandığı ve bilindiği gibi, yalnız onlar değil, iktidarların başka mensupları da, evlerinden başka bir yere gönderilir. Hatta, sarsıntı o kadar şiddetlidir ki, öyle dönemlerde, ilgili ilgisiz, iktidarla hiçbir bağlantısı olmayanlar da daha kötü yerlere konmak üzere hoyratça toplanırlar.

Elbet şu son olayda, sıralaması bile uzun sürecek çeşitli hatalarla 75 milyonluk koskoca bir ülkeyi böyle durumlara ve çetrefil sorunlara sürüklemiş olanların da aynı sonuçlara müstahakduruma düştüklerini söyleyecek olanlar çıkacaktır. Ama gün, hesap sorma, hınç çıkarma, cezalandırma, tövbe ettirme ya da aksi bir öfkeyle yeni bir genel seçimle güç toplayıp devlet düzenini altüst etmeye kalkışma günü değildir. Öfkeyle kalkan ziyanla oturur.

Tam tersine, en başta baştakiler olmak üzere, herkesin aklını başına toplaması ve hele dış dünyaya dönüp imdat çığlıkları basmaktan uzak kalması gerekiyor şu günlerde. Eğer bu ülkeyi ve bu halkı seviyorsak.

mumtazsoysal@gmail.com

Mümtaz Soysal

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS