İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Hikmet Çetinkaya - Anılarda Yaşarken…

Haziran 07, 2008 - HİKMET ÇETİNKAYA

Rüzgârın dövdüğü avluları düşünün, kendi çocukluk düşlerimizi, fırtınaları, yağmurları

19 Mayısları, 29 Ekimleri, 23 Nisanları…

Ellerinizde küçük ayyıldızlı bayraklarla yürüdüğünüz günleri…

Çoşkuyu ve sevinci…

Cumhuriyeti düşünün; size neler verdiğini anımsayın…

Bugün iktidardaysanız eğer, Cumhuriyet’i kanlarıyla ve canlarıyla kuran Mustafa Kemal Atatürke çok şey borçlusunuz…

Ben çoğu kez çocukluk düşlerimi anımsarım ve okuru bıktırana dek yazarım…

Bin nüfuslu kasabaları anlatırım, tren saatlerini, aşkları, tutkuları

Sinemaları, kütüphaneleri, Halkevleri’ni…

Arka bahçe ikindilerinde ğretmenlerimi görür gibi olurum…

Gençlik yıllarım eski bir albümde kalmıştır bilirim; yüreğimle o yılları kanaviçe gibi işlerim…

Arka bahçe ikindilerinde yaşamlarımız bir yere kilitlenir; softalar, hocaefendiler, tarikat şeyhleri, şıhları, toprak ağaları, Cumhuriyet ve Aydınlanma Devrimi düşmanları, işbirlikçiler, artık pusuda beklemektedir…

60’lı yıllara uzanırım…

Kayalık bir kıyıda deniz fenerinin yanıp sönmesini seyrederken, yurtseverliğin, ulusalcılığın devrimci şarkılarını dinlerim…

Türk bayrağını 2007’de alanlara taşıyan milyonların haykırışlarını duyar gibi olurum bir haziran bahçesinde şeftali, kiraz, kayısı ağaçları altında otururken…

İçimde delice akan bir ırmak…

Başımda acıların çelengi…

Ağlarım!..

Soygunun, talanın, erzak torbalarıyla örtüldüğ.. Fırat’ın, Dicle’nin kıyısında, yoksul Harran Ovasında çocuklar gelir aklıma…

***

Şeyhler, şıhlar, hacılar, hocalar, ağalar…

Töre cinayeti adı verilen katliam!..

Kamyonlarla sefere çıkan pamuk ve fındık işçileri…

Ayak izlerini uzaklara savuran rüzgâr, Batman’da 17 yaşındaki Dilanın ihtiharı, Hizbullahın mezar evleri, faili meçhul cinayetler…

Düşünürüm yıldızların bilmece oynadıkları saatlerde.. ABD ve ABnin Türkiye üzerine yazdıkları senaryoları okurum…

Bir zırtapozun zırvaları gelir aklıma o anda:

Laikliğin demokrasi için vazgeçilmez şart olduğu bir şehir efsanesidir…

Kavgayı körüklemek için yapılan bu kışkırtma hedefini bulur…

Bir kördüğüme döner benim canım ülkem…

Laiklik ilkesi korunmadan nasıl demokrasi olur?

Yoksulluk ve yolsuzluk haberleri nasıl hasıraltı edilir?..

Dışarıdan müdahaleler başlar, içerdeki işbirlikçileri ahkâm keser:

AKP, Anayasa Mahkemesince kapatılırsa, ihracat düşer, AB bizi almaz, yabancı sermaye kaçar, Türkiye batar…

Ardından bu ülkenin gerçek aydınlarına, yurtseverlerine saldırı başlar:

Laikler, Kemalistler faşisttir!

Böyle bir aymazlık dünyanın hiçbir ülkesinde görülmez…

53 bireyin telefonları dinlenir, kimi gazetelere el altındandinleme tutanaklarıverilir…

Hrant Dinkin alçakça öldürülmesini unutturmak için her türlü yola başvurulur!..

Demokrasi ve hukuk!..

Devlet içinde örgütlü silahlı güçler…

Düzmece senaryolarla yaratılan çeteler…

Hepsi iç içe!..

Birileri de durmadan fetva verir bu olup bitenler karşısında:

AKPnin kapatılması demokrasi ayıbıdır…

Ya hukuk!..

Bir ülkede hukuk işlemezse laikliğin ve demokrasinin bir anlamı olur mu?

Onlar için olur!..

Anayasa Mahkemesi’nin ikiye karşı dokuz oyla sıkmabaşın üniversitelerde serbest bırakılmasına ilişkin anayasa değişikliğini iptal etmesine nasıl tepki gösteriyor dinci medya?

***

Toplumu ikiye böldüler…

Tezleri şu:

70 milyon insanı kardeş yapan laiklik değildir.

Ya nedir?

Müslümanlık!..

İşte böyle bir düşüncenin iktidarı var Türkiye’de. Laiklik, Atatürk milliyetçiliği, yurtseverlik yerineMüslüman Kimliğiağır basıyor…

Gelinen nokta bu!..

Bu yüzden çocukluk düşleriyleyim…

19 Mayıslar, 29 Ekimler, 23 Nisanlar…

Rüzgârın dövdüğü avlularda, yüreğimde bir sızı

Hiç dinmiyor!..

hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr

Faks numaramız: 02126 343 72 69

Hikmet Çetinkaya

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS