İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Yiğit Bulut - AKP kapatılır ve erken seçim olursa

Haziran 06, 2008 - VATAN, YİĞİT BULUT

Anayasa Mahkemesi’nin türban kararı “AKP kapatılırsa” senaryolarını “tekrar gündeme getirirken”, Ankara’da son 24 saat içinde “erken genel seçim” konuşulmaya başlandı…
Peki erken seçim olacak da ne olacak?
Sevgili dostlar, konunun çok hassas ve önemli olması beni “insanların yeni bir şeyler olacakmış” umuduyla seçime gittiği bir ortamda detayları sorgulamaya ve “nereye gidiyoruz” sorusunu sormaya itiyor…
Bu noktada birleşen partilere, iktidar adayı olanlara ve ‘Ben ülkem için’ siyaset yapıyorum diyen herkese sormak istiyorum; iktidar olursanız aşağıda tarif ettiğim “adamları” Türk halkının sırtından indirebilecek misiniz? Sesinizi duyar gibiyim; hangi adamları? Nasıl sırtımızda kalabiliyorlar? Sistem nasıl çalışıyor?
“İktidar adayları” için belki seçime giderken Türk kamuoyuna “konu hakkında elle tutulur” mesajlar verirler umuduyla, bir kez daha tarif etmek istiyorum.
1-Bugün Türkiye’deki finansal yapı; tamamen sıcak para üstüne kurulmuş “dışarıdan akan paranın yüksek bir şekilde nemalandığı” ve “kendi yararına” sistemin patlamasına yani “cari açık, siyasi risk” gibi unsurların algılanmasına izin vermediği bir dinamik üzerine oturmuş durumda. Son dönemde öne çıkan riskler algılanmıyorsa, bu “sistemden aşırı getiri sağlayanların” yapının bozulmasından duydukları kaygının “gerçekleri” örtmesinden-ötelemesinden kaynaklanıyor.
2-Sıcak para tabanlı sistemlerde “dalga boyu” düşer ama “içerideki birikim” yani “yerli tasarruf sahiplerinin varlıkları veya çalışanların katma değer ve ödedikleri vergileri” yurtiçinden-yurtdışından gelen “sıcak para” tarafından emilir.
3-Sistem “aşırı uçlara” kaymadan tanımlanmış aralıklar içinde salınırken, “düşük dalga boyunu” istikrar sanan sade vatandaşın “normalde elde etmesi” gerekenler ‘sıcak para’ tarafından kendi hesabına transfer edilir.
Bu tespitler sonrası gelelim siyasi partilerimiz gerçeğine ve ‘Biz daha iyi yaparız’ diyenlere bir uzman sorusu soralım. Bu soru bütün partiler için ortaya atılmış bir örnek. Cevabını gönderenlerin çözüm önerilerini de buradan aktaracağım. İlk etapta soruyu detaylandıralım; Dolar-YTL seyrine bir bakın ve lütfen şu soruya cevap verin; Türkiye’ye giren sıcak para sahibi bir arkadaş, 2003 Mart ayında Türkiye’de “1 milyon dolar” satmış ve karşılığında Hazine bonosu almış. Kur 1.20’lere gelince pozisyonunu kapatmış veya hâlâ pozisyonunu koruyor. Kur farkı ile dolar bazında getirisi yüzde 100 hatta üzerinde… Peki bu paranın dolar bazında elde ettiği yüzde 100’e yakın getiri nereden geliyor?
Ve en önemlisi ‘Ben yaparım’ diyenlerin, “yabancı sermaye”yi kaçırmadan, Türkiye’yi Küba’ya çevirmeden verecekleri çözüm önerileri ne? AKP kapatılsın “erken seçim olsun” diyen bütün partilerin cevaplarını bekliyorum…
Sonuç: Yukarıda çok küçük bir örnekleme yaptım, ölçeği büyüterek detaylandırabilirsiniz. 1999-2007 Şubat arasında ülkeye giren sıcak para “içeride çalışıp, didinen halkımın” sırtından, cebinden “milyar dolarlar” kazandı. Bu mu ekonomik sistem? Bu mu bu halka biçilen değer? Bu para kimin cebinden çıkıyor?
Son söz: Bu örneklemeler sonrası, “erken seçime gidiyoruz” ve iktidar adayı olan bütün siyasi partilere ve muhaliflere sesleniyorum; var olan düzeni devam ettirmeye mi yoksa dünya ile korelasyonumuzu bozmadan “Türkiye’yi koruyacak” önlemleri almaya mı geliyorsunuz? Açıklayın “ekonomik tezlerinizi”. Farkınız ne? Türkiye’yi “daha da serbest bir ezilme-sağılma” dinamiği içine itmeden “dünya ile eşzamanlı ama kendini koruyan” bir yapıyı nasıl kuracaksınız? Yukarıda tarif ettiğiniz adamları Türk halkının sırtından nasıl indireceksiniz?

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS