İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Şükran Soner - Çorbada Tuz

Haziran 03, 2008 - ŞÜKRAN SONER

1968’leri, öncesi sonrası ile olayları, yaşanmışlıkları göbeğinde izlemiş bir gazeteci, yaşanmışlıklara ilişkin gazetemizde yayımlanmış hemen hemen tüm haberleri haberleştirmiş biri olarak suskun kalmama tepkiler alıp duruyorum. Önemsediğim, bir günlük köşe yazısına yakıştıramadığım, en çok da ciddi bir zaman dilimi ayırmayı başaramayıp, oturup kitap yazamadığım için elbette. Çoğu uzun yılların yaşanmışlıkları içinde özel dostum, gönülleri genç kalmış ihtiyarlardandaha fazla sitem almamak için, 40. yıldönümü çerçevesinde yaratılan gündeme, yapılan tartışmalara, pişirilen çorbaya besbelli benim de bir parça tuz katmam gerek. 40. yıldönümünde 1968’lerde yaşananlara yönelik kamuoyu ilgisi, genç kuşakların duyarlılığının nostaljik olduğunu söylemeye kalkışmak haksızlık olur. Özellikle genç kuşaklarda, bu saydıklarımızla açıklanamayacak öyle bir duyarlılık, daha doğrusu arayış, sorgulama, açlık var ki… Doğrudan günümüz koşullarından besleniyor. Yaşam dayatıyor.

***

Galiba gönlü genç kalmış ihtiyarlar adına 68’liler Birliği Vakfı Başkanı Sönmez Targanın dün yaptığı uzun değerlendirmenin, açıklamanın özetlenmesinden söze girmek gerek; 68’lilik asıl şimdisloganı bir şeyleri anlatıyor. 68’i yaratan tarihsel koşulların daha ağırının yaşanmakta olduğu anımsatılıyor. Emperyalizmin işgalleri Türkiye’yi çok daha ağır boyutlarda tehdit ediyor, yakın çevrede Türkiye’ye biçilen roller ağırlaşmakta. Ortada savaşım verebilecek siyasal, sendikal, toplumsal örgütlenmeler, güçlü çekim merkezleri yok.

68’liler Vakfının 40. yıl değerlendirmesinde dünya ve Türkiye’de yaşanan 68 olaylarının genel bir değerlendirmesine öncelikle yer verilmiş. Düzene başkaldırı, sosyalist eğilimler genellenebilecek gençlik refleksleri. İki kutuplu dünyada, ülkelerindeki düzene başkaldıran gençlik hareketleri içinde, sol bloktan liberaller de var. Ortak nitelik düzeni tümden değiştirecek altyapı eksikliği, içtenlik.

Türkiye’de antiemperyalist, tam bağımsızlıkçı kimlik, Batı Avrupa eksenli 68 hareketlerinden daha solda, solun renkleri içinde dağılım öne çıkıyor. Elbette hiçbir toplumsal olayın gökten zenbille inmesi söz konusu olamayacağına göre, dönemin sol, siyasal, sendikal, toplumsal örgütlenmeleri, eylemlerinin bütününden etkileniyor. Gençliğin düzene başkaldırısında kimlik damgası soldan geliyor..

***

Benim öğrencilikten sıyrılıp gazeteci olmadan birkaçına katıldığım 1965 yılı öğrenci eylemleri, en büyük protesto mitinginin ortak gündemi, dipten gelen dalganın dinamiğini ne kadar da çarpıcı anlatıyor. Evimden, kolumu çekip mitinge götüren arkadaşım, İşçi Partisine yapılan saldırıları, Atatürk heykellerinin kırılmasını birlikte protesto edeceğiz..demişti. Üniversiteden (Beyazıt) Taksim’e yürüyüşte Harun Karadeniz‘in megafondan duyurduğu, kitlenin katıldığı sloganlar iç içe girmiş, sonra Taksim Anıtı önünde gerçekleştirilen bağlılık nöbetinde de aynı ortak içeriklerin altı çizilmişti.

Elbette dinamikler önceliği 1960 öğrenci hareketlerinde; süreç içinde insanın doğası gereği; (en atak, idealist olduğu yaşlarda, hele de kendini geliştirme, düzeni sorgulama, aydınlanma arayışları varsa..) niteliklerine, gençlik örgütlenmelerinin gücünü, etkisini katmak gerek. Yükseköğrenim gençliğinin 1961 Anayasası, aydınlanmacı gelişmelerle örgütlenirken sola açılımı; 1963 yasaları ile sendikal hakların, örgütlülüğün tırmanışı, sol partilerin, toplumsal örgütlenmelerin güçlenmesi…

Önce bütün yükseköğrenim gençliğinin, fakülteler ve bölümlerinde oy hakları ile oluşturulmuş cemiyetler, birliklerin üst örgütü TMTF, sendikaların gençlik örgütlerinin de katılımı ile TMGT’nin bu gençliği legal güçlü temsil edebilmeleri gündemdeydi. TMTF’nin öncülüğünde, Vietnam Savaşına karşı sokaklara yazılan ilk yazılar, Emperyalizm görüldüğü yerde ezilmelisloganı, işçi sendikaları ile dayanışma içinde milli petrolkampanyaları

Düzenden, ABD’den yana açıkça çıkılamayan Türk-İslam sentezi çizgisinde gençlik örgütlenmelerinin yaratılması ile başlayan ülkücü-dinci ortak saldırıları, bu saldırılarla bağlantılı çıkan çatışmalarda polisin sürekli solcu gençleri hedef alması.. İster üniversite reformu, isterse düzenin sorgulanmasına yönelik legal, kitlesel çıkışların, gençliğin doğal dinamiğinin, gelişimin kırılması çabaları.. Savunma refleksi, kendini anlatabilmeye yönelik TMTF binasını yukardan aşağı kapsayacak biçimde asılan Atatürk’ün gençliğe rejimin bekçiliği görevinde uyarıda bulunduğu Bursa Nutku gözümün önünde.

Legal örgütlenmeyi kırmaya yönelik TMTF’nin Adapazarı kongresine köylerden toplanmış ülkücü-dinci cemaat saldırıları, kongreye doğrudan baskınla yasal örgütlenme ortamının yok edilmesi.. Kanlı Pazar baskını, saldırı, katliamlar, faili meçhul cinayetler.. 1968 hem hepsinden etkilenmiş, hem de hepsine karşı bağımsız, 68 ruhunun ortaya çıkışı böyle.. Gördüğünüz gibi ben çok haklıyım; bütün bunlar bir köşe yazısında anlatılabilir mi?

soner@cumhuriyet.com.tr

Şükran Soner

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS