Oktay Akbal - Bir Çıkmazda ırpınan İktidar…
Haziran 03, 2008 - OKTAY AKBAL
Hem adı “Adalet ve Kalkınma” hem de adalete karşı!.. Daha ilk gün, iktidar koltuğuna kurulur kurulmaz söylemişlerdi: “Biz yargıya güvenmiyoruz…”
Pek çoğunun dosyaları vardı, değişik suçlamaları kapsayan… En başta, o günlerin belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili!.. Sonra ötekiler!.. Yargı önünde hesap vermek zorunda olan milletvekilleri o gün bugün dokunulmazlıklarını yargı önüne çıkmamak için türlü nedenlerle korudular. Adalete, yargıya, yürürlükteki yasalara, kendilerini yargılayacak olanlara güvenleri yoktu!..
Altı yıl geçti… Hâlâ ilgili milletvekillerinin dosyaları Meclis’in soruşturma komisyonunda beklemekte…
***
Derken Anayasa Mahkemesi Başsavcısı bir dava açtı. İktidar partisinin laiklik karşıtı davranışlarının anayasaya aykırı olduğunu ileri sürerek… Altı yıldır işbaşındaki partinin yapacağı şey, iddianamede yer alan suçlamaların yanlış olduğunu sağlam delillerle yanıtlamak değil miydi? Oysa tersini yaptılar, en önde AKP’nin sorumlu kişileri, ardından da basındaki, TV’deki yandaşları en ağır sözlerle başsavcıya sataşmaya kalkıştılar.
Ortalık karıştı. Göz gözü görmez olmaya başladı. Akıl, sağduyu, ahlak, terbiye, anlayış bir yana itildi. “Yüzde kırk yedi oyla milleti biz temsil ediyoruz, en büyük biziz, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, üniversiteler bize vız gelir” anlayışı egemen olunca, ülke yönetilir olmaktan çıktı! Bilerek mi bilmeyerek mi, başta Başbakan, yanı sıra yardımcıları bir çeşit meydan savaşı başlattılar.
Şimdi bir yanda anayasa cephesi, öte yanda anayasaya aldırmak istemeyen “Bizden büyük yok”cephesi… Kim üstün çıkar böyle bir kavgadan; elbet hukuka, sağduyuya, akla dayanan üstün çıkar. Çünkü gerçeklere ters düşmek, yenilginin tek yoludur. AKP de hukuk karşısında çılgınlar gibi bağırıp çağırmakla, başsavcıyı, ardından da devletin yüce organlarını saf dışı edemezdi, edemedi, edemeyecektir…
***
Bir hukuk savaşı yaşıyoruz 2008 yılında!.. Hem de yabancı akıl hocalarını da işe katarak!.. Hollandalısı, Finlisi, Portekizlisi derken şimdi de Avusturya Cumhurbaşkanı, İngiliz Dışişleri Bakanı da AKP’nin gönüllü destekçileri olunca iktidardakilerin gerçek yüzleri iyice ortaya çıkmış olmadı mı? Osmanlı’nın İngilizden, Fransızdan, Rustan yardım, nasihat, övgü, destek alarak saltanatını sürdürmeye çalıştığı günlere döndük!
Hem de kendi isteğimizle, ulusal onurumuzu, Türklüğün güzel geçmişini unutarak…
Danıştay, Yargıtay, üniversiteler, tüm demokratik kuruluşlar, sendikalar, tarihsel birikime dayanan Atatürk devrimleri AKP’ye karşıdır. Bu gerçeği görmezden gelerek direnen, göz önünde yaşanan bir trajediyi ucuz söylevlerle önlemeye kalkışanların içine yuvarlandığı karmaşada çırpındığını görmek acı vericidir…
Oktay Akbal
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.