İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Hüsnü Mahalli - Geç Olmadan!

Haziran 03, 2008 - HÜSNÜ MAHALLİ

Mart ayında Şam’a giderek Hamas lideri Halit Meşal ile buluşarak herkesi şaşırtan ve İsrail’i Filistinlilere karşı ırkçı ve saldırgan politikalar uygulamakla suçlayarak ABD’deki Yahudi lobilerinin tepkisini toplayan ABD eski Başkanı Jimmy Carter geçen hafta çok önemli bir açıklama yaptı.

Ona göre İsrail’in elinde en az 150 nükleer bomba var. İsrail’i kızdıran Carter, Yahudi lobilerine göre ‘bunak bir yaşlı’dan başka bir şey değildi. Oysa aynı Carter, başkanlığı döneminde Mısır ve İsrail liderlerini bir araya getirerek ünlü Camp David anlaşmasını imzalatmış ve böylece İsrail ve Amerika’daki Yahudi lobilerine büyük hizmette bulunmuştu. Bunun karşılığında da Mısır lideri Sedat ve İsrail Başbakanı Begin ile birlikte Nobel Barış Ödülü’nü almıştı.

Ancak yıllar sonra Carter gerçeği görerek son iki yıldır İsrail’e söylemediğini bırakmıyor.

İşte bu nedenle eski bir ABD başkanı olarak ‘İsrail’in elinde 150 atom bombası var’ demesi çok önemli.

Özellikle İsrail ve ABD’deki şahinlerin ‘20 yıl sonra nükleer bomba yapabilir’ gerekçesiyle İran’ı vuralım naralarını attıkları bir dönemde. İsrail gerçeğini öğrenmek ve anlamak isteyenler mutlaka Carter’ın yazılarını ve açıklamalarını yakından takip etsin .

Takip edilmesi gereken bir diğer kişi de Carter’ın ulusal güvenlik danışmanı Zbengio Brejinsky.

Eski ABD Dışişleri Bakanı Kissinger ile birlikte Sovyetler Birliği’ne karşı ünlü Yeşil Kuşak teorisinin yaratıcısı ve uygulayıcısı olan Brejinsky, eski patronu Carter gibi o da bir zamanlar İsrail ve Yahudi lobilerine fazlasıyla yardım etmiş ama sonunda o da gerçeği gördü.Şimdi de Demokratların başkanlık adayı Obama’ya danışmanlık yapan Brejinsky’ye göre ABD’nin İran politikası aptalca Irak işgali ise saçmalık.

Brejinsky geçen hafta İngiliz Daily Telegraph gazetesine verdiği demeçte İran’a yönelik ‘Sopa ve havuç’ politikasının yanlış olduğunu bu tür davranışların yalnızca eşeklerde işe yaradığını ama İran gibi büyük ve ciddi bir ülkenin bu tür davranışlardan etkilenmeyeceğini söyledi. İran’ın Şah döneminde olduğu gibi ABD ve Batı tarafına kazanılması gerektiğini savunan Brejinsky’nin daha önemli sözleri ise ABD’deki Yahudi lobilerine yönelikti.

Bu lobilerin barış düşmanı olduğunu, şantaj ve tehditlerle Amerikan kamuoyu ile Kongre üyelerini baskı ve korku altında tuttuklarını söyleyerek bu lobilerin her zaman diyalog tartışmadan kaçtığını ve en ucuz yol olarak karalama ve suçlama yöntemlerine başvurduklarını belirtti.

Brejinsky’ye göre İsrail’i eleştiren herkes Yahudi lobilerinin hedefi haline geliyor ve Yahudi düşmanı ilan edilerek kuşatılıyor.

Anlaşılan Brejinsky de geç de olsa eski patronu Carter gibi gerçeği görmeye başladı. Ama ne yazık ki Neo-Con’cu Cumhuriyetçilerin iktidarda olduğu ve Şahinlerin hâlâ söz sahibi olduğu ABD’de bu yetmiyor.

Hem de Demokratların her iki adayı Clinton ve Obama İsrail yanlısı söylemleri ile yarışırken.Belki de bu nedenle ABD, Türkiye’nin Suriye ile İsrail arasında arabuluculuk çabalarına sıcak bakmıyor. Ne olur olmaz bir de bakarsınız bir mucize gerçekleşir ve Türkiye bu çabasında başarılı olur ve bölgede barışın yolu açılır. Böyle bir olasılık bile İsrail ve ABD’deki savaş yanlılarını rahatsız ediyor.

Onlara göre bölgede hep savaş, kan ve gözyaşı olmalı. Onlar genetik olarak bundan besleniyor.İsrail’in kurulduğu günden bu yana bu bölgede 60 yıldır yaşanan bunca acılar anlaşılan onlara yetmiyor.

5 yıldır Irak’ı işgal altında tutarak bir milyon insanın ölümüne neden olan ve bu ülkenin her anlamda yerle bir edilmesine yol açan ABD şimdi de Irak hükümeti ile pazarlık ediyor. ‘’Buradan çekilirim ama 50 yıllık üsler isterim, Irak’ın hava sahası benim kontrolümde kalacak ve burada görev yapacak ABD askerleri ile özel güvenlik şirketlerinin paralı askerleri yargılanamaz’ diyor.

ABD elbette bununla yetinmiyor.

‘Sizleri İran’a karşı koruyacağım’ diyerek tüm Körfez ülkelerinde askeri üsler bulunduran ABD şimdi de bu ülke yönetimlerine ‘İran’a karşı daha çok silahlanmalısınız’ diyerek bunlara silah ve nükleer teknoloji satmaya hazırlanıyor.

Yalnızca Suudi Arabistan 2009- 2018 yılları arsında 115 milyar dolarlık silah alacak. Geri kalan 5 Körfez ülkesinin aynı dönemde silah alımları 200 milyar doları geçecek.

Nasıl olsa bu ülkeler son 4-5 yılda petrolden çok para kazandı.

Hüsnü Mahalli

Akşam

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS