Cumhuriyet: İki başkan iki dava
Haziran 03, 2008 - CUMHURİYET
Birisi kamuyu zarara uğrattı, diğeri sosyal belediyecilik yaptı
İki başkan iki dava
Tüketici Hakları Derneği 240 milyon dolar maliyetli ve sağlıklı Gerede suyu yerine Kızılırmak’tan su getirerek kamuyu en az 700 milyon dolar zarara uğrattığı gerekçesiyle, Ankara Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında suç duyurusunda bulundu. Dernek ayrıca hidroelektrik enerji üretim tesislerinin üretiminde 1.2 milyar dolarlık azalma olacağını belirtti.
THD dilekçesinde kamunun yüz milyonlarca dolar zarara uğratıldığı belirtildi
Gökçek hakkında suç duyurusu
ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Tüketici Hakları Derneği (THD), Gerede yerine Kızılırmak projesiyle, Ankara’ya sağlıksız su getirerek, kamuyu yüz milyonlarca dolar zarara uğrattığı gerekçesiyle, Ankara Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında suç duyurusunda bulundu.
THD Başkanı Turhan Çakar ve beraberindeki dernek yöneticileri, dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na dilekçesini teslim ettikten sonra, gazetecilere yaptığı açıklamada Gökçek’in, Ankara’nın 2027 yılına kadar su ihtiyacını karşılayacak olan 240 milyon dolar maliyetli ve sağlıklı Gerede suyu yerine, bugüne kadar en az 700 milyon dolar harcayarak sağlıklı olmayan Kızılırmak suyunu getirdiğini kaydetti. Çakar, Gerede projesini Devlet Su İşleri’nin (DSİ) önerdiğine işaret ederek, “Eğer DSİ planı Ankara Anakent Belediyesi tarafından dikkate alınsaydı, Gerede Su Sistemi’nin birinci aşaması 2004 yılında devreye girerek Ankara susuz kalmayacak, bugünkü gibi sağlıksız ve pahalı Kızılırmak suyuna mahkûm olmayacaktı” dedi. Çakar, şunları kaydetti:
“DSİ Genel Müdürlüğü tarafından 17 Haziran 2004 tarihinde, Ankara Anakent Belediye Başkanlığı’na ve ASKİ’ye Gerede Sistemi’nin birinci kısmına hemen başlanması gerektiği bildirilmiştir. ASKİ’de verdiği cevapta, Gerede Sistemi’nin 2008 yılında devreye alınması gerektiğini, ASKİ’nin bu projeleri gerçekleştirecek mali ve teknik yeterlilikte olduğunu bildirdiği halde Ankara Anakent Belediyesi, Gerede Sistemi yerine Kızılırmak projesini uygulamaya koymuştur. Ankara Anakent Belediyesi’nin ihmali ve uzman kuruluşlar tarafından yapılmış olan planlama çalışmalarına uyulmamış olması nedeniyle, Ankara’nın 2006 yılından itibaren su yönetim ve su işletme planı bozulmuştur. En az 5 yıl boyunca da bir düzelme olanağı olmadığı, uzmanlar tarafından belirtilmektedir.”
‘1.2 milyar dolar kayıp’
Başkente yaklaşık bir yıldır, normal seviyenin çok altında olan “kot altı” seviyeden su verildiğini belirten THD Başkanı, “Kot altı suyu 24 saat aralıksız çalışan pompalar ile temin edilmekte, bunun için de büyük ölçüde enerji harcanarak suyun maliyetine yansıtılmaktadır” dedi. Kızılırmak suyunun Ankara’ya getirilmesinin, hidroelektrik enerji üretim tesislerinde üretilen ve üretilecek olan elektrik enerji miktarının azalmasına neden olacağını da vurgulayan Turhan Çakar, “Bu enerji üretim azalmasının 15 yıllık parasal karşılığı ve oluşturacağı mali kaybın ise en az 1.2 milyar dolar olacağı uzmanlarca belirtilmektedir” dedi. Çakar, şunları kaydetti:
“Gerek Ankara’daki su sıkıntısı gerekse Ankara’nın suyuna dünyanın en pahalı suyu unvanını kazandıran pahalılık, Ankara Anakent Belediyesi’nin yönetim hatalarından ve keyfi yönetiminden kaynaklanmaktadır.”
Çakar, Kızılırmak suyunun 21 gün boyunca gizlice Ankara’ya verilmesini ise Çernobil faciasından sonra halkın karşısında “Bir şey olmaz” diye çay içilmesine benzetti.
Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven ise halka bedava su verdiği için yargıç karşısına çıkıyor. Mahkemesi bugün başlayacak olan Özgüven, sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde hareket ettiklerini, su tasarrufunu özendirdiklerini ve dar gelirli aileleri düşünerek böyle bir uygulama başlattıklarını vurgulayarak “Sosyal belediyecilik yok olmayacak” dedi.
ÖZGÜVEN’İN DAVASI BAŞLIYOR
‘Dikili’de sosyal belediyecilik yok olmayacak’
İZMİR (Cumhuriyet Bürosu) - Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven’in, halka 10 tonluk tüketime dek suyu bedava kullandırdığı için yargılanmasına bugün başlanıyor. Özgüven, hakkında açılan davayla ilgili sosyal belediyecilik anlayışı çerçevesinde hareket ettiklerini, su tasarrufunu özendirdiklerini ve dar gelirli aileleri düşünerek böyle bir uygulama başlattıklarını vurgulayarak “Dikili’de sosyal belediyecilik yok olmayacak” dedi.
Dikili’de bu gelişme yaşanırken yaklaşan yerel seçimler öncesi siyasi tansiyon da yükseliyor. Özgüven’in, 10 yıllık aranın ardından yeniden Dikili Belediye Başkanı olması ve ilçe adının yeniden ülke gündeminde yer alması, diğer partilerin Dikili’ye olan ilgisini daha da yoğunlaştırıyor.
İlçenin önümüzdeki dönem belediye başkanı olacak kişi, Bergama Ovacık Altın Madeni’ni işleten Koza Altın’ın da fazlasıyla ilgisini çekiyor. Kapatılması yönünde çok sayıda mahkeme kararı olan ve siyasi iradenin çıkardığı yeni izinlerle işletmede tutulan madene karşı duruş sergileyen Özgüven, Koza Altın’ın hedefi konumunda. Koza Altın yetkilileri, Özgüven’in olmadığı bir Dikili Belediyesi için çıkacak diğer adayları destekleme konusunda kararlı.
Özgüven, sosyal belediyecilik yaptığını ve halkın yaşam standardını yükseltmeyi hedeflediğini belirterek “Bu anlamda yaptığımız çalışmalar arasında yer alan, 10 tona kadar su tüketiminden ücret almamamız dava konusu oldu. Bugün yargılanma başlıyor. Halka hizmet etmenin suç olduğuna inanmıyorum” dedi.
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.