İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Mehmet Ali Kışlalı - Bilmiyor muydunuz?

Haziran 02, 2008 - M.ALİ KIŞLALI

Bilmiyor muydunuz? Türkiye’de herkesi dinlerler. 1970 yılı sonunda, Milliyet, Tercüman, Dünya gazeteleri ile Hayat-Ses dergilerinin kurduğu Türk Haberler Ajansı’nın Ankara Bürosu’nu yönetiyordum. Kulağıma Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Muhsin Batur’un Milli Güvenlik Komitesi’nde bir muhtırasının konuşulduğu haberi gelmişti. Duyumu araştırmak için, Paşa’ya telefon edip sorduğumda ‘Buraya gel’ diye beni makamına davet etmiş, gittiğimde de “Telefonlar dinlenir. Böyle şeyler telefonda konuşulmaz” demişti.
O güne kadarki gazetecilik deneyimim (17 yıl) içinde telefonların dinlendiğini hep duyardım. Ama bu işin kuvvet komutanlarına kadar uygulandığını bilmiyordum.
Meslek yaşamımda titizlikle sürdürdüğüm gazeteci-devlet adamı ilişkileriyle ilgili kurallara uymam çeşitli devlet kademesinde kilit makamlardaki yetkililerle, yazılmamak kaydıyla konuşma yapma olanağını sağlamıştır.
1980’li yılların başında, Hürriyet’in Ankara Bürosu’nu yönetirken 4 Temmuz ABD’nin milli günü büyükelçinin ikâmetgahının bahçesinde verilen kokteylde zamanın Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşar Yardımcısı rahmetli Korgeneral Recep Ergun ile konuşuyordum. Ülkedeki yabancıların faaliyetlerinin nasıl yakından izlendiği hakkında iç rahatlatıcı değerlendirmeler yaparken, eliyle 40-50 metre ilerideki binayı göstererek, “Öyle imkânlar var ki buradan içerideki konuşmaları rahatça izleyebilirsiniz” demişti.
Devletin en kritik makamlarında, en gizli bilgilere ulaşabilecek görevler yapmış bir şahsiyet hiç kimsenin ‘dinlenme olasılığı’ndan masun olmadığını söyler. Telefonda gizlilik içeren konular olmasa bile mecbur olmadıkça konuşmamayı kesinlikle yeğler. Bugünlerde gündemi işgal eden iki dinlenme konusunun da (Anayasa Mahkemesi Başkanvekili ile CHP Genel Sekreteri) mutlaka ciddiye alınması gereken olaylar olduğundan hiç kuşkusu yoktur.
ABD ile ilgili iki ‘dinleme’ olayı dünyanın bu konularla ilgili kamuoyunda unutulmaz izler bırakmıştır. Bunlardan görece hafifi Moskova’da yeni ABD elçilik binası inşası sırasında sergilendi. ABD uzmanları aylarca binaya Sovyetler’in yerleştirmeye çalıştıkları dinleme cihazlarını temizlemeye uğraştılar.
Ama ‘Watergate’ ismiyle Washington’daki Demokratların merkez binasında Cumhuriyetçiler’in uygulamak istedikleri ‘dinleme’ iki Washington Post muhabirinin çabasıyla ortaya çıkarılıp ispatlanınca, yalan söyleyerek inkârda bulunan Başkan Nixon azledilme durumuyla karşılaştı. İstifa etmek zorunda kaldı.
Şimdi Anayasa Mahkemesi Başkan Yardımcısı’nın ileri sürdüğü ‘dinleme’ olayının hangi aşamalarla araştırıldığını bilmiyorum. Ama CHP Genel Sekreteri’nin odasında bir merkez valisi ile yaptığı konuşmanın tam metin halinde AKP yanlısı Vakit gazetesinde yayımlanmış olmasıyla ortada bir kuşkulu durum kalmadığını düşünüyorum.
Ama bugünlerde, birçok hususta, zor durumda kalan partisini kamuoyu karşısında savunma görevi yüklenen, pek de bu alanda yetenekli görülmeyen bir AKP Başkan Yardımcısı’nın ‘İddialar ispatlanmazsa CHP müfteri olur’ sözlerine şaşırdım. Şaşkınlığın bir sebebi de bu açıklamayı yaparken, CHP’yi yasal olmayan yollardan sağladıkları bilgilerle, kimi faaliyetlerinden dolayı itham etmesiydi.
‘Yasal olmayan dinleme’ konusu AKP hükümetini çok zor duruma soktu.
Bu konularda en yetkili gibi görünen makamların önce CHP iddialarını kesinlikle reddetmeleri, ama kamuoyunun baskısı ve iddiaların ayrıntılarıyla giderek daha inandırıcı boyutlar alması karşısında yaklaşım değiştirmeleri ibret vericiydi.
Oysa yasal olan ve olmayan ‘dinlemeler’in umur-u adiyeden olduğu ülkemizde, yetkililer karşılaştıkları iddiaları hemen reddetme yerine, keşke ‘araştıralım’ deseler de, devlet ciddiyeti bozulmasa, trajediler komediye dönüşmese.

Mehmet Ali Kışlalı

Radikal

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS