İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Zeynep Oral - Yalnız ve Güzel Ülkem…

Haziran 01, 2008 - CUMHURİYET

Nuri Bilge Ceylanın Cannesda kazandığı ödül ve ödülünü alırken yaptığı konuşma herkes gibi beni de çok etkiledi. Tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme…”

Şu birkaç sözcüğe hepimiz farklı farklı anlamlar yükledik, hâlâ da yüklemeye devam ediyoruz.

Örneğin tutkuyla sevmeküzerinde durulmadı hiç Ama ben inanıyorum ki Ceylanın bunca başarılı ve özgün filmler yapmasının kökeninde bu tutkuyla sevmek var Sadece ülkesini, toprağını, suyunu, havasını değil, yaptığı işi de tutkuyla seviyor.

Ülkem çok güzel, ondan hiç kuşku yok. Ama ah ülkem aynı zamanda öyle çirkin kiİnsan onuruna, yaşama, emeğe saygı göstermediği her an sizce de biraz daha çirkinleşmiyor mu?..

Üzerinde en çok durulan nokta ülkemizin yalnızlığıoldu. Hani dış dünya karşısında yalnızlığı Ama bence iç yalnızlığı da konuşmamız gerek. İç yalnızlığı, ruh yalnızlığını, yaraların derinleştirdiği yalnızlığı Nuri Bilgi Ceylan gibi içine kapalı ve az konuşan, az ama öz konuşan bir insanın sadece dış dünya karşısındaki yalnızlığı kastettiğini sanmıyorum Onu ayrıca filmlerindeki şiiri, tören sırasında birkaç sözcüğe sığdırdığı için de kutluyorum

***

Geçen pazar, sahnede has bir şair gülümseyerek bize bakıyordu. Metin Altıok Kırmızı Yayınlarının düzenlediği Metin Altıok Şiir Ödülü törenindeydik. Hem acıyı hem de bir arada olmanın, paylaşmanın gücünü, taşıdığı umudu yaşıyorduk. Doğan Hızlanın dediği gibiİyi şairler yakılsa da her zaman okunacaklardı.” O kadar çoktuk ki onu okuyanlar

Üzgün Kediler Gazelikitabıyla Haydar Ergülen ödülünü alırkenTenha dilde sevdiğim, Metin Abi, şairim!derken çoğalıyorduk Sonra, Fazıl Say piyanosuyla ve besteleriyle, Genco Erkal ve Cüneyt Türel şiirleriyle, Sezen Aksu ve Güvenç Dağüstün şarkılarıyla, ustalığın, starlığındoruklarıyla, en sıradan olabilme gücünü birleştirirlerken; bütün toplantıyı pır pır bir yürekle sunan Zeynep Altıokun gözlerindeki kıvılcıma bakarken çoğalıyorduk

2 Temmuz 93te Sıvasta çirkin ülkemin yalnızlaşmasına inat çoğalıyorduk!

***

Birkaç gündür ülkesini tutkuyla seven, artık aramızda olmayan bir bilim adamını düşünüyorum. Arkeolog Prof. Kenan Erimi

Tanrıça Afrodite adanmış Afrodisias, siz bu yazıyı okuduğunuzda yeni sergi salonuna kavuşmuş olacak. Antik kentte ortaya çıkarılan rölyeflerin aslına uygun biçimde sergilendiği Sebasteion-Sevgi Gönül Salonu, Geyre Vakfı ve Yapı Kredi desteğiyle açıldı. Müzeye eklenen bu yeni bölüm Cengiz Bektaşın eseri

Bir zamanların heykel sanatı merkezi Afrodisiastaki son gelişmeleri nasılsa ayrıntılarıyla önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşacağım, gelelim Kenan Erimin aklımdan çıkmamasına!

Nasıl da müthiş bir tutkuyla sevmişti Afrodisiası . Ve yaşamını oraya adadı. 60’lı yılların başında keşif ve kazı programlarıyla orada çağdaş bir çalışma başlattı. Dünyanın her yerinden oraya mali katkı sağlamak, araştırmaları, kazıları sürdürebilmek için amansızca didindi. Geyre Vakfı, Afrodisias Sevenler Derneği, hep o yılların ürünü. Prof. Erimi 1990da yitirdik. Artık Afrodisiasta, kendi deyişiyle sevgilisinin koynundauyuyor

***

3 Haziran 2008 Nâzım Hikmetin ölümünün 45. yılı Ülkesini, vatanını tutkuyla seven Nâzım Hikmet Bugün Türkiyenin en çok okunan şairi. Yani görüyorsunuz işte yasaklar, hapisler engellemeler, baskılar, tehditler hiçbir işe yaramadı.

Şu son aylarda iki kitap yayımlandı şaire ilişkin. (Yapı Kredi Yayınları) Biri Bahtiyar Ol Nâzımadını taşıyor. Eşi Vera Tulyakovanın, şairin ölümünden sonra onunla sürdürdüğü sohbetler”… Veranın kızı Anna Stepanovanın geniş kapsamlı önsözüyle… (Rusçadan çeviren: Hülya Aslan) Bir başka kitap: Hasretle adını taşıyor. Melih Güneşin hazırladığı kitap Veranın ve Rusya Edebiyat ve Sanat Devlet Arşivinden Nâzım Hikmetten ve Nâzım Hikmete mektupları içeriyor.

Tutkuyla sevdiğimiz bu yalnız ve güzel ülkede, Nâzım okumak, daha çok okumak gerek. Ben bugün onu Tahir ile Zühre Meselesişiiriyle anıyorum:

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,

bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte

yani yürekte.

Mesela bir barikatta dövüşerek

Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken

Mesela denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu?

Seversin dünyayı doludizgin

ama o bunun farkında değildir.

ayrılmak istemezsin dünyadan

ama o senden ayrılacak

yani sen elmayı seviyorsun diye

elmanın da seni sevmesi şart mı?

Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık

yahut hiç sevmeseydi

Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da

Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

e-posta: zeynep@zeyneporal.com

Zeynep Oral

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS