Laikliğin Uzun Yol Haritası - Ataol Behramoğlu
Mayıs 31, 2008 - ATAOL BEHRAMOĞLU
Profesör Tanilli bizim okuma hızımızı aşan bir araştırma ve yazma başarısıyla birbirinden değerli yapıtlarını birbiri ardına sıralamayı sürdürüyor.
Cumhuriyet Kitapları arasında çıkan “Din ve Politika” bunlardan şimdilik sonuncusu ve öteki yapıtları gibi okura tam zamanında sunulmuş bir başyapıt.
Kitabı satır altlarını çizerek, düşünerek ve notlar alarak okurken, bizde ve dünyada laiklik için verilen savaşımların uzun yol haritasını izliyor; çağdaş insanlığa ulaşmanın nice çetin uğraşlar karşılığında gerçekleştiğini ve bu zorlu savaşımın -dünyanın hiçbir yerinde- henüz tam bir zaferle sonuçlanmadığını görüyor, bilmediğiniz pek çok şey öğreniyorsunuz…
***
Bu çok kapsamlı yapıtı irdelemeye neresinden, hangi bölümünden başlamalı?
Laikliğin beşiği denebilecek Fransa ve İngiltere başta olmak üzere, (Polonya ve bir ölçüde de Yunanistan dışta kalmak üzere) Batı (ve Avrupa Birliği) ülkeleri bakımından konu incelenirken, bu ülkelerin her birinde laikleşme savaşımlarının o ülkeye özgü toplumsal yapı ve geleneklerin derin izlerini taşıdığı ve kendine özgü farklı yollardan geçerek bugünlere ulaştığı anlatılıyor.
Bu arada, bizde de son zamanlarda sözü sıkça edilen “laiklik”- “sekülerlik” ayrımının net bir tanımı veriliyor:
Tanilli’nin sözleriyle, “Laikleşme denen mantık, tutucu olan ve devlette köşeleri tutmuş ve onu sürdürmek eğiliminde bir Kilise’ye karşı, ‘liberal’ sosyal güçlerin verdiği mücadeleden” doğmuştur. “Sekülerleşme denen mantıkta ise, tersine, toplum ile Kilise’nin birlikte liberalleşmesi söz konusudur. Laikleşme, genellikle Katolik geleneğe has bir süreçtir; sekülerleşme ise Protestan ülkelerin bir karakteristiğidir.”…
***
Fransa’da laiklik savaşımının geçtiği tarihsel aşamaların ayrıntılı olarak anlatıldığı ilk bölümün ardından “Batı’da Laiklik’te Alabulacalık” başlıklı ikinci bölümde, bu gerçekten de karmaşık ve gelgitlerle dolu tarihe ilişkin gerçekten de şaşırtıcı bilgiler ediniyorsunuz.
1949’da kabul edilen Federal Almanya Anayasası’nda “Tanrının ve insanların önünde sorumluluğunun bilincinde olan… Alman halkı…” gibi bir anlatımın yer alması oldukça ilginç…
İspanya’da ancak 1978 tarihli Anayasa’da “Hiçbir din devlet dini olmayacaktır” gibi bir ilke yer alabiliyor…
İtalya’da da Devlet’le Vatikan arasında 1984’te imzalanan bir anlaşma ile Katolikliğin devlet dini olmasına son verilebiliyor…
Laikleşme (ve sekülerleşme) süreçlerine bu bilgilerin ışığında ve dünya ölçeğinde bakıldığında, Server Tanilli’nin yapıtında doğal olarak en geniş yeri tutan kendi ülkemizdeki laikleşme olgusunun önemi (ve karşı karşıya bulunduğu tehlikeler) daha iyi anlaşılabiliyor…
***
Laiklik kavramının eğitimle ilişkisi, “Din ve Politika”da altı önemle çizilen bir konudur.
“Fransa’da Laik Temeller Sürüyor” başlıklı beşinci bölümde, bu ülkede daha 1849 yılında, Edgar Quinet’nin “Halkın Eğitimi” adlı yapıtında, “laik okul” kavramının vurgulandığını görüyoruz. Bu okul, “katı inançların ve Kiliselerin zıtlaştıkları ortamda, birliğin, barışın ve uygar toplumun öğrenildiği yer”dir…
Laikleşmenin en köktenci savaşımcılarından Ferdinand Buisson (1841-1932) ise “laik eğitim” (ve bu anlamda da denebilir ki “eğitim, öğretim birliği”) kavramını şu çok kesin ve keskin sözlerle dile getiriyor:
“Kişi haklarından vazgeçmiş ve bir dinsel iktidara bağlanmış olanların eğitim yapma hakkı yoktur. Özgür olmayan biri, özgür yurttaşlar yetiştiremez. Gençliği bu tür insanlardan korumak devletin görevidir. Manastır toplumu ile demokratik toplum birbirine zıttır…”
***
Server Tanilli’nin kitabı hiç kuşkusuz, nesnel bir tarihsel döküm olmanın ötesinde, laiklik olgusunun günümüz dünyasında ve öncelikle de kendi ülkemizde karşı karşıya bulunduğu sorunlara işaret ediyor.
Sorunlar bir tek bize özgü değil.
“Laiklik Kazandı, Ama Anlamı Değişti” başlıklı bölümde, kendisiyle yapılan bir söyleşide günümüz “Fransız filozofu” M. Gauchet’nin Fransa’da laiklik için söylediği bazı sözler, bana yer yer bizdeki İkinci Cumhuriyetçilerin ve Ş. Mardin türü düşünürlerin yaklaşımlarını anımsattı.
Gelecek haftaki yazım, Tanilli’nin önemli kitabının kazandırdığı bilgilerin ışığında, yine bu konuda olacak.
Faks: (0212) 343 72 64
Ataol Behramoğlu
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.