İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

İstediği Ne Özgürlüğü? - Ali Sirmen

Mayıs 31, 2008 - ALİ SİRMEN

AKP iktidarının Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Avrupa Parlamentosunda yaptığı konuşmada şunları söylemiş:

- Türkiyede sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da, dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşıyor.

Bu tümceyi duyan bir yabancının anlayacağı şudur:

- Türkiyede herkes dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşamaktadır.

Bu söz hükümet üyesi bir bakan tarafından söylendiğinde de, ona söylenecek tek şey,

- Peki Beyefendi bu durumda sizin o koltukta ne işiniz var. Bunu düzeltmek için neden hiçbir şey yapmıyorsunuz? olacaktır.

Tabii dünyanın herhangi bir ülkesinin, herhangi bir bakanı için düşülebilecek en kötü durum da budur.

Dikkat buyurunuz, Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı Avrupalılara evet bizde din özgürlüğü konusunda sorunlar vardır, hem yalnız gayrimüslimler için değil, Müslümanlar için de vardır… demektedir.

Osmanlı İmparatorluğu dahil, bu ülkede hiçbir zaman böyle bir olay, böyle bir bakan görülmedidiyesi geliyor insanın, ama sonra hatırlıyoruz ki, bundan önceki Dışişleri Bakanının da kendisi değilse bile eşi, ülkesi aleyhine dava açmıştı. Her ne kadar daha sonra Hayrünnisa Hanım davasından vazgeçmiş olsa da bu vazgeçişin nedeni Hanımefendinin davayı kaybedeceğini anlamış olmasıydı.

***

Türkiye Cumhuriyetinin 2008 yılındaki görüntüsü işte budur, iktidar partisi üyeleri, hükümetin bakanları artık açık açık Türkiye Cumhuriyetini uluslararası platformlarda yabancılara şikâyet etmektedirler.

Şurası açıkça ortadadır ki, eğer laik Türkiye Cumhuriyetinde dini özgürlüklerle ilgili bir sorun yaşanıyorsa, buna müdahale etmekle yükümlü olan yürütmedir.

Çünkü laik bir ülkede devlet yalnız inançlar karşısında tarafsız kalmakla değil, aynı zamanda inançların herhangi birinin, herhangi bir mezhep ya da tarikatın ya da herhangi inançtan yoksun bir kuruluşun diğerleri üzerinde baskı uygulaması halinde bu baskıya karşı çıkıp, özgürlüğün alanını açmakla yükümlüdür. Bunu yapmayan iktidar suç işlemiş demektir.

Acaba Türkiyede böyle bir durum var mı?

Ali Babacanın dediği gibi, Müslüman çoğunluk dini özgürlükleri ile sorun yaşıyor mu?

İslamın beş şartının hangisi yerine getirilirken baskı oluyor?

Kelime-i şahadet getirirken mi?

Namaz kılarken mi?

Oruç tutarken mi?

Hacca giderken mi?

Zekât verirken mi?

Dinini öğrenmek mi yasak?

Kuran okuyup öğrenmek mi yasak?

***

Eğer bunlardan hiçbiri yasak değilse ki, değildir, Dışişleri Bakanı hem doğruyu söylememekte, hem de kendi temsil ettiği ülkenin insanlarını ve rejimini nahak yere suçlamaktadır.

Peki Ali Babacan ne istiyor?

Hangi yasaklar var da kalkmasını amaçlıyor?

Evet Türkiyede dini siyasete alet etmek, halkın dinsel duygularını sömürerek çıkar sağlamak, mensubu olduğu partiyi rejimi yıkmak üzere, laikliğe karşı faaliyetlerin odağı haline getirmek yasaktır.

Ali Babacanın aşmak istediği yasak budur.

Ve Ali Babacan da diğer arkadaşları da, bu yasağa karşı yabancılardan destek istemekte, Türkiyede laik demokratik düzeni kaldırabilmek için yabancıların kendilerine omuz vermesini dilemektedir.

Bu tavrın Mustafa Kemale karşı çıkan Derviş Vahdeti ile Ali Kemalin davranışlarından ne farkı vardır, söyler misiniz?

AKPnin asıl istediği din ve inanç özgürlüğü ile demokrasilerde onun güvencesi olan laikliğin ortadan kalkmasıdır.

Onlar, herkes kendileri gibi düşünsün, kendileri gibi davransın, aynı boruyu öttürsün istemektedirler.

Onlar laikliği istememektedirler ve her vesileyle bunu da dile getirmekten çekinmemektedirler.

Sevgili vatandaşlar, artık Türkiyenin bakanları, Türkiyeyi yabancılara şikâyet edip, Türkiye Cumhuriyeti rejimine karşı kendilerine dış destek arar hale gelmişlerdir.

En büyük talihsizliğimiz budur ve oturup düşünmemiz gerekir, biz bu hale düşmek için ne yanlış yaptık?

asirmen@cumhuriyet.com.tr

Ali Sirmen

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS