‘Gâvura Özel Statü’ - Nilgün Cerrahoğlu
Mayıs 31, 2008 - CUMHURİYET
“Gâvura var, Müslümana yok!”
“Golden Horn” ayrımcılığını Hürriyet gazetesi genel yayın müdürü Ertuğrul Özkök böyle özetliyor.
Buna “gâvura özel statü”(!) de diyebiliriz.
“Özel statü” lafını da ben icat etmedim. Bu tanıma; “Golden Horn olayını” araştırırken, Ekim 2007 tarihli benzer bir haberde rastladım:
“Giresun… Koçkayası Tatil Köyü hizmete açıldı. Çevre ve Orman Bakanlığı ile işletmeci Albayrak grubu arasında yapılan anlaşmaya göre, tesiste alkol satılmayacak. Ancak yabancı turistler alkol istediğinde özel statü uygulanabilecek. Albayrak grubunun sözleşmeye ‘turiste özel statü’ şartı koyduğu belirtildi…”
Habere “Pakistan usulü” diye bir de not düşülmüş:
“Alkollü içkilerin yasak olduğu Pakistan’ da sadece lüks otellerde Müslüman olmayan yabancılara alkollü içki satılıyor… Uygulamaya bazı başka Arap ve Müslüman ülkelerde de rastlandığı belirtiliyor.” (Milliyet 15 Ekim 2007)
“Alkol ayrımcılığı” anlayacağınız -“münferit vaka!”- “Golden Horn”la başlayıp bitmiyor.
Turistik tesis sözleşmelerine “turiste özel statü” adı altında giren resmi bir uygulama var. Uygulamada “turiste özel” ibaresinden apaçık “gâvura özel” anlamı çıkıyor…
‘Liberal şeriat’
“Gâvura özel statü” uygulayan Müslüman ülkeleri hangileri bir bakalım: Pakistan, Ürdün, Umman, Bahreyn,Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri…
“Mutlak yasak” uygulayan “katı şeriatçı”lar: İran, Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Sudan, Libya’ya karşın; bu ülkelerde içki satışı “Müslüman olmayan ahali ve yabancılara serbest bırakıldığından” İslam dünyasında “liberal içki rejimine sahip ülkeler” kategorisine sokuluyorlar.
Müslüman halkın alkol tüketimine belli ölçülerde “göz yuman” bir Suriye, bir de Mısır var…
Magreb şeridi “tabuları” gevşetip gevşetmemekte kararsız… Fas, Cezayir, Tunus’ta “serbesti” büyük kentlerin lüks restoranlarıyla sınırlı. Özgürlük; başka deyişle “gettolara” hapsolmuş.
Bu ülkelerin hiçbiri “AB adayı” olmadığı gibi; Türkiye benzeri bir “laik demokrasi” iddiasında da değiller.
“İçkide özel statü cephesinin” ortak referansı “şeriat kuralları”.
“Şeriatı” bir nebze gevşetebildikleri için; Suudi Arabistan, İran örnekleri yanında “liberal” sayılıyorlar.
Ve ‘liberal demokrasi’ kıstasları
Türkiye’nin referansı ne? Bunların hangisi?
“Liberal şeriat ülkeleri” mi, “liberal Batı demokrasileri” mi?
Referansımız “liberal demokrasiler” ise; “özgürlükler” bölünemez ve gettolarla sınırlandırılamaz. Bir. İnsanlar “din farkları üzerinden” ayrımcılığa tabi tutulamaz. İki. Demokrasilerde kural “din kriterleri” değil, “bireysel özgürlüklerdir”. Üç. Yetişkin bireylerin ne yiyip; ne içecekleri kendi “özgür iradelerine” bağlıdır. Devlet buna karışamaz…
“Golden Horn”un içki ruhsatı vardı, yoktu… Bürok-ratik bir tartışma.
Kendimi bildim bileli bu konu bizde hep böyle bürokratik, dar çerçevede ele alınıyor. Genel geçer “laiklik” vurgusu dışında; “demokratik özgürlükler” ve “ilkesel” bağlamda yapılan kapsamlı bir tartışmaya tanık olmadım.
“Gâvura özel statü” kontenjanından “Golden Horn”- da alkol ayrımcılığına maruz kalan Berlin Eyalet Parlementosu üyesi Dilek Kolat bu yüzden, “Otelde yaşama geçirilen zihniyetin temeli araştırılmalıdır” diyor: “Belediye kontrole gelir, turiste alkol verdiğimi görürse ruhsatsız sorun çıkmaz; Türk’e verdiğimi görürse ceza öderim yaklaşımı var. Bu nasıl bir zihniyet?”
Dilek Kolat ve beraberindeki 14 Alman parlamenterin “Golden Horn” da yaşadığı “kültür şoku”; alelacele verilen “üç günlük kapatmayla” geçiştirilecek şey değil…
Kolat’a eşlik eden Alman parlamenterleri derinlemesine etkileyen asıl konu; arka plandaki bu “zihniyet farkı ve uçurumları” olacaktır…
Sarkozy ve benzerlerinin yaptıkları açıklamalar Avrupalı’nın kafasında her daim asılı duran o “uçuruma” işaret ediyor:
“Çoğunluğu Müslüman ülke, Avrupalı olamaz!”
Türkiye ya “Avrupalılığın” gerektirdiği bu “zorunlu zihniyet devrimini” gerçekleştirecek; ya –içerden ve dışardan- dayatılan “özel statünün” her biçimini içselleştirecek.
Nilgün Cerrahoğlu
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.