MGK Kararı ile Talat-Hristofyas Ortak Vizyonu′nun mukayesesi - SABAHATTİN İSMAİL
Mayıs 30, 2008 - SEBAHATTİN İSMAİL, İLK KURŞUN
Anayasal yetkilerini çiğneyerek ve KKTC Meclisi′ne ait olan yetkileri gasbederek Rum yönetimi ile aklına göre anlaşmalar imzalayan Mehmetali Talat, kendisine “DUR” diyen olmadığı için Devletimizin ve Halkımızın geleceğiyle kumar oynamaya devam ediyor…
Önce Papadopulos′la 8 Temmuz Anlaşması, sonra Hristofyas′la 21 Mart Mutabakatı ve son olarak 23 Mayıs′ta Hristofyas′la birlikte saptadıkları Ortak Vizyon….
KKTC′ye sahip çıkan Kıbrıs Türk Halkının ezici çoğunluğunu oluşturan Ulusal güçler, gerekçelerini ortaya koyarak 3 emrivakiye de karşı çıktılar…
Dün de gazetemizin manşetinde Anavatan diplomatları arasında en değerli Kıbrıs uzmanlarından biri olan Dışişleri Bakanlığı Kıbrıs işlerinden de sorumlu eski müsteşar yardımcısı emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik′in değerlendirmeleri yayınlandı…
Büyükelçi Uluçevik′in değerlendirmelerinin de KKTC′de ulusal güçlerin değerlendirmeleri ile yüzde yüz örtüştüğü ve endişelerin aynı olduğu bir kez daha görüldü…
Ne ilginçtir ki 23 Mayıs′ta yaptığı dayatma, bu denli eleştiri almasına karşın Talat′tan hiçbir açıklama gelmiş değil…
Talat, sadece yarattığı gayrı meşru emrivakiye yönelen sert eleştiriler karşısında değil, başta Hristofyas olmak üzere ” zafer” çığlıkları atan Rum liderlerin değerlendirmeleri karşısında da dut yemiş bülbüle döndü.
Diğer yanda ise, CTP şakşakçıları ile her konuda Türkiye ve KKTC′ye karşı çıkan Rum muhipleri Talat′a alkış tuttu…
Sadece bu tablo bile, Talat′ın yarattığı emrivakinin Türkiye ve KKTC′nin meşru hak ve çıkarlarını korumadığının kanıtıdır…Aksi olsaydı, Rum liderlerle, içimizdeki Rum muhipleri, Rum papağanları, ABD-AB beslemeleri, ona ve Hristofyas′la belirlediği Ortak Vizyona alkış tutar mıydı?
Talat′ın Rum liderlerin bazı açıklamalarına gösterdiği tepkiler nedeniyle her gün ona saldıranlar, şimdi ona alkış tutarsa bunda bir yanlışlık yok mu?
MGK KARARI İLE ÇELİŞİYOR
Ona alkış tutuyorlar, çünkü Hristofyas′la belirlediği ortak vizyon, MGK kararı ile çelişmektedir…Hoşlarına giden, memnun kaldıkları budur. Haksız değildirler…MGK kararını bir kez daha anımsatmakta yarar vardır. Karar ne diyordu:
- ” Kıbrıs′ta 21 Mart 2008 tarihinde başlayan yeni süreç, ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Bu çerçevede, Türkiye′nin Kıbrıs′ta adil ve kalıcı bir çözüme ulaşılması çabalarını içtenlikle desteklediği, çözümün adadaki gerçekler temelinde, iki ayrı Halkın ve iki demokrasinin varlığına dayanacağı, iki kesimliliğin, iki tarafın siyasi eşitliğinin, iki kurucu devletin eşit statüsünün ve yeni ortaklık devleti parametrelerinin korunmasının esas olduğu, Garanti ve İttifak Anlaşmasının yürürlükte kalacağı vurgulanmıştır…”
Talat ile Hristofyas′ın 23 Mayıs′ta belirledikleri ORTAK VİZYON ise ilk bakışta benzerlik gösterse de, MGK kararı ile en temel konularda çelişmektedir…
Bir başka deyişle, MGK′nın vizyonu ile Talat-Hristofyas′ın ortak vizyonu terstir…Talat-Hristofyas′ın 23 Mayıs′ta belirledikleri Ortak Vizyon, BM Temsilcisinin ağzından şöyledir:
- “Liderler, BM Güvenlik Konseyi′nin ilgili kararlarında tanımlanan siyasi eşitliğe dayalı 2 bölgeli, 2 toplumlu federasyona bağlılığını yeniden teyit etti. Açıklamada, ortaklığın, eşit statüdeki Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı, tek uluslararası kimlikli, federal bir devlet olacağı belirtildi.”
Görüldüğü gibi, Talat-Hristofyas ortak vizyonu′nda “adadaki gerçekler temelinde” ifadesi yoktur…
Adadaki en yalın gerçek, Güneyde egemen bir Rum, Kuzeyde de egemen bir Türk devletinin ve iki ayrı egemen Halkın varlığıdır. “Adil ve Kalıcı bir Anlaşma” vurgusu ile kastedilen de “iki egemen devlete ve halka dayalı yeni bir ortaklık”tır…
Daha önce KKTC′yi ziyaret eden Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile Orgeneral Başbuğ, bir anlaşmanın kalıcı ve adil olabilmesi için iki eşit egemen Halka, iki eşit egemen devlete dayanması gerektiğini, garantörlüğün devamının ve iki kesimliliğin sulandırılmamasının şart olduğunu belirtmişlerdi…
Ne ki, Talat-Hristofyas ortak vizyonunda, bu egemen varlıklar Halkın anlamayacağı şekilde inkar edilmiştir…Açıkça yazmaya korkmuş ve Halkın detayını bilmediği BM Kararlarına atıfta bulunarak bunu yapmıştır…
Rumların başvurusu ile, gıyabımızda alınan, tek yanlı, hep karşı çıktığımız, tüm Rum isteklerini içeren, KKTC′yi yasadışı ilan eden ve geri alınmasını talep eden, tanınmaması çağrısı yapan, Rum işgalindeki Kıbrıs Cumhuriyeti′ni tüm Kıbrıs′ın tek meşru devleti ilan eden, egemenliğinin ve toprağının bölünemeyeceğini vurgulayan BM kararlarına gönderme yapılmıştır…
Bu nedenle, ortak vizyonlarında yer alan ” BM Güvenlik Konseyi kararlarının öngördüğü gibi…” ifadesi, her şeyi silip süpürüyor…
- Bunun anlamı, Rumların işgalleri altındaki yasa dışı “Kıbrıs Cumhuriyeti” adlı Rum devletinin federal bir içeriğe dönüştürülerek devam edeceğidir…İ
- -Bunun anlamı, iki egemen devletin devredeceği bir kısım egemenlik yetkileri ile yeni bir ortaklık devleti kurulmayacağıdır…
- Bunun anlamı, ortak vizyonlarında öngördükleri kurucu devletlerden birinin “egemen KKTC” olmayacağıdır…
- Bunun anlamı, ortak vizyonlarında öngördükleri “siyasi eşitliğin” “egemen eşitlik” olmayacağıdır
- Bunun anlamı, anlaşmanın self-determinasyon hakkına sahip iki ayrı halkın varlığının inkar edildiği, Kıbrıs′ta iki cemaatten oluşan TEK HALK olduğudur…
Çünkü, gıyabımızda alınan ve bugüne kadar reddettiğimiz bütün BM kararlarında “self-determinasyon hakkına sahip iki egemen Halktan ve iki egemen devlet”ten değil, “Kıbrıs Cumhuriyeti′nin korunmasından, Tek Halk′tan, bu Halkı oluşturan iki cemaattan ve toplumlu-iki bölgeli federasyon”dan söz edilmektedir…
MGK KARARI İLE TALAT-HRİSTOFYAS ORTAK VİZYONUNUN MUKAYESESİ
1- Nitekim, MGK kararında “iki egemen Halk”tan söz edilirken, Talat-Hristofyas ortak vizyonunda, Rumların istediği gibi “iki toplumdan-camaattan” söz edilmiştir…( Bilindiği gibi toplumların self-determinasyon ve egemenlik hakları bulunmuyor…Bu nedenledir ki Rumlar ille de TEK HALK kavramı üzerinde ısrar ediyor…)
2- MGK kararında, “iki egemen devlet”ten söz edilirken, Talat-Hristofyas ortak vizyonunda, Rumların istediği gibi sadece, ” iki bölgeden ” söz edilmiştir…
3- MGK kararında “iki kurucu devlet”ten ( founding state) söz edilirken ” Talat-Hristofyas ortak vizyonunda Rumların istediği gibi, ” iki oluşturucu devlet-eyalet”ten ( constituent state ) söz edilmiştir…( Ancak büyük bir yalana başvurularak Türkçeye çeviride, “constituent state” kavramı “kurucu devlet” olarak çevrilmiştir…)
4- MGK kararında “ada gerçeklerine dayalı yeni bir ortaklık”tan söz edilirken, Talat-Hristofyas ortak vizyonunda, Rumların istediği gibi, “BM Güvenlik Konseyi kararlarında öngörülen bir federasyon”dan söz edilmiştir… ( Böylece mevcut yasa dışı Rum devletinin BM kararlarında öngörüldüğü gibi TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE, TEK EGEMENLİĞE, TEK KİMLİĞE, TEK TEMSİLİYETE, TEK VATANDAŞLIĞA sahip adı “federal” içeriği “üniter” bir devlete dönüşmesi öngörülmüştür…Zaten Hristofyas da sorulan bir soru üzerine bunu doğrularken, ertesi gün yaptığı açıklamada da ” Kıbrıs Cumhuriyeti dağılmayacak, federal bir içeriğe dönüştürülerek devam edecek, kırmızı çizgilerimizden hiçbir ödün vermedik” demiştir..)
5- MGK kararında “Garanti ve İttifak Anlaşmaları′nın aynen korunması”ndan söz edilirken, Talat-Hristofyas ortak açıklamasında bu önemli konuya hiç değinilmemiş ve ortak hedeflerinin bu anlaşmayı kapsamadığı dolaylı şekilde ortaya konmuştur…
6- MGK kararında oluşacak ortak devletin ”tek uluslar arası kimliği” olacağına dair bir ifade yokken, Talat-Hristofyas ortak vizyonunda, Rumların istediği gibi “oluşacak federal devletin tek kimliği” olması öngörülmektedir…
TALAT MGK KARARINI PASPAS YAPTI
Görüldüğü gibi, Talat, 23 Mayıs′ta Hristofyas′la belirlediği ortak vizyonla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi milli politikasını ifade eden MGK kararını paspas gibi çiğnemiştir…
Bağımsız KKTC′nin, egemenliği olmayan bir eyalete dönüşmesini, Halkımızın “cemaat” statüsüne inmesini, self-determinasyon ve egemenlik haklarımızın inkarını Rum egemenliğinin Kuzeye de yayılmasını kabul etmiştir…
Zaten başka türlü olsaydı, yani bu ortak vizyonda egemen KKTC′nin devamı ve iki egemen devlete, self-determinasyon hakkına sahip iki egemen Halka dayalı yeni bir ortaklık devletinin kurulması öngörülseydi, Hristofyas, Rum liderler, içimizdeki Türkiye ve KKTC düşmanı Rum muhipleri ve ABD-AB-İngiliz işbirlikçisi mandacılar, bu ortak vizyona alkış tutar mıydı?


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.