Kıskançlık - Deniz Som
Mayıs 30, 2008 - DENİZ SOM
YİNE bir bardak suda fırtına kopartıyorlar. Memlekete ve millete hizmet aşkı ile yanıp tutuşan hükümetin pişirmekte olduğu aşa soğuk su katmaya çalışıyorlar.
Neymiş, hükümet dinliyormuş!
Ayıptır, günahtır, yazıktır.
Muhalefet yapacağım diye bir hükümete bu kadar da haksızlık yapılmaz ki. Allah, bunun hesabını sonra sorar. Neymiş efendim; CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın sözleri dinlenmiş. İnsaf kardeşim; siz değil miydiniz “Hükümet bizi dinlemiyor” diyen. Alın işte dinliyor; ne söylüyorsanız dinliyor. Bu sefer de yanmasın diye kazı çeviriyorlar, neymiş efendim ana muhalefet partisinin en tepe yöneticilerinden genel sekreterin sözleri nasıl olur da dinlenirmiş. Bunlara vallahi de billahi de yaranılmaz; dinlesen bir türlü, dinlemesen bir türlü. Boşuna denmemiş bunların gözleri var görmezler. CHP’nin eski genel sekreterlerinden Ertuğrul Günay hükümet üyesi olacak; bakanlık koltuğuna oturacak, bakanlar kurulunda konuştuğunda sözü dinlenecek, gerekirse medyaya hükümet adına konuşacak yine sözü dinlenecek hiç sesini çıkartmayacaksın, ama sıra CHP’nin son genel sekreterini dinlemeye gelince kıyameti kopartacaksın. Muhalefet yapmak için muhalefet yapmakla bir yere varamayacaklarını bir türlü anlamıyorlar. Bakın memleketin haline; generaller dinleniyor, savcılar dinleniyor, yargıçlar dinleniyor, öğretim üyeleri dinleniyor, gazeteciler dinleniyor, iş adamları dinleniyor kim ne söylerse dinleniyor. Kimse itiraz ediyor mu? Memlekete hizmet aşkıyla yanıp tutuşan herkesi hükümet can kulağı ile dinliyor ama sıra ana muhalefet partisinin genel sekreterine gelince “niye dinledin” oluyor! Bunlar gerçekten adam olmazlar; her şeyden önce çağın gerisinde kalmışlar.
Bir güzel özelleştirilen telekomünikasyon şirketlerinin elindeki sabit telefonlar dinleniyor, cep telefonları dinleniyor, dijital ortamdaki elektronik yazışmalar okunuyor, odaya yerleştirilen böcekle konuşmalar dinleniyor ama pencere camına yansıyan ses titreşimlerinin elektronik sistemle dinlenmesine sıra gelince “vay bizi dinliyorlar” yaygarası kopartılıyor. Bunların derdini ben biliyorum; bunları ABD ve AB dinlemiyor, bir tek AKP hükümeti dinliyor ya kıskançlıktan çatlıyorlar.
Kazım Dirik’in torunu, Star’ın oyunu
RTE’NİN yakınlarından birinin sahibi olduğu, sahibinin başyazarlığını Mehmet Altan, sahibinin genel başyönetmenliğini Mustafa Karaalioğlu gibi çok ünlü ve çok değerli şahısların yaptığı bir gazete var:
Star.
Bu malum gazetede geçen gün bir haber yayımlanmış.
Muhabirin imzası yok ama muhbir kaynağı olarak “Ankara” mahreci kullanıldığı için gazetenin Ankara temsilcisi ve “Ergenekon uzmanı” Şamil Tayyar’ın elinin değdiği belli bir haber!
Haberin özü şu:
Dağlıca’da baskına uğrayan taburun komutanı ve daha sonra görev yeri değiştirilen Yarbay Onur Dirik, Kurtuluş Savaşı’nda Mustafa Kemal Paşa’nın “yaver”liğini yapan Kazım Dirik’in torunuymuş.
Ne iş? Hani neredeyse 13 askerimizin şehit düştüğü baskını “ulusalcılar” yapmış gibi bir iş!
Her neyse…
RTE’nin “star”larından Star’ın başyazarı ve başyönetmenine buradan bir çağrı:
Şamil’e söyleyin de uçuşa geçmediği bir gün “yaver” yaptığınız Kazım Dirik’in torunu Kazım Doğan Dirik’i “torun” yaptığınız Onur Dirik’le tanıştırsın! Arap çöllerindeki deve gibisiniz valla; her tarafınız eğri!
Recep
Recep Akın: “Adım Recep, ileride politikaya gireceğim. Gür cepli Remzi adlı ve mal mülk sahibi birinden oğluma burs istiyorum.”
Yağmur Deniz
Muhalefet iktidara bize kulak
verin dedi.
İktidar da dinledi!
Nasip
Yaşar Şengel: “Ulu Tanrım, her vatandaşa Erbakan Hoca’ya verilen hapis cezasından nasip eyle.”
Gap’gaççı
Erol Barutçugil: “Amacı GAP’ı gapmak değil, siyasi GAP’gaççılık!”
Sıra
M. Ali Kılınç: “Çankaya’da sıra gecesi yapmaya sıra ne zaman gelecek!”
1. Abdullah
Süleyman Ekim: “Hayrünnisa, Kösem Sultan; Cumhurbaşkanı da 1. Abdullah!”
- Diyanet, flörtü
zina saymış…
“Çünkü el ele tutuşmakla veledi zina oluyor!”
Deniz Som
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.