Es Geçilen Sorular - Hikmet Bila
Mayıs 30, 2008 - HİKMET BİLA
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Ria Oomen-Rujiten’i nasıl bilirsiniz?
Ben bilmezdim, geçen gün Mine Kırıkkanat yazdı, öğrendim.
Bu bir kadınmış.
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türk kökenli Hollandalı üyesi Emine Bozkurt, bu kadını bakınız nasıl anlatmış:
‘Türkiye Raportörü Hollandalı parlamenter Ria Oomen-Rujiten ve üyesi olduğu Avrupa Halkları Partisi, Türkiye’de kadın hakları, cinsiyet eşitliği ile ilgili tavsiyelerimizin Türkiye raporunda yer almasını sürekli engellemeye çalıştı.’
Bir Avrupalı.
Bir parlamenter.
Ve bir kadın.
Ama Türkiye’de kadının eşitlik haklarını engellemek için yırtınıyor.
Avrupalı bir kadın parlamenter Türkiye’de kadın haklarına niye karşı çıkar?
ıkar.
Çünkü o artık, Avrupalı olmaktan, parlamenter olmaktan, kadın olmaktan öte bir tetikçidir. Artık çıkarı her ne ise, onun için çıkar, Avrupalı olmaktan, parlamenter olmaktan ve kadın olmaktan önce gelir.
***
AP Karma Parlamento Komisyonu’nda CHP’li milletvekilleri Onur Öymen ve Algan Hacaloğlu, Genişlemeden Sorumlu Komiser Olli Rehn’i biraz sıkıştırmışlar.
Öymen: Demokratik laiklikten söz ediyorsunuz. Sanki bazıları demokrasi yerine laikliği savunu- yormuş gibi. Oysa laiklik yoksa demokrasi de yoktur. Laikliği savunmak demokrasiyi savunmak değil midir?
Hacaloğlu: Sizin mi kafanız karışık yoksa Türkiye’nin kafasını mı karıştırmaya çalışıyorsunuz?
Olli Rehn’e başka sorular da sorulmuş. Karma Parlamento Komisyonu toplantısını izleyen meslektaşlarımızdan öğreniyoruz ki, Rehn her soruya cevap vermiş ama, mucidi olduğu ‘demokratik laiklik’le ilgili CHP milletvekillerinin sorularını es geçmiş.
Geçer.
Çünkü attığı palavranın kendisi de farkında. Çünkü bu gibi adamlar, attıkları palavralarla Türkiye’de arkasında durdukları kesimlere destek ve gaz verirler ama karşılarına bilen insanlar çıktığı zaman yan çizerler. İyot gibi açığa çıkmaktan hiç hoşlanmazlar çünkü…
***
Avrupa Parlamentosu deyince, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’ı anmamak olur mu? Bakan, Dış İlişkiler Komitesi’nde konuşurken, Türkiye’yi şikâyet etmiş. Demiş ki: ‘Türkiye’de sadece gayrimüslim azınlıklar değil, Müslüman çoğunluk da dini özgürlüklerle ilgili sorunlar yaşı- yor.’
Orada, ‘İktidar değil misin, versene milletin dini özgürlüklerini’ diyen olmuş mu bilmiyoruz.
Ama Türkiye’deki cami, Kuran kursu, imam hatip okulu, ilahiyat fakültesi, hoca, imam sayısını bir çırpıda sayan, Diyanet’in bütçesiyle kaç bakanlığı satın alabileceğini kanıtlayan, camiye gidene, namaz kılana, oruç tutana, diğer dini vecibelerini yerine getirene kimsenin karışmadığını anlatan bir okur, net bir soru soruyordu:
‘Ya, Babacan Müslüman çoğunluğun hangi dinsel özgürlük sorunu yaşadığını niye söylememiş acaba?’
Hikmet Bila
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.