Dinleme Reytingi TV’leri Geçti! - Mustafa Balbay
Mayıs 30, 2008 - MUSTAFA BALBAY
Televizyonlar, radyolar hiç öyle reyting ölçümlerine bakıp birincilik yarışına girmesinler. Görünen o ki, telefon ve ortam dinlemenin reytingi hepsini geçti. Yakında bütün iletişim araçları içinde en çok dinlenenler-izlenenler listesine telefon numaraları da girerse şaşırmamalı!
İnsanın en temel haklarından haberleşme özgürlüğü, dikta dönemlerini aratmayacak derecede tehdit altında.
CHP Genel Merkezi’nin dinlenmesi olayını da içine alarak son dönemdeki dinlemeleri üç açıdan irdeleyelim:
1- Dinleme olayı.
2- Dinlenen konuşmanın medya tarafından yayımlanması.
3- İktidarın, olanlar karşısındaki tutumu.
Sıralamayı oluş biçimine göre yaptık ama, vahimlik reytingi tersten başlıyor.
Telefonların hangi nedenlerle ve nasıl dinleneceği yasalarla belirlenmiş. Bunun dışındaki tüm dinlemeler yasadışı. Ancak olayın bu yönünü çoktan aştık. Telefon ve ortam dinleme yoluyla elde edilen bilgilerin psikolojik savaşın en önemli malzemesi olarak kullanıldığı bir ortamda yaşıyoruz.
***
Telefon dinlemeleri eskiden de var mıydı?
Evet…
Ancak önceki dönemlerde dinlenen telefonlardan elde edilen bilgiler bugünkü kadar densizce kamuoyunun önüne atılmazdı.
CHP dinlenmiş… Diyaloglar metne dökülmüş… Yazılı bir organ aracılığıyla ilan ediliyor…
Bu duruma ilişkin pek çok benzetme yapılabilir ama, ilk aklımıza gelen şu:
Eve giren hırsız, çaldığı malları ertesi gün ilanen duyuruyor!
Böyle bir şey olabilir mi?
Türkiye’de oluyor.
Medyanın bir bölümü artık her türlü yasadışılığın, kural dışı davranışın sergilendiği kanunsuz bir bölge haline geldi. Özellikle kökten AKP’ci medyanın öyle bir yayın anlayışı var ki, yukarıdaki benzetmenin arkasını getirmek gerekirse; neredeyse hırsızın çaldığı malların değerli olduğunu iddia edip, ev sahibine nereden buldun diye soracaklar!
Mahkemeden izin alınarak yapılan dinlemelerin bile medyaya yansıması yasak. Bu yasak belli yayın organları tarafından delinmeye devam edildiğine göre akla şu soru geliyor:
Acaba Türkiye’de medya, yasanın uygulanacağı organlar -uygulanmayacağı organlar diye ikiye mi ayrıldı?
***
AKP’nin tutumu bize göre, aktardığımız ilk iki şıktan çok daha çirkin.
Önceki telefon dinlemelerinde AKP’den gelen tepkiler hep şu yönde oldu:
“Dinleme sırasında yapılan konuşmalar doğru mu yanlış mı, muhatapları açıklasın!”
Adamın evi soyulmuş; evinde neden değerli eşya bulunduruyorsun, diye hesap soruyorlar!
CHP olayında Densiz Bir Kırat aynı tavrı sergiledi!
AKP’liler diyor ki; bu olaylarla bizim bağlantımız yok. Asıl o vali CHP’ye neden gitmiş, onu söylesin!
İyi, o zaman telefonlardan sonra seyahatler de izlemeye alınsın! AKP izin vermezse, gidilmesin…
Böylesi olaylarda faili bulmak için şu sorunun yanıtı etkili olabilir:
Bu kimin işine yarıyor?
Soruyu çengelli bırakıp, iki soru daha soralım:
1- Bugüne kadar dinlenen ve ifşa edilen kişiler asker, yargı mensubu, akademisyendi. Buna muhalefet partisi eklendi. Bunların ortak paydası AKP iktidarına mesafeli oluşlarıydı. Bu rastlantı mı?
2- Bunca telefon konuşması ortaya çıkıyor da; neden bir AKP’linin ihale ya da kadrolaşma telefonu çıkmıyor?
Tam bir k-ara rejim ortamındayız!
ankcum@cumhuriyet.com.tr
Mustafa Balbay
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.