İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

Digüleme yaptılar! - Necati Doğru

Mayıs 30, 2008 - NECATİ DOĞRU, VATAN

Milletin ağlayan kalbini dinlemeye gelmişlerdi, CHP’nin plazasında Genel Sekreter Önder Sav ile kızağa çekilmiş eski Bolu Valisi Mehmet Ali Serindağ’ı dinlerken yakalandılar.
Bilir misiniz?
Atasözümüz var; “Digü dinleyen, kendi ayıbını işitir” derler. Digü dinlemek; konuşulana gizlice, namertçe, ayıplı şekilde kulak dayamak anlamında kullanılıyor. (Bakınız İ.H.Soykut, Türk Atalar Sözü Hazinesi, 238) AKP iktidarının sözcüleri ve bizzat Başbakan ile tüm bakanlar; demokrasi çıtasını en yükseğe çıkartacağız, Cumhuriyetin romatizmaya tutulmuş demokrasi ayağını da sağlığa-selamete kavuşturacağız, hukuk dışı olarak vatandaşı dinleyen, gözleyen, fişleyen, anti demokratik hışır devlet tavrını kökünden kazıyıp atacağız diyorlardı. Demokrasiyi yükselteceklerdi.
Röntgenci!
Fısıltıcı!
Digü dinleyici!
Oldukları netleşti.

***

Ana muhalefet partisinin genel merkez binasında Genel Sekreter’i, valiyle ve hacca gitme niyetindeki Mustafa Ünal adlı bir vatandaşla fısıltı halinde konuşurken gizlice dinliyor.
Aslında röntgenci!
Sesleri röntgenliyor.
Kayda alıyor.
Yandaş gazeteciye; muhalefet partisi genel sekreterinin Hazreti Muhammed’e; “Hazreti” demeden “Muhammed” diye hitap eden ve “hacca gitmeyi Araplara soyulmak olarak gören” yarı şaka-yarı ciddi yârenlik konuşmalarını, ciddi ciddi servis ediyorlar.
Hukuk dışı.
Ahlak dışı.
Demokrasi dışı.
Bu dinlemeyi Fethullah Gülen taraftarı olduğu iddia edilen ve “F-Tipi Örgütlenme” adı takılan teşkilat içinde yuvalanmış polislerin yaptığı iddia ediliyor. Polis içindeki bu “röntgenci, fısıltıcı ve digü dinleyici” birimin varlığına kanıt olarak da iktidar yanlısı gazeteye (Vakit) konuşmaların “bire bir servis edilmesi” gösteriliyor.

***

İktidar, bir savcıyı harekete geçirerek; olayın üzerine düğüm düğüm, ilmik ilmik, adım adım gidebilirdi.
Kim bu polisler?
Aygıtlar kimin?
Devletin mi?
Kimden emir aldılar?
O gazeteyi ve gazeteciyi niçin seçtiler? Ne yapmaya çalışıyorlar? İktidar bu sorulara açıklık getirerek, “demokratlığı konusunda samimi olduğunu” gösterebilirdi.
Tersini yaptılar.
Gizlice dinlenen, röntgenlenen ve haksızlığa uğramış CHP Genel Sekreteri’nin; “Danimarka’da Kuran ve İslam’a hakaret yağdıranların durumuna düştüğünü” söylemeye başladılar. Cumhuriyet’in tek adam (Atatürk) dönemi ve tek şef (İnönü) yıllarından tortu biriktirip getirdiğini iddia etikleri “bürokratik-sultacı-darbeci-seçkinci-korkutan-sindiren hışır yapısını” demokrasiyi yükselterek değiştirip geliştirecekleri sözünü vermişlerdi. Milletin ağlayan kalbini dinleyeceklerdi, Önder Sav ile eski Bolu Valisi Mehmet Ali Serindağ’ı digülediler. Röntgenci demokrat oldukları netleşti.

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS