İlk Kurşun Logo

Bakan Mehmet Şimşek İstifa Etmelidir!

» www.istifaetsin.com

Ana Çizgiler - Orhan Bursalı

Mayıs 29, 2008 - ORHAN BURSALI

27 Mayıs’ın yıldönümünü geride bıraktık… 27 Mayıs tarihimizde çok önemli bir dönüm noktası. Ülkemiz siyasal, kültürel, düşünce, bilim ve sosyal hayatında kalıcı izleri var. Sosyal bilimler dünyamız bu önemli tarihi dönemecin çok yönlü ve uzun soluklu etkilerini araştırmış mıdır, bilmiyorum.

27 Mayıs’ı sanki sadece siyaset tartışıyor: Herkes, siyasi konumuna göre 27 Mayıs’a bakıyor; genellikle de bu bakışta bir farklılık yok: Bu görüşleri toparlarsak:

* Parlamenter düzene askeri müdahale kötüdür, ama Türkiye 1950 sonunda geldiği noktada bu siyasal-toplumsal bir kaçınılmazlıktı…

* 27 Mayıs, ülkede, bir siyasi partinin asla yapamayacağı olumlu değişimleri kısa sürede gerçekleştirdi; özgürlük rüzgârları estirdi, sol üzerindeki ağır baskıları kırdı, düşünce özgürlüğüne kapıları açtı, kültürel hayat zenginleşti…

* 27 Mayıs kötüdür, her ne olursa olsun (DP’nin diktatoryal yönetimi vb. gibi olgular!..) seçimlerle sistemin yenilenmesini beklemek gerekirdi. 27 Mayıs kötü örnek olmuş, askeri müdahaleler dönemini açtı…

* 27 Mayıs’ta idamlar siyasette kini gündeme soktu, siyasi partilerde devamlılığı kesintiye uğrattı, partilerin gelişme ve yenilenme süreçlerine de müdahale etti…

***

Şüphesiz, hiçbir şey kendi başına iyi veya kötü değildir. Sosyal bilimler, bir olayı, yol açtığı sonuçlar açısından, ülkeye etkilerini değerlendirerek, bilimsel-tartışılabilir bir sonuç üretebilir olmalı… Çok zor da olsa!

Ancak sonuç üretme ne yazık ki sadece siyasetin tekelinde… Bana sorarsanız, 27 Mayıs’ın olumlu sonuçları ağır basıyor… Türkiye’nin bu sonuçlara ulaşabilmek için, belki de 50 yıl geçirmesi gerekebilirdi! Bir de bazı sosyal olayları önlemek kimsenin elinde değil. Çaba gösterebilirsiniz, ama sonucu değiştirmeniz yüzde 99 mümkün olmaz. Toplumsal olayların kendi büyük ölçekli dinamikleri var ve bunlar bazı dönemeçler belirleyici oluyor.

27 Mayıs da bu tür bir makro dinamikti!

***

27 Mayıs gibi, ülkemizde pek çok alanda yol veya kulvar değiştirten ve belirleyici etkileri olan başka dinamikler neler? Bir düşünce antrenmanı yapalım…

1) Mustafa Kemal Paşa’nın aramızdan ayrılışı!

2) İkinci Dünya Savaşı ve sonucu olarak, daha 1945’lerde CHP’nin iktidardan düşşü!

3) 1945-50’lerden itibaren, Türkiye’nin, 1923-1939 arası kendi üretici güçlerini, iç dinamiklerini geliştirerek, bunlara dayanarak, kendi kalkınma stratejik bakışını terk etmesi!

4) Türkiye’nin kalkınma politikasının, esas olarak, ABD-Batı-NATO’ya ve onların yardımlarına bırakılması! Ülkeyi yönetme ulusal iradesinin, en azından ekonomik (ve siyaset olarak) 1945’lerden itibaren dış iradelere devrinin başlaması!

5) DP’nin, CHP ve İnönü’nün başlattığı “Demokratik Parlamenter Sistem”i, demokrasiye geçişi geliştirip yerleştirmemesi! Demokrasi denemesini, kendi parti diktatörlüğünü yerleştirmek için bir araç olarak kullanması! (AKP, dikkat et!)

Bugün çekmekte olduğumuz demokrasi zorluklarının kökeni ta burada!

Ama, demokrasinin temellerini atan ve iktidarı yeni bir dönem başlatmak için devreden CHP, bugün demokrasi düşmanı olarak nitelendiriliyor! Kimler tarafından? Demokrasiyi kuramayan 1950’ler siyaset ve siyasetçilerinin uzantıları muhafazakar-sağcı, dinci eğilimli AKP (ve kültürsüz liberal ve eski solcular) tarafından!

6) Ülkemizde son 60 yılda, o zamana kadar kurulan bilim ve teknoloji kurumlarının geliştirilmemesi, bu kurumların yer yer kapatılması, işlevsiz ve içeriksiz bırakılması, bir bilim-düşünce kültürü birikiminin ülkenin bütününü siyasal ve ekonomik etkileyecek bir eşik değere ulaşamaması… Şüphesiz, ülkenin eğitim yılı ortalamasına, bugünkü 4.5 yılı aştıracak, 7-8 yıla tırmandıracak bir politikanın, sağcı iktidarlarca kasten uygulanmaması!

7) 1971 ve 1980 askeri darbeleriyle, ülkenin demokratik gelişiminin önünün kesilmesi ve ülkenin büyük güçlerin küresel stratejik politikalarını gerçekleştirmede bir araç olarak kalmasının sağlanması!

8) Nihayet, merkezi sağcı geleneksel partilerin ülkeyi pek çok yönden yönetilemez bırakarak, 19 kez ekonomik açıdan iflas ettirmiş olması ve sonuçta dinci bir partiye yolun açılmış olması…

obursali@cumhuriyet.com.tr

Orhan Bursalı

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS