Çalkantılı Dönem… - Hikmet Çetinkaya
Mayıs 27, 2008 - HİKMET ÇETİNKAYA
Bazen sisler dağılmıyor.. bazen de sular durulmuyor…
Karanlıkta açan bir çiçek, ıslak güvercinler, kumrular, kırlangıçlar…
Bir yağmur kokusu!..
Yaşamın o patika yolu…
Kör bitkiler, çürümeler, beton yığınları…
Çalkantılı bir dönem!..
Kimi zaman karamsarlık kimi zaman umut.
Siirt’te de iki bin kişi hastanelik olmuş.
Aksaray’da sekiz bin, Konya ve Şereflikoçhisar’da yedi bin kişi…
Hepsi içme suyundan ishal!..
Demokrasiyi ve özgürlükleri tartışıyoruz…
Sonra oturup düşünüyoruz:
“Türkiye neden böylesine bir çalkantılı döneme girdi?”
AKP Hükümeti üniversitelerde giyim-kuşam özgürlüğü adına “sıkmabaş” yasağını kaldırmak için anayasa değişikliğine gitti mi?
Gitti!..
Yargıtay bu değişikliğe tepki gösterdi mi?
Gösterdi!..
O zaman niye bu gümbürtü?
İçeriden ve dışarıdan yargıya saldırı tüm hızıyla sürüyor; Bakan Bey, “dam üstünde saksağan” diyebiliyor, AB temsilcileri açık açık Anayasa Mahkemesi üzerinde baskı kurmaya kalkışıyorlar…
Hangi demokratik bir hukuk devletinde yargı bu denli hırpalanır?
İngiltere’de mi, Almanya’da mı, Fransa’da mı, Belçika’da mı?
Bazı ülkelerin cumhurbaşkanları, başbakanları Türkiye’ye gelip hukuk dersi vermiyorlar mı?
Veriyorlar, hem de nasıl!..
Kendi ülkelerinde olup bitenleri görmeyenler Türkiye’de hukukun üstünlüğünden söz edemez…
Avusturya’da ırkçılık almış başını gidiyor, Fransa’da, Almanya’da, İngiltere’de öyle…
***
Dünyanın karardığı bir yer düşünüyorum kimi “köşebaşlarını” tutanların yazdıklarını okuyunca…
Yargıtay tarafsız olabilir mi demokratik bir hukuk devletinde?
Elbet taraftır, elbet anayasanın, laik demokratik Cumhuriyetin temel ilkelerini savunacak ve koruyacaktır…
Yargıtay, laik demokratik Cumhuriyet’ten taraftır.
Tanrı aşkına söyleyin demokrasi ve özgürlükler nedir sizce?
Demokrasi başına buyrukluk mudur, yasaları, anayasayı tanımamazlık mı?
Cumhuriyetin tüm değerlerinin köküne kibrit suyu dökülürken, salt AKP’yi kapattırmamak için gösterilen bu çabanın arkasında ne var?
Anayasanın onuncu ve kırk ikinci maddeleri hangi amaçla değiştirildi?
Açık lise sınavlarına sarıklı, cüppeli, karaçarşaflı kız-erkek ğrencilerin girmesine kimler izin verdi?
Camilerde ve mezarlıklarda uygulamalı din dersleri niçin yapıldı?
Milli Eğitim örgütü bugün hangi tarikat şeyhinin denetiminde?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nı yerden yere vuranlar hangi hakla hukuk devletinden, demokrasiden söz ediyor anlatır mısınız?
Bu konuları durmadan yazıyorum…
AKP’nin kapatılıp kapatılmayacağı belli olmamasına karşın iç ve dış güçler yargıyı baskı altına almaya çalışıyorlar…
Ne adına?
Demokrasi ve hukuk adına!..
Geçen hafta yazdım, bir kez daha yineliyorum:
“Yargı Reformu Strateji Taslağı, Türkiye’deki yargı bir köşeye itilip, AB Komiseri Olli Rehn’e sunulmadı mı?”
ABD ve AB’ye göbekten bağlı bir siyasal iktidar değil mi AKP?
Haydi konuşun!..
***
Tuzla Tersanesi’ndeki ölümleri bile “PKK’ye havale eden” bir düşünce egemen benim ülkemde…
İnsanın birey olması için, kulun bireyleşmesi için yapılan devrimlerden biridir Aydınlanma…
Toplum olarak bunu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e borçluyuz…
Aydınlanma Devrimi, Kurtuluş Savaşı’yla gerçekleşti. Kul, birey oldu. Anadolu halkı dinin değil, bilimin ışığında bugünlere geldi.
Ulusal bilinç bireyin yurtseverliğiyle ivme kazanır…
O bilinç uygarlığa ve çağdaşlığa ulaştırır toplumu!..
Geri sayım yıllar önce başlamıştı…
Şimdi meyvelerini topluyorlar!.. Üstelik demokrasiyi ve özgürlükleri öne sürerek…
Yerseniz!..
hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr
Faks numaramız: 02126 343 72 69
Hikmet Çetinkaya
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.