İlk Kurşun Logo

Önemli Duyuru

Gazetemiz 31. sayıdan sonraki sayıları İnternet üzerinden ücretsiz olarak yayımlayacaktır. 2009'dan itibaren basılı yayın durdurulacaktır. Bilgilerinize sunarız.

Aboneliklerle İlgili Duyuru

Gazetemiz abonelik sistemini de durdurmuştur. Bundan sonra yeni abone kabul etmeyecektir.

27 Mayıs Sebep Değil Sonuçtur - Ali Sirmen

Mayıs 27, 2008 - ALİ SİRMEN

48 yıl önce bugün Türk halkı, devletin radyosundan, Albay Alparslan Türkeşin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğunu bildiren açıklamasıyla uyandı. Böylelikle 10 yıl arayla yinelenen periyodik darbeler dönemi başlamış oldu.

27 Mayısı izleyen diğer iki açık darbe, 12 Mart ve 12 Eylülü kınama konusunda, toplumda hemen hemen bir konsensüs olmasına karşılık, 27 Mayıs daha çok tartışılan kimi yönleri dolayısıyla bazıları tarafından savunulan bir müdahaledir.

Gerçekten, Türk düşün yaşamında kimi konuların enine boyuna tartışılabilmesi, kimi tabuların yıkılması, solun hiç değilse teorik olarak gündeme gelmesi, TİP gibi sosyalist bir partinin TBMMye girerek yeni soluk getirmesi hep, 27 Mayısın ürünü olan 1961 Anayasasının sağladığı özgürlük ortamının sonuçlarıdır.

1961 Anayasasının o dönemin dünyadaki en özgürlükçü temel metinlerden biri olduğu da bir gerçektir.

Yine de demokrasiden yana olan kişi,27 Mayıs iyi ki oldudiyemez. Eğer 27 Mayıs olmasaydı, kuşkusuz çok daha iyi olurdu. Ama bu doğru gözlem de, kendi başına fazla bir anlam taşımıyor.

***

Tartışmayı doğru raya oturtmak için her şeyden önce, 27 Mayısın bir neden mi, yoksa bir sonuç mu olduğuna bakmakta yarar var.

Mayıs 1960ta, eğer Türkiyede bütün kurum ve kurallarıyla işleyen bir demokrasi var olmuş olsaydı da, 27 Mayıs bunun üzerine gelseydi, o zaman bu darbe, kendinden sonraki müdahalelere de yol açan bir neden olarak algılanabilirdi.

Ne yazık ki, durum bu değildi. 1957 seçimlerinde sandık çoğunluğunu yitirmesine karşın, Meclis çoğunluğunu elinde tutan, DP, hızla diktaya yönelmekte, hatta iktidar partisinden bir grup milletvekilinin oluşturduğu yargı yetkisine sahip, Tahkikat Encümeni (Soruşturma Komisyonu) ile demokrasinin temelindeki kuvvetler ayrılığı tümden çiğnenmiş, zaten bağımsız olmayan yargının kimi yetkileri yasamada çoğunluğu elinde tutan partiye devredilmişti.

Başka bir deyişle, 27 Mayısa gelmeden önce, Tahkikat Encümeni, yargının yetkilerinin gaspı gibi uygulamalarla demokrasi zaten gömülmüştü. Bu durumda 27 Mayısın demokrasiye karşı suç olduğunu söylemek mümkün değildi. Çünkü olmayan demokrasiyi çiğnemek, tıpkı daha önce ölmüş bir kişiyi öldürmek gibi, işlenemez bir suçu oluşturmaktaydı.

Yine de, 27 Mayıs olmasaydı daha iyi olurdugörüşünün haklılığı ortadan kalkmıyor.

***

Ama27 Mayıs olmasaydı daha iyi olurdutümcesini doğru okumak, yalnızca sonuca takılı kalmayıp, nedenleri de irdelemek daha yerinde olacaktır.

27 Mayıs olmasaydı daha iyi olurdutümcesinin doğrusu, 27 Mayısa kadar varan olaylara yol açan nedenlerin bir araya gelmesi önlenseydi, çok daha iyi olurdudur.

Çünkü amaç, demokrasiyi doğru çalıştırmak, özgürlükleri elden geldiğince geniş tutmak, çağın gereklerine yanıt veren bir rejimi yürütebilmektir.

Bu başarının önündeki tek engelin askeri darbeler olduğunu sanmak yanılgısına düşer, oyçoğunluğu sivil diktasının da, demokrasinin onsuz olmazlarını çiğneyebildiği gerçeğini görmezden gelirsek, yine amaçlanan hedefe varamayız.

Bugün, getirdikleri ne olursa olsun, demokrasi yolunda askeri diktaların bir çözüm olmadığı gerçeği artık kamuoyunun çok büyük bir kesimi tarafından anlaşılmıştır.

Askeri darbeler artık ne mümkün ne de muhtemel olduğundan tartışmanın odağında yer almak durumunda değillerdir. Ama sivil darbeler hâlâ gündemdeki önemli yerlerini, hele hele son zamanlardaki gelişmeler de göz önünde bulundurulunca daha da ciddi bir biçimde korumaktadırlar.

Bu yüzdendir ki, günümüzde 27 Mayısa bakarken, Türkiyeyi 27 Mayısa getiren koşulların ortadan kaldırılmasının yöntemlerini tartışmak, bulmak ve yaşama geçirmektir önemli olan yoksa, askeri darbeye söverken, sivil darbeye arka çıkan sahte demokratlık pozlarının bir kıymeti harbiyesi olmayacaktır.

asirmen@cumhuriyet.com.tr

Ali Sirmen

Cumhuriyet

Yorumunuzu Ekleyin

Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.

Benzer Yazılar

  • XHTML CSS RSS