Yoz Saplantılar - Öztin Akgüç
Mayıs 25, 2008 - ÖZTİN AKGÜÇ
Günümüzde yaşanan haksızlıklarda, istismarda, yolsuzluklarda, çıkar sağlamada, siyasal ve ekonomik kandırmalarda, değer yargılarının yozlaşması, yanlış saplantılar etkili olmaktadır. Maddi açıdan zengin olma saplantısı; marka kullanımının, gösteriş harcamalarının kişiye itibar kazandırması, yaşamın statü simgelerinden oluştuğu aşılaması ya da yalanı, almanın vermekten daha akıllıca olduğu kanısı, mutluluğu sadece maddi gönençte (refahta) arama yanılgısı, yanlış kullanımlara, haksızlıklara, istismara, hatta mutsuzluklara yol açmaktadır. Ne yazık ki bu bağlamda kültürel yalanlar söylenmekte, yanlış yönlendirmeler yapılmakta hatta din; bir istismar, bir aldatmaca aracı olarak kullanılmaktadır. Paylaşarak zenginleşmek yerine, alarak, üstüne oturarak, haksız edinimlerde bulunarak yaşam, manen yoksullaştırılmaktadır.
Dinler, büyük düşünürler, genelde insanlığa şu tür iletiler, öğütler verirler: “Bu dünyaya, yaşamanızı, varlığınızı paylaşmak için gelirsiniz. Vermek almaktan daha kutsaldır. Kefenin, giyeceğiniz en son giysinin cebi yoktur; öbür dünyaya maddi bir şey götüremezsiniz.” Bu tür iletiler, öğütler, yol göstermeler ya yeterince vurgulanmaz ya da dikkate alınmaz veya geri plana itilir. “Sürekli alan, istismar eden, haksız edinimlerde bulunan, yaşamdan sonra kaybedecek; paylaşan ise kazanacaktır.” Hemen hemen tüm dinlerin ortak aşılaması, telkinidir bu. Ancak günümüzde dinlerin, ne yazık ki etik, yaşam felsefesine ilişkin yönleri değil, şekle dönük yönleri ön plana çıkarılıyor. Din bir baskı aracı, güçlüler lehine çıkar aracı olarak kullanılıyor. Tarih boyunca da dinin amacından saptırıldığını gözlüyoruz. Ne yazık ki, din adamları ya da kendilerine böyle bir etiket takılmış olanlar, güçlülerin çıkar amaçlarına alet ediliyor, belki karşılığını da alıyorlar.
***
Günümüzde insanlara dürüst olun, düzgün davranın, haklının, güçsüzün yanında yer alın, sözünüzde durun, insanları kandırmayın, cömert bir yürek olun, her açıdan temiz olun gibi iletiler verileceğine, dinin özüne, akli yönüne vurgulama yapılacağına; şekil tartışmalarıyla, hurafelerle, salınan korkularla, cezalandırma, göz korkutmalarıyla, aydınlanmamış, biraz da kişisel çıkar beklentisi yüksek, şekli öze yeğleyen toplumlar, güçlülerin istekleri doğrultusunda yönlendirilmektedir. Din kisvesi altında iyi niyetten, etik temellerden yoksun davranışlar, ne yazık ki yozlaşmayı hızlandırmaktadır.
“Vermek almaktan daha kutsaldır” denir. Yaşamda mutluluğun maddiyattan geçtiği savının en büyük kültürel yanılgı olduğu savunulur. Og Mandino “Sahip olmak ya da almak mutluluk getirmez, mutluluk yalnızca vermektir” der. Albert Einstein insanın değerini verdiği ile ölçer. “Yaşamanın özü, ardında iyi bir iz bırakmak, iyi etki yapmaktır” ğüdü yapılır ancak uygulamada vermek değil almak ön plandadır, çabalar almak yönündedir. Para, sermaye kutsanır. İnsanların değeri, sahip oldukları para, servet ile ölçülür. Dünyanın en zengin 100, 1000 kişisinden söz edilir. İnsanların bu tür listelere girmeleri özendirilir. Sermayenin dini, milliyeti yoktur aşılaması yapılır.
***
Dinci politikalara, dinci, tarikat mensubu işadamlarına bakın; sürekli alırlar, sürekli servetleri, mal varlıkları artar. Dinci politikacıların yeşil sermaye diye nitelendirilen din ve dış destekli işadamlarının ülkemizde 20-30 yıl önceki mal varlıkları ile bugünkü mal varlıklarını karşılaştırın, ne denli bir alım iştahı olduğunu görürsünüz. Bu arada ufak tefek verişler de tabii olur. Halkı düşünen, veren işadamı imajı da verilmeye çalışılır. Kimileri de aldığının kaçını veriyor sorusunu sormadan, bu görüntüye inanır. İyiliksever işadamı, halkı düşünen politikacı sıfatı da yakıştırılır.
Din ne yazık ki bu oyunda, cambaza bak rolünü üstlenmiştir. Kimileri toplumdan sürekli alırken, din adamları, işin şekil yönü ile, türban tartışmaları ile toplumu oyalarlar. Sermayenin, emperyalizmin güdümünde din ne yazık ki, toplumsal aydınlanmayı, doğru düzgün davranmayı engellemekte; yoz saplantılara yol açmakta ya da desteklemektedir.
Öztin Akgüç
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.