Kafa Yamuk Olunca… - Orhan Bursalı
Mayıs 25, 2008 - ORHAN BURSALI
AKP’li olmayan herkesin üzerinde birleştiği konu, AKP’nin herkesle kavgalı olduğudur.
Ve sıralama yapılıyor:
Ordu… Yargı (Yargıtay, Danıştay, Anayasa Mahkemesi..) Basın.. (Geride ne kaldıysa..) Üniversite… TÜSİAD gibi işverenler, pek çok sivil toplum örgütü ve pek çok sendika… (CHP, MHP ile kavgalı olmasına hadi normal ve doğal diyelim!)
Ve kimseyle de bir uzlaşma, orta yol arama merakı yok! Bütün dünyayı da yargının üzerine salınca, Yargıtay Başkanlar Kurulu’nun savunma açıklaması ile saflar keskinleşti…
Ertuğrul Özkök, bu durum karşısında, AKP’nin kendisine şu soruları sormasını istiyor: Sadece ben mi haklıyım? Ben ne yanlışlar yaptım? Bundan çıkış için ne yapmalıyım?
Aslında masumiyeti ve saflığı çoktan bir kenara bırakmak gerekiyor. AKP yıllardır bu sorulara yanıt verip duruyor:
“Evet, sadece ben haklıyım!”
“Ben hiçbir yanlış yapmadım!”
“Bundan çıkış için yapmam gereken şey, karşı çıkan herkese haklı olduğumu kabul ettirmek ve boyun eğdirmektir!”
***
Neden?
Çünkü; 1) AKP iktidardır! İktidarda olan haklıdır! 2) AKP çoğunluk oyunu almıştır! AKP için çoğunluk oyu demek, iktidarda istediğini yapabilme özgürlüğüdür! Bunu Milli İrade olarak niteliyorlar!
Ne demiş Dengir Fırat denen, AKP Genel Başkan Yardımcısı, Erdoğan’ın vicdanı mı vicdanı, beyni mi beyni, rolündeki adam: Herkes milli iradeye ram olacak - boyun eğecektir!
Aslında bütün dehşeti ve şiddetiyle verdiği mesaj şudur: Eğmezseniz eğdiririz! Her nasıl olursa olsun, boyun eğmeyi öğretiriz adama!
Dengir Fırat ve temsil ettiği güçler mi yaman, Türkiye mi yaman!
Bu kapışmanın sonucunu hep beraber göreceğiz!
***
Ama esas nedene gelelim:
AKP neden kimseyle uzlaşmıyor? Çünkü AKP demokratik parlamenter düzenin partisi değildir! Köktendincidir ve kendi belirlediği bir toplum düzeni içine Türkiye’yi sokmak istemektedir! Demokrasiyi, hedeflenen durağa kadar götürecek bir vasıta olarak, bizzat Erdoğan tarif etmiştir!
Çünkü AKP dinci totaliter bir partidir!
Bu tür partilerde uzlaşma yok, elinde tuttuğu güçleri kullanarak, boyun eğdirme vardır!
Bu tür partilerde, iktidarı ele geçirdikten sonra bırakmak yoktur! Her şey iktidarda kalmaya odaklıdır!
İktidarda kalabilmenin en büyük aracının da milyarlarca para harcayabilme yeteneği olduğuna inanıyorlar!
AKP, para demektir!
İhale Kanunu’nda, şimdi daha büyük vurgunların yolunu açabilmek için, yeni değişiklikler yapıyor. Metin Münir (Milliyet) “AKP’nin 2002 Kasım’ında iktidara gelmesiyle ihale düzeninin birkaç ayda bir değiştirilmesi dönemi açıldı… Keyfilik, rüşvet, yolsuzluk, eş dost akraba kayırmayı önlemek amacıyla kurulan barikatların çoğu kaldırıldı. 2002 öncesine dönüldü. Haksız kazanç kapıları yeniden açıldı…” diyor.
***
AKP, kavgalı olduğu veya kendisini dizginleyecek-denetleyecek herkesi, her kurumu bir bir yok ederek ilerliyor!
Basına bakın: Sabah-ATV’yi, kendisini destekleyebilecek olanlara bile değil, doğrudan kendisi bildiği, en güvenilire, Çalık’a sattırıyor ve devlet kredileri de peşkeş çekiliyor… Merkezi bir basın grubu, satın alma yoluyla bertaraf edilmektedir! Doğan Grubu’nu, en azından “tarafsız” kılma uğraşısı içindeler!
AKP’li yapılmayan sendika neredeyse kalmayacaktır!
Devlet içinde neredeyse bütün denetim kurumlarını bir bir yok etme peşindeler! En son maliye müfettişliği kurumu topun ağzına sürülmüştür!
En büyük engel, doğal işleyişte, yargıdır; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve mahkemelerdir!
Anayasa değişikliği ile yargı engelini kısa yoldan aşma çabası içindedir!
Yargıtay’a ve Anayasa Mahkemesi’ne yüklenerek ve yedi düveli üzerlerine salarak, bu kurumların anayasal, hukuksal, yargısal denetim olanaklarını sıfırlamak istemektedir!
Cumhurbaşkanlığı zaten bertaraf edilmiş ve AKP’leştirilmiştir!
YÖK de AKP’leştirilmiştir! Şimdi tepeden üniversite yönetimlerinin AKP’leştirilmesi süreci başlamıştır!
***
Ne demiştik? AKP herkese boyun eğdirerek, ebedi iktidar ortamını yaratma sevdasındadır.
Türkiye ya anayasal düzene sahip olacak ya da AKP’nin düzenine!
Şimdi soralım:
AKP acaba faşist bir parti midir?
Orhan Bursalı
Cumhuriyet


Yorumunuzu Ekleyin
Bu yazıya yorum yapabilmeniz için giriş yapmalısınız.